Haberin öne çıkan noktaları
- IEA, Hürmüz Boğazı’ndaki LNG akışının durmasının küresel arzı daralttığını bildirdi. AB gaz depoları 2026-2027 kışına 2013’ten bu yana en düşük stok seviyeleriyle giriyor. Kesintinin sürmesi ve havanın mevsim normallerinden soğuk seyretmesi halinde depolardaki gaz, Mart 2027 sonunda kullanılabilir kapasitenin yüzde 10’unun altına inebilir.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) bugün yayımladığı Küresel Gaz Arz Güvenliği Değerlendirmesi, son 10 yılda enerji piyasalarında yaşanan yapısal değişimlerin küresel gaz ticaretini nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Raporda, bu dönüşümün bazı bölgelerdeki gaz ithalatçılarının Orta Doğu’daki savaşın ardından ortaya çıkan arz şokunu aşmasına sağladığı katkı da incelendi.
Değerlendirmeye göre, ilk kez 2016’da yayımlanan rapordan bu yana küresel gaz piyasası önemli ölçüde değişti. Piyasa daha esnek, likit ve birbirine bağlı bir yapıya kavuşurken, aynı zamanda daha karmaşık hale geldi.
Spot piyasa işlemlerinin genişlemesi ve teslimat noktasının değiştirilebildiği sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sözleşmelerinin yaygınlaşması, farklı bölgelerin gaz piyasaları arasındaki bağlantıyı güçlendirdi. Bu gelişmeler, arz kesintileri karşısında piyasaların dayanıklılığını da artırdı.
Ancak Hürmüz Boğazı üzerinden LNG akışının fiilen durması, Asya ve Avrupa’da doğal gaz fiyatlarını 2022-2023 dönemindeki arz krizinden bu yana en yüksek düzeye taşıdı. Boğazdaki kesinti, mart-ekim döneminde Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yapılan LNG yüklemelerini 60 milyar metreküpten fazla azalttı.
IEA, küresel LNG arzının bu yıl yaklaşık yüzde 3, yani 20 milyar metreküp gerilemesini bekliyor. Küresel doğal gaz talebinin de yüzde 1,5’e karşılık gelen 65 milyar metreküp düşeceği öngörülüyor. Talepteki azalışta Orta Doğu’da ihtiyaçların karşılanamaması, Avrupa sanayisinde gaz tüketiminin gerilemesi ve Asya’daki birçok ülkenin elektrik üretiminde doğal gaz yerine kömüre yönelmesi etkili olacak.
Avrupa depoları kış öncesinde baskı altında
Küresel gaz arz güvenliğine ilişkin riskler sürerken AB’nin depolama tesisleri 2026-2027 kışına 2013’ten bu yana görülen en düşük stok düzeyleriyle giriyor. Birlik genelindeki depoların doluluk oranı şu anda yüzde 74,6 seviyesinde bulunuyor.
Stokların düşük olması, mevsimsel talebin en yüksek olduğu dönemlerde Avrupa’nın ihtiyacını karşılamak için küresel LNG arzına daha fazla bağımlı kalmasına yol açabilir. Kışın tahminlerden daha soğuk geçmesi, teknik arızaların yaşanması ya da yeni arz kesintilerinin ortaya çıkması durumunda Avrupa bu gelişmelerden özellikle etkilenebilir.
IEA’nın simülasyonlarına göre, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinden düşük seyretmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki LNG kesintisinin devam etmesi halinde AB depolarındaki gaz, Mart 2027 sonuna kadar kullanılabilir depolama kapasitesinin yüzde 10’unun altına gerileyebilir. Depolardaki doluluk kullanılabilir kapasitenin yüzde 30’undan düşük olduğunda ise gaz çekiş hızı genellikle yavaşlama eğilimi gösteriyor.
Avrupa’daki düşük stokların, Asya ve Güney Amerika’daki LNG ithalatçısı ülkelerin sınırlı depolama olanaklarıyla aynı döneme denk gelmesi, önümüzdeki aylarda esnek LNG kargoları için rekabeti artırabilir. Sayısı sınırlı olan bu yükler için yoğunlaşabilecek yarışın, özellikle talebin yükseldiği dönemlerde spot fiyatları yukarı çekmesi bekleniyor.
Depolardaki gaz miktarının düşük kalması, 2027 yazında tesislere yeniden gaz basılması ihtiyacını da belirgin biçimde artırabilir. Bu durum, piyasadaki arz sıkışıklığının yalnızca kış aylarıyla sınırlı kalmayıp sonraki yıla taşınması riskini beraberinde getiriyor.


