Amasra, Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Bartın iline bağlı turistik ilçelerimizden biridir. Peki ya tarihini biliyor musunuz?
Amasra hâlen özgün balık lokantaları, otelleri ve ev pansiyonlarına sahip bir turizm bölgesidir. Yaz aylarında özellikle Ankara’ya olan yakınlığı nedeniyle çok fazla yerli turist ağırlar. Günübirlik ve konaklamalı birçok geziye ev sahipliği yapan Amasra’da, Amasra plajı, Amasra müzesi, Gürcüoluk Mağarası, Kuş Kayası Yol Anıtı, Göldere Şelalesi, Ağlayan Ağaç, Direkli Kaya, Amasra Kalesi ve Amasra Feneri en çok ziyaret alan yerlerdir.
Bölgede yapılan bilimsel araştırmalarda çıkan arkeolojik kalıntılar ve Nümismatik veriler ışığında çıkan sonuçların Amasra tarihi hakkında ilk yerleşim tarihini M.Ö. 5000 – M.Ö. 8500 (Neolitik Çağ) yılları arasına, hatta Üst Palelotik tarihlendiren bölgede antik kalıntıları araştıran belgesel yönetmeni G. Tekin Gün Paflagonya bölgesi yerleşimleri adlı eserde geçmektedir.
Kurucaşile ve Ulus ilçelerinde tarih öncesi kaya üzerine Tamga, betimlemeleri Türklerin Orta Asya’dan Anadolu göçlerini desteklediği tarih öncesi varlıklarının izleri olduğunu, üzerinde bilimsel çalışmaların neticesinde daha fazla verilere ulaşılabileceği sanılmaktadır. Kentin isim kaynağı olan Amastris, Pers İmparatorluğu’nun son yöneticisi III.Dareios’un yeğeni, bir Pers prensesidir. Amastris’in Pers sarayından Karadeniz kentine gelen kadar geçirdiği macera dolu yaşamı ve sonucunda tarihte kendi adına bir devlet kurarak adına para basılan ilk kraliçe olmasıyla fark yaratmıştır.
Haber : Dilara Baydi