Çin hükümeti, ekonomik büyümedeki yavaşlama ve yerel yönetimlerin artan borç yüküyle başa çıkmak amacıyla 1,4 trilyon dolarlık (10 trilyon yuan) dev bir teşvik paketi açıkladı. Bu stratejik hamle, doğrudan bir “parasal genişleme” yerine yerel yönetimlerin borçlarının yeniden yapılandırılmasını ve mali istikrarın sağlanmasını öngörüyor.
Çin, bu paketle birlikte iç tüketimi doğrudan canlandırmak yerine, yerel yönetimlerin mali yükünü hafifletmeyi ve altyapı yatırımlarını desteklemeyi hedefleyerek sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlamayı amaçlıyor. Ancak, ekonominin derinlemesine kök salmış yapısal sorunları, zayıf tüketim talebi ve emlak sektöründeki sıkıntılar nedeniyle, paketin etkisinin sınırlı kalabileceği yönünde yorumlar yapılıyor.
Bu ekonomik hamle, küresel ticaret ve rekabet dinamiklerini de dolaylı bir şekilde etkileyebilir. Fakat, Çin’in öncelikli hedefinin iç ekonomik istikrar olduğu için, ani bir ihracat artışı beklenmiyor. Öte yandan, Çin’in ekonomik stabilitesi, BRICS ülkeleriyle olan ticari ilişkilerini olumlu yönde etkileyebilir ve bu ülkeler arasındaki ticaret hacmini artırabilir; ancak, paket BRICS ülkelerine yönelik özel bir hedef taşımıyor.
Türkiye açısından bakıldığında, Çin’in altyapı yatırımlarına odaklanması, Kuşak Yol projesi kapsamındaki Orta Koridor’un önemini artırabilir ve Türkiye’nin lojistik bir merkez olma fırsatlarını genişletebilir. Türkiye’nin Çin’e ihracatını olumlu yönde etkilemesi beklenirken, bu durum aynı zamanda Çin’den yapılan ithalatın da artmasına yol açabilir. Türkiye’nin BRICS ülkeleriyle, özellikle Çin ve Rusya ile olan ilişkilerini güçlendirmesi, ekonomik ve siyasi işbirliği açısından önemli fırsatlar sunabilir.
Haber / Tülay Ataman