Haberin öne çıkan noktaları
- Avrupa Birliği’nin sanayi üretimini desteklemek için hazırladığı taslak, İngiliz otomotiv ve batarya üreticilerinin Avrupa pazarındaki konumunu etkileyebilir. İngiltere’nin AB üretimi kapsamında değerlendirilmesi için yürüttüğü görüşmeler sürerken elektrikli araçlara ilişkin menşe kurallarının 1 Ocak 2027’de değişmesi bekleniyor.
Avrupa Birliği’nin kamu alımları ve sanayi teşviklerinde Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik vermeyi öngören planı, İngiltere ile ticari ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı oluşturdu. Düzenlemenin otomotiv ve batarya üreticilerini etkileme ihtimali üzerine Londra yönetimi, İngiltere’de üretilen araç ve parçaların belirli koşullarla Avrupa menşeli kabul edilmesi için Brüksel’le görüşmelerini sürdürüyor. Elektrikli araçların menşe kurallarında 1 Ocak 2027’de yapılması planlanan değişiklik de sektördeki belirsizliği artırıyor.
Avrupa Komisyonunun mart ayında açıkladığı Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, stratejik sektörlerde Avrupa üretimini güçlendirmeyi amaçlıyor. Öneri; belirli kamu alımlarında, devlet destekli satın alma programlarında ve sanayi teşviklerinde Avrupa’da üretilen ürünlere avantaj tanınmasını öngörüyor. Otomotiv ve bataryanın yanı sıra güneş ve rüzgâr enerjisi ile diğer temiz teknoloji alanları da taslağın kapsamına giriyor.
Planın öngördüğü koşullara göre bazı elektrikli araçların kamu desteklerinden faydalanabilmesi için AB içinde monte edilmesi ve belirli oranda Avrupa menşeli parça içermesi gerekecek. Komisyonun ilk taslağında, ilgili araç kategorileri için batarya hariç fabrika çıkış değerinin yüzde 70’ine ulaşan Avrupa menşeli içerik şartı yer alıyor. Bu oran, bütün araçlara ve tüm teşvik programlarına aynı biçimde uygulanacak genel bir kural niteliği taşımıyor.
Sanayi Hızlandırma Yasası henüz yürürlüğe girmiş değil. Bu nedenle mevcut durumda İngiltere’de üretilen araçların AB teşviklerinden topluca çıkarılması söz konusu değil. Bununla birlikte, müzakereler sonunda belirlenecek şartların İngiliz üreticilerin rekabet gücünü azaltması ihtimali sektörün önündeki temel risklerden biri olarak görülüyor.
Müzakereler sürüyor, uzlaşma arayışı devam ediyor
İngiltere hükümeti, Brexit’in ardından AB dışında kalmasına karşın otomotiv sektöründe yıllar içinde oluşan üretim bağlarının korunmasını istiyor. İngiliz fabrikalarında kullanılan parçaların önemli bir bölümü Avrupa’dan tedarik edilirken, İngiltere’de üretilen araçlar ve bileşenler de AB ülkelerindeki fabrikalara gönderiliyor. Londra, yeni düzenlemenin iki taraf arasındaki bu karşılıklı üretim ilişkisini gözetmesi gerektiğini savunuyor.
İngiliz hükümeti, 28 Ekim’de parlamentoya verdiği yanıtta Avrupa Komisyonuyla müzakerelerin devam ettiğini doğruladı. Açıklamada, yeni kuralların İngiltere’nin otomotiv sanayisine ve tarafların birbirine bağlı üretim zincirlerine zarar verme ihtimaline dikkat çekildi. Henüz bir anlaşmaya varılmış değil; taraflar, üreticilerin yatırım kararlarını etkileyen belirsizlikleri giderecek bir çözüm üzerinde çalışıyor.
