KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İtalya’nın Tarquinia kentindeki yaklaşık 2 bin 400 yıllık Mavi Şeytanlar Mezarı, karanlık yapısı ve 7,52 saniyeye ulaşan yankısıyla yeniden incelendi. Araştırmacılar, bu fiziksel özelliklerin törenlere katılanlarda trans benzeri ve yön duygusunu etkileyen sıra dışı deneyimler oluşturmuş olabileceğini belirtiyor.

İtalya’nın Tarquinia kentinde yaklaşık 2 bin 400 yıl önce inşa edilen Mavi Şeytanlar Mezarı, 1985’te yürütülen altyapı çalışmaları sırasında tesadüfen gün yüzüne çıkarıldı. Mezarı yeniden değerlendiren araştırmacılar, yapının karanlık atmosferiyle olağan dışı akustiğinin, içeri giren kişiler üzerinde transı andıran bir etki oluşturmuş olabileceği sonucuna ulaştı.

Monterozzi Nekropolü’nde yer alan Etrüsk mezarı, ölüm ve yeraltı dünyasını konu alan duvar resimleriyle tanınıyor. Yapıya adını veren unsur ise duvarlardan birinde tasvir edilen mavi renkli şeytan figürleri olarak öne çıkıyor.

Mezarın akustiği tören deneyimini değiştirmiş olabilir

Duke Üniversitesi’nden Maurizio Forte ile Oxford Üniversitesi’nden Jacqueline K. Ortoleva, mezarın geçmişteki kullanım koşullarını anlamak amacıyla akustik ölçümler gerçekleştirdi. Çalışmada ayrıca 3D modelleme ve yapay zeka destekli analizlerden yararlanılarak, binlerce yıl önce düzenlenen cenaze törenlerine katılanların nasıl bir ortamla karşılaşmış olabileceği araştırıldı.

Ölçümler, mezarın belirli noktalarında düşük frekanslı seslerin 7,52 saniyeye kadar yankılanabildiğini gösterdi. Buna göre içeride çıkarılan bir ses, kesilmesinin ardından da birkaç saniye boyunca duyulmayı sürdürebiliyordu. Karanlık ve kapalı mekân koşullarının, sesin hangi yönden geldiğini belirlemeyi daha da güçleştirmiş olabileceği değerlendirildi.

Araştırmacılar, cenaze törenleri sırasında insan sesleri, ilahiler veya ritim oluşturan çalgılar kullanıldıysa akustik etkinin daha belirgin hale gelmiş olabileceğini düşünüyor. Uzun süre devam eden yankılarla düşük frekanslı titreşimlerin, mezardaki kişilerin yön algısını değiştirmesi ve alışılmadık bir ruhsal deneyim yaşamasına katkı sağlamış olabileceği belirtiliyor.

Araştırmacıların değerlendirmeleri ve olası sonuçlar

İncelemenin bir bölümünde mezarın duvar resimleri de ele alındı. Yapay zeka kullanılarak yapılan analiz, Mavi Şeytan figürünün yapıdaki en belirgin görsel odaklardan biri olduğunu ortaya koydu. Figürün rengi ve duvardaki konumu nedeniyle loş aydınlatma altında diğer tasvirlere kıyasla daha görünür hale gelmiş olabileceği ifade edildi.

Mezarda tam bir insan iskeletine rastlanmaması da dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. Araştırmalarda bunun yerine yakılmış insan kalıntıları ile köpek, domuz, keçi ve ata ait kemikler bulundu. Hayvanlara ait bu kalıntıların, mezarda düzenlenen cenaze ya da kurban törenleriyle ilişkili olabileceği değerlendirildi.

Mezar odasının zemininde tespit edilen bazı izler, ölünün yatırıldığı bir yatak veya sedirin geçmişte burada bulunmuş olabileceğine işaret ediyor. Bu bulgular bir arada değerlendirildiğinde araştırmacılar, yapının yalnızca defin amacıyla kullanılmadığını; cenaze ve anma törenlerinin gerçekleştirildiği özel bir ritüel alanı olarak da hizmet vermiş olabileceğini düşünüyor.

Karanlık mekân, duvarlardaki ürkütücü figürler ve 7,52 saniyeye ulaşan yankı süresi birlikte ele alındığında, mezara giren kişilerin son derece sıra dışı bir deneyim yaşamış olması mümkün görünüyor. Bununla birlikte araştırmacılar, söz konusu bulguların insanların kesin olarak transa girdiğini kanıtlamadığını özellikle vurguluyor. Trans benzeri deneyim ihtimali, yalnızca mezarın fiziksel özelliklerinden hareketle ortaya konan bir olasılık olarak değerlendiriliyor.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...