ŞAP Hastalığı Nedir: ŞAP Hastalığı Sebebiyle Karantinaya Alınan Yerler

Ülkemizde zaman zaman gündeme gelen ŞAP Hastalığı nedir? Neye dikkat etmeliyiz?

ŞAP Hastalığı Nedir: ŞAP Hastalığı Sebebiyle Karantinaya Alınan Yerler
Yayınlama: 20.03.2025
A+
A-

Bu yıl, 24.01.2025 tarihinde Bursa – Ürünlü’de birden fazla işletmedeki büyükbaş hayvanda ŞAP hastalığına rastlandı ve mevzuata uygun olarak karantina kararı verildi. Mevzuata göre, ŞAP teşhis edilen odağın 10 km yarıçapı karantina altına alınmış ve hayvan giriş çıkışı yasaklanmıştı. Sonrasında 06.02.2025 tarihinde Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde ŞAP hastalığının tespit edilmesinin ardından, Tavşanlı ilçe merkezi ve çevre köylerde yerel yönetim tarafından sıkı karantina tedbirleri devreye alınmıştı. Daha yakın zamanda ise ŞAP virüsü nedeniyle 8 işletme karantinaya alındı. ‘’Peki, ŞAP Hastalığı nedir? ŞAP Virüsü nedir? ŞAP nasıl bulaşır? Neye dikkat edilmelidir? Nasıl önlem alınır?’’…

ŞAP Hastalığı Nedir?

Şap hastalığı çift tırnaklı hayvanların akut seyirli, çok bulaşıcı ve zoonotik karaktere sahip viral bir enfeksiyonudur. Hastalığın bulaşma oranı yüksek olup, hassas hayvan topluluklarında %100’e kadar ulaşabilmektedir. Bu nedenle hastalık ekonomik, siyasi ve ticari yönlerden büyük önem taşımaktadır. Virüsün O, A, C, SAT-1, SAT-2, SAT-3 ve ASİA 1 olmak üzere antijenik olarak yedi ayrı serotipi bulunmaktadır. Serotipler arasında çapraz bağışıklık görülmemesi hastalıkla mücadeleyi güçleştirmektedir.

Virüs fiziksel etkenlere karşı değişik duyarlılık göstermektedir. Isıya dayanıksız olup 37 derecede 12 saatte, 60-65 derecede 1/2 saatte, 85 derecede ise birkaç dakika da yıkımlanarak etkisiz hale gelmektedir. Ancak düşük ısı derecelerine ve ani donma ve çözülmelere karşı oldukça dayanıklıdır. Enfekte karkaslarda -4 derecede 24-48 saatte laktik asit oluşumuna bağlı olarak hızla inaktive(etkisiz) olurken kan, kemik iliği, lenf bezleri ve iç organlarda uzun süre dayanabilir ve ani dondurmalarda iskelet kaslarında da uzun süre aktif halde kalabilir. Virüs çevre şartlarına da oldukça dayanıklı olup; Yapağıda 24 gün, Sığır derisinde 4 hafta, Samanda 15 hafta, Kepekte 20 hafta, Toprakta 4 hafta, Kuru ot ve danede 5 ay süreyle enfeksiyözitesini (bulaşma yeteneğini) koruyabilmektedir.

ŞAP Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Hastalığın en belirgin yayılma yolu, havada bulunan virüsün solunum sistemi ile alınmasıyla olmaktadır. Enfekte veya kuluçka dönemindeki hayvanlar solunum, deri, sekret ve ekstretleri, süt ve sperma ile virüsü saçmaktadır. Hastalık bulaşık (kontamine) hayvan ürünleri, bulaşık (kontamine) araç ve aletler, insan, yabani hayvanlar, kuşlar, rüzgar ve nakil araçları ile de bulaşabilmektedir. İnsanlar da ise enfekte hayvanlar ile temas veya enfekte et ve süt ürünleri ile enfeksiyon kaptıkları nadiren bildirilmektedir.

ŞAP Hastalığı Nasıl Kontrol Edilir?

Şap hastalığının kontrolü için uygulanan 4 ana strateji vardır. Bunlar:

  • Kesim
  • Karantina
  • Aşılama

Bir ülkede veya bölgede bu yöntem veya yöntemlerden hangilerinin uygulanacağına karar vermek için, öncelikle sosyo-ekonomik durum, hayvan varlıklarının durumu ve şap hastalığı yönünden epidemiyolojisi, iklim-coğrafik şartları dikkate alınarak kâr-zarar analizlerinin yapılması gerekmektedir.

Kesim: Şap hastalığına yakalanmış hayvanların ve bunlar ile temas etmiş hayvanların kesime tabi tutulmasıdır. Amaç esas virüs kaynağının tüketilmesi ve virüsün hayat seyrinin kırılmasıdır. Bu yöntemin dezavantajı, büyük ölçüde hayvan kaybına neden olmasıdır.

Karantina: Şap virüsünün epidemiyolojik durumu ve edinilen deneyimler gözönünde bulundurulduğunda, sadece bu yöntem ile sonuç alınamayacağı açıktır. Ancak diğer yöntemler ile birlikte uygulandığında anlam taşımaktadır.

Aşılama: Amaç hastalığın yaygın olduğu ülkelerdeki hayvan topluluğunda yüksek antikor düzeyinin sağlanmasıdır. Bu amaçla düzenli ve yoğun aşılama programları ile popülasyonda virüse karşı direnç sağlanması hedeflenmektedir. Ancak başarı sağlanabilmesi için karantina ve önleyici (profilaktik) önlemlere gereksinim vardır. Aşılama stratejisinin belirlenmesinde hastalığın epidemiyolojisi, çevresel faktörler, çiftçilerin kültür seviyesi gibi faktörler de önem taşımaktadır.

