“Görünenler” ile “Hissedilenler” arasındaki o uçurum, 2026 yılının şafağında artık bir boşluk değil, koca bir kanyon. Modern insan, bu kanyonun üzerinde gerilmiş ince bir ipte yürüyor; bir tarafta pırıltılı ekranların dikte ettiği “mükemmel” gerçeklik, diğer tarafta ise ruhun derinliklerinde yankılanan...