İngiltere’den yapılan son açıklamada, görüşmelerin Avrupa Komisyonu, AB üyesi ülkeler ve Avrupa Parlamentosu temsilcileriyle yürütüldüğü bildirildi. Sanayi Bakanı Jonathan Reynolds da 27 Ekim’de tarafların çözüme ulaşmak amacıyla kapsamlı müzakereler yaptığını söyledi. Buna karşın, İngiltere’nin düzenlemeden muaf tutulacağı yönünde kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Fransa ve Almanya’nın değerlendirdiği olası uzlaşma formülü, İngiliz üreticiler için bir çıkış yolu sağlayabilir. Bu seçeneğe göre, belirli karşılıklılık koşullarının karşılanması durumunda İngiltere’deki otomotiv üretimi Avrupa kapsamına alınabilir. Böyle bir sonuca ulaşılması için tarafların ortak şartlarda anlaşması ve taslağın AB’nin yasama sürecini tamamlaması gerekiyor.
2027’de elektrikli araçların menşe koşulları değişecek
İngiliz otomotiv sektöründeki baskı, AB’nin yeni sanayi teşvikleriyle sınırlı değil. İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki Ticaret ve İşbirliği Anlaşması uyarınca elektrikli araçlara uygulanacak menşe kurallarının 1 Ocak 2027’de değişmesi planlanıyor. Yeni dönemde batarya ve araç bileşenlerinin hangi ülkelerde üretildiğine ilişkin koşullar daha belirleyici hale gelecek.
Menşe kuralları, araçların İngiltere ile AB arasındaki ticarette tercihli gümrük tarifelerinden yararlanıp yararlanamayacağını belirliyor. Gerekli yerel içerik oranlarının karşılanamaması halinde bazı araçlar gümrük vergisi avantajını yitirebilir. Batarya hücrelerinde Asya kaynaklı ürünlere bağımlılık da üreticilerin bu koşulları yerine getirmesini güçleştirebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
İngiliz hükümeti, kuralların yürürlüğe gireceği tarihe yönelik hazırlıkları otomotiv ve batarya sektörleriyle birlikte ele aldığını açıkladı. Londra yönetimi, Avrupa Komisyonuyla iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüm bulmayı hedefliyor. Ancak menşe koşullarıyla AB’nin yeni sanayi teşvikleri farklı düzenlemeler olduğundan, bir başlıkta varılacak uzlaşma diğerindeki riskleri kendiliğinden ortadan kaldırmayacak.
Türkiye’deki üreticiler için de yeni koşullar gündemde
AB’nin üretim şartlarını sıkılaştırmaya dönük planı, yalnızca İngiltere’yi ilgilendiren bir ticaret meselesi değil. Türkiye’deki otomotiv üreticileri ve yan sanayi şirketleri de değişebilecek rekabet koşullarından etkilenebilir. Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisiyle güçlü üretim ilişkileri bulunuyor; ancak Gümrük Birliği üyeliği, Türkiye’de üretilen tüm ürünlerin yeni AB teşvikleri bakımından otomatik olarak Avrupa menşeli sayılacağı anlamına gelmiyor.
Özellikle elektrikli araç bataryaları, elektronik parçalar ve otomotiv yan sanayi ürünleri için Avrupa menşe şartlarının nasıl tanımlanacağı önem taşıyor. Türkiye’nin düzenlemede hangi ürün grupları ve koşullar kapsamında değerlendirileceği, üreticilerin kamu destekli projelere katılma imkânlarını ve yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkileyebilir. Bununla birlikte, mevcut taslak tek başına Türk üreticilerin tamamının teşviklerin dışında kalacağı sonucunu doğurmuyor.
İngiltere’nin Avrupa üretimi kapsamında yer almak için yürüttüğü temaslar, Türkiye açısından da takip edilmesi gereken bir örnek oluşturuyor. AB’nin hangi ticaret ortaklarına ve hangi karşılıklılık koşullarıyla esneklik tanıyacağı, Avrupa’ya üretim yapan şirketlerin rekabet ortamını şekillendirebilir. Düzenlemenin son biçiminin belirlenmesi bu nedenle hem İngiliz hem de Türk otomotiv sanayisi açısından önem taşıyor.