Şap Hastalığının Dünyadaki Durumu

Hastalık 19. yy. boyunca Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika da yaygın olarak Avusturalya da ise yalnızca bir kez görülmüştür. Endüstriyel çiftçiliğin gelişmesi ŞAP hastalığı üzerine dikkatlerin toplanmasına yol açmış ve hastalığın sonuçları akut hastalıktan daha önemli bulunmuştur. Hastalık sütçü sürülerde süt verim periyodunun duraklaması ve sıklıkla mastitisle komplikasyon sonucu süt üretiminde %25 civarında azalma, etçi sürülerde ise gelişmenin gecikmesine yol açmaktadır. Çeşitli ülkelerde bulaşı hayvanların kesimi veya etkili aşılama programları ile hastalığı eradike etmişlerdir. Ancak Amerika, Avusturalya, Yeni Zelanda Japonya ve Avrupa ülkeleri dışında tüm dünyada hastalığın enzootik seyretmesi sonucunda hiçbir ülke ŞAP hastalığın yönünden güvende bulunmamaktadır. O tipi ŞAP virüsü Avrupa kıtasında hızla yayılmaktadır. Bu virüs yurdumuz da görülen O tipi şap virüsünden farklı bulunmaktadır. Afrika kıtasında O, A, C, SAT 1, ve SAT 2 serotipleri salgınlara yol açmaktadır. Ortadoğu, Hindistan ve Uzakdoğu’da ise O, A ve ASIA serotipleri görülmektedir.

Türkiye’de Şap Hastalığının Durumu

Yurdumuzda ŞAP hastalığı ile ilgili ilk istatistik bilgilere 1914 yılında yayınlanan Ziraat İstatistik Dergisinde rastlanmaktadır. Hastalık hakkındaki geniş bilgi ve kayıtlara ise 1957 yılından sonra rastlanmaktadır. 1957 yılında görülen büyük ŞAP salgınını takiben; 1958 yılında Etlik Veteriner Bakteriyoloji Enstitüsü bünyesinde geçici bir ŞAP laboratuvarı ve daha sonra 1967 yılında Şap Enstitüsü kurulmuştur. Ülkemizde görülen ŞAP virüsü tiplerinin belirlenmesi, bu tiplere karşı aşı üretiminin yapılması, bağışıklık düzeyinin belirlenmesi ve ŞAP hastalığı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları Şap Enstitüsünce yürütülmektedir. Ülkemizde 1957 yılındaki büyük salgına O tipi ŞAP virüsünün yol açtığı bildirilmiştir. Şu anda O1, A İran ve ASIA1 tipi ŞAP virüsleri ülkemizde ŞAP hastalığına yol açmaktadır. Ülkemizde ŞAP hastalığı ile mücadelede aşılama ve karantina yöntemi kullanılmaktadır. Ancak hayvan hareketlerinin çok fazla oluşu, doğu ve güneydoğu sınırlarımızdan kaçak hayvan girişleri, endüstriyel hayvancılığa geçilememesi ve çiftçimizin yeterince bilinçlenmemiş olması mücadeleyi güçleştirmektedir.

Şap Hastalığına Karşı Alınacak Önlemler

Koruyucu olarak alınacak önlemler

Yetiştiricilerin Alacağı Önlemler;

A. Ahır girişlerinde şap hastalığına etkili dezenfektanlar (örn: sitrik asit veya sudkostik) ile muamele edilmiş paspasların sürekli bulundurulması.

B. Ahırlara hayvan bakıcılarından başka kimsenin sokulmaması, bakıcıların da farklı kıyafet ve ayakkabı ile ahıra girmesi,

C. Sağım öncesi ellerin, otomatik sağım makinelerinin ve memelerin temizliğine özen gösterilmesi.

D. Yeni satın alınan hayvanların 15 gün süre ile karantinaya alınması ve süre sonunda sağlam ise diğer hayvanların yanına sokulmaması.

E. Mera mevsiminde enfekte meralara hayvanların gönderilmemesi.

F. Enfekte bölgelerden ot, saman, vb.nin alınmaması.

Hastalık çıkmadan veteriner teşkilatının alacağı önlemler

A. 4-6 ayda bir düzenli şekilde aşılama yapılması

B. Hayvan hareketlerinin kontrol edilmesi.

C. Hayvan sevkiyatından önce hayvanların aşılanması ve 3 hafta sonunda sevkiyata izin verilmesi.

D. Hayvancılıkla uğraşanların eğitilmesi.

Hastalık çıktıktan sonra alınacak önlemler

Yetiştiricinin Alacağı Önlemler:

A. Hasta hayvanlar ile sağlıklı hayvanların hemen birbirinden ayrılması.

B. Hasta hayvanların bulunduğu yerin dezenfeksiyonu

C. Hasta hayvanların altlıklarının yakılması.

D. Hayvan bakıcılarının ayrılması

E. En hızlı şekilde Veteriner Hekimin haberdar edilmesi.

Veteriner Hekimin Alacağı Önlemler:

F. Kesin tanı için marazi madde alınarak en seri şekilde Şap Enstitüsüne gönderilmesi.

G. Hastalık çıkan yere kordon konulması, çift tırnaklı hayvan ve ürünlerinin çıkışının durdurulması.

H. Alınacak sonuç doğrultusunda hastalar, şüpheliler ve 5 aylıktan küçükler dışında kalan tüm hayvanların aşılanması.

İ.  Ölen hayvanların yakılarak veya gömülerek imha edilmeleri.

J. Sahibinin isteği doğrultusunda karantina bölgesinde kesilecek hayvanlara Hayvan Sağlığı Zabıtası hükümlerinin uygulanması.

Haber: Gupse MAMUH

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.