KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, farklı statülerdeki kamu personelinin ücret yapısının iş güçlüğü, yetki ve sorumluluk ölçütleriyle analiz edilmesini öngörüyor. Yeni maaş tablosu, zam oranı ve uygulama tarihi ise henüz belirlenmedi.

Kamu personelinin ücret sisteminin görevlerin niteliği ve sorumluluk düzeyleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda çalışma başlığı olarak yer aldı. Programın 27 Ekim’de yayımlanan 961.2 numaralı tedbirine göre farklı statülerdeki çalışanların mevcut ücret yapıları incelenecek; iş güçlüğü, yetki ve sorumluluk unsurlarını temel alan daha sade bir model oluşturulması hedeflenecek. Hazırlık, Haziran 2026 itibarıyla kamuda görev yapan 5 milyon 417 bin 126 kişiyi ilgilendiriyor. Ancak ücret artışının miktarı, yeni maaş cetveli ve sistemin yürürlüğe gireceği tarih açıklanmış değil.

Programda, kamu personelinin ücret düzeylerinin yürüttükleri görev ve taşıdıkları sorumlulukla uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda kadrolu, sözleşmeli ve diğer statülerde istihdam edilen çalışanların ücret düzenlemeleri analiz edilecek. Oluşturulması planlanan yapıda unvanların gerektirdiği işin zorluk derecesi, kullanılan yetkinin kapsamı ve üstlenilen sorumluluk göz önünde bulundurulacak.

Yaklaşım, maaş değerlendirmesinde yalnızca çalışanın statüsüne ya da görev yaptığı kuruma bakılmamasını; işin özelliklerinin de ölçütler arasına alınmasını öngörüyor. Bununla birlikte iş güçlüğünün hangi yöntemle hesaplanacağı, görevlerin ücret basamaklarına nasıl yerleştirileceği ve mevcut ödeme kalemlerinin bir araya getirilip getirilmeyeceği henüz belirlenmedi. Bu konuların, yürütülecek analizlerin ardından hazırlanacak düzenlemelerle açıklığa kavuşması bekleniyor.

Haziran 2026 verileri, kamudaki toplam çalışan sayısını 5 milyon 417 bin 126 olarak gösteriyor. Bu grubun 3 milyon 582 bin 25’ini kadrolu personel oluştururken 1 milyon 267 bin 501 kişi kamu işçisi, 419 bin 801 kişi sözleşmeli personel statüsünde görev yapıyor. Diğer istihdam biçimlerinde çalışanların sayısı ise 147 bin 799 olarak kaydedildi.

Kamu kurumlarında birden fazla istihdam biçiminin uygulanması, ücret yapısının farklı kurallara göre şekillenmesine yol açıyor. Kadrolu personel, sözleşmeliler ve kamu işçileri için ücretler ayrı mevzuat ve ödeme esasları çerçevesinde belirleniyor. Programdaki çalışma da bu nedenle yalnızca memurları değil, kamuda farklı statülerle çalışan geniş bir kesimi kapsayacak şekilde ele alınıyor.

Bununla birlikte bütün çalışanların tek bir maaş cetvelinde birleştirileceği ya da ücretler arasındaki mevcut farkların bütünüyle kaldırılacağı yönünde kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Kamu işçilerinin toplu iş sözleşmeleriyle belirlenen ücretlerinin, hâkimlerin ve askerî personelin maaşlarının ya da farklı mevzuata bağlı diğer grupların yeni modelde nasıl değerlendirileceği henüz netlik kazanmadı. Dolayısıyla kapsam ve uygulama biçimi, çalışma sonucunda ortaya çıkacak modelle belli olacak.

Kamu ücretlerinde kadro ve unvanın yanı sıra hizmet sınıfı, derece, ek gösterge, tazminat ve ek ödeme gibi çeşitli unsurlar rol oynuyor. Ayrıca bazı kurum ve personel gruplarının kendilerine özgü mevzuat hükümlerine tabi olması, benzer nitelikte iş yapan çalışanların ücretlerinde farklılık oluşmasına neden olabiliyor. Görevlerin zorluk ve sorumluluk seviyelerini esas alma hedefi, bu tür ayrımların yeni çalışma kapsamında incelenmesini gündeme getiriyor.

Yıllık Program’da herhangi bir meslek grubunun maaşına zam yapılması ya da mevcut ücretinin azaltılması yönünde bir karar yer almıyor. Benzer görevlerde bulunan çalışanlar arasındaki ücret farklılıklarının hangi yöntemle değerlendirileceği de açıklanmış değil. Çalışmanın hangi gruplara ne ölçüde yansıyacağı, hazırlanacak modelin ve buna bağlı mevzuat değişikliklerinin içeriğine göre şekillenecek.

Çalışmanın koordinasyon ve sorumluluğu Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine verildi. Sürece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının da katkı sunması öngörülüyor. Kurumlar arası hazırlıkta mevcut ücret sistemlerinin incelenmesi ve daha yalın bir yapı kurulmasına yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi planlanıyor.

Kamu personelinin ücretlerini görev ve sorumluluk ölçütlerine göre sadeleştirme hedefi, daha önceki kalkınma planlarında da gündeme gelmişti; dolayısıyla bu düşünce ilk kez ortaya atılmıyor. 2027 Yıllık Programı’nda öne çıkan nokta, ücret düzenlemelerinin yeniden analiz edilmesini somut bir çalışma başlığına dönüştürmesi ve bu süreçte görev alacak kurumları belirtmesi.

Programda yeni sistem için zam oranı, seyyanen ödeme tutarı ya da personel gruplarına göre hazırlanmış bir maaş tablosu bulunmuyor. Ücret yapısının sadeleştirilmesi hedefi, bütün kamu çalışanlarının maaşlarına ek artış yapılacağı anlamına gelmiyor. Yeni modelin hangi tarihte yürürlüğe gireceğine ilişkin kesin bir takvim de açıklanmadı.

Memurlar için 2027 yılına yönelik toplu sözleşme artışları ile oluşabilecek enflasyon farkları, mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanmayı sürdürecek. Yeni ücret sisteminin hayata geçirilmesi için ayrıca bir model hazırlanması ve ihtiyaç duyulması halinde mevzuat değişikliğine gidilmesi gerekecek. Bu nedenle 2027’nin başında bütün kamu çalışanlarının farklı bir ücret düzenine geçeceği yönünde kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Kurumların yapacağı incelemeler, olası mevzuat taslağı ve açıklanacak uygulama takvimi sürecin yönünü belirleyecek; maaşlarda somut bir değişiklik olup olmayacağı da bu çalışmalar tamamlandığında anlaşılacak.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...