Haberin öne çıkan noktaları
- ABD ara seçimlerinin etkisi, Kongre’deki sandalye dağılımının ötesinde yapay zeka yatırımlarından tahvil faizlerine ve dolara kadar uzanabilir. Tarihsel veriler seçim sonrasında hisselerde yükseliş eğilimine işaret ederken, yatırımcılar Kongre’nin hangi partinin kontrolünde olacağına odaklanıyor.
ABD’de ara seçimlerin piyasalar üzerindeki olası etkisi, Kongre’deki çoğunluğun hangi partide kalacağıyla sınırlı değil. Seçim sonuçları; yapay zeka yatırımları, şirket kârları, vergi politikaları ve savunma harcamalarının yanı sıra tahvil faizleri ile doların yönünü de farklı senaryolar üzerinden etkileyebilir. Kongre’de oluşacak siyasi tablonun yatırımcıların ekonomik büyüme ve şirketlerin geleceğine ilişkin beklentilerini nasıl şekillendireceği yakından izleniyor.
Ara seçimlerin ardından hisselerde nasıl bir eğilim görülüyor?
Wall Street’te seçim öncesi belirsizlik sürerken geçmiş dönemlere ilişkin veriler, ara seçimleri takip eden süreçte hisse senetlerinin yükselme eğiliminde olduğuna işaret ediyor. Wells Fargo & Co.’nun analizine göre S&P 500 Endeksi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yapılan her ara seçimin ardından gelen 12 aylık dönemi artıda tamamladı. Truist Advisory Services’in verileri de farklı bir zaman aralığındaki hareketliliğe dikkat çekiyor: Hisseler seçimden önceki aylarda çoğunlukla değer kaybediyor, oylama yaklaştıkça ise toparlanma eğilimi gösteriyor.
2026’daki görünüm bu tarihsel örüntüden ayrıştı. S&P 500, yıl başından bu yana yüzde 13 yükselerek ara seçimler öncesinde genellikle görülen düşüş eğilimini izlemedi. Piyasalara destek sağlayan unsurlar arasında ABD ekonomisinin 2027’de büyümeyi sürdüreceği beklentisi ve tüketici harcamalarının güçlü seyri de bulunuyor. Ayrıca Başkan Donald Trump’ın veto yetkisini elinde tutması, Demokratların Kongre’nin iki kanadında da çoğunluk kazanması durumunda vergi artışlarının ve düzenleyici adımların hayata geçirilmesini güçleştirebilir.
Kongrenin bölünmesi hisse ve tahvil piyasalarına ne sağlayabilir?
Wall Street’teki profesyonellerin daha öngörülebilir senaryolar arasında değerlendirdiği ihtimallerden biri, Demokratların Kongre’nin yalnızca bir kanadında çoğunluğu elde etmesi. Temsilciler Meclisi ile Senato’nun farklı partilerin kontrolünde kalması ve Trump’ın veto yetkisini koruması, yeni yasaların çıkarılmasını zorlaştırabilir. Böyle bir siyasi kilitlenme ortamında şirketlerin ve yatırımcıların politika değişikliklerinden ziyade ekonomik büyümeye ve kurumsal kârlılığa ağırlık vermesi beklenebilir.
Citigroup’un ABD hisse senedi işlem stratejisti başkanı Stuart Kaiser, mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında Kongre’deki tıkanıklığın hisse piyasaları için ideal sonuçlardan biri olabileceğini belirtiyor. Carson Investment Research verileri de Cumhuriyetçi başkan ile bölünmüş Kongre dönemlerinde hisselerin tarihsel performansının daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Buna göre ABD hisse senetlerinin 1950’den bu yana yıllık ortalama getirisi, Cumhuriyetçi başkan ve bölünmüş Kongre dönemlerinde yüzde 13,7 oldu. Kongre’nin iki kanadının da Cumhuriyetçilerin kontrolünde olduğu dönemlerde oran yüzde 8,3, Demokratların kontrolündeki dönemlerde ise yüzde 4,9 olarak hesaplandı.
Bölünmüş Kongre ihtimali tahvil piyasaları açısından da destekleyici görülebilir. Siyasi uzlaşmazlık, vergi indirimleri gibi ilave mali teşviklerin önünü keserek tahvil fiyatlarına destek sağlayabilir. Tahvil getirilerinin düşmesi borçlanma maliyetlerini azaltabileceği için imalat gibi sektörlere de olumlu yansıyabilir. Bununla birlikte Trump’ın Kongre’nin doğrudan müdahalesinin sınırlı kaldığı gümrük tarifeleri ve dış politika gibi alanlarda atacağı adımlar, piyasalar için belirsizlik kaynağı olmayı sürdürebilir.
Demokratların iki kanadı kazanması hangi riskleri doğurabilir?
Demokratların hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu alması, hisse senetlerinde satış baskısı yaratabilecek senaryolar arasında yer alıyor. Bu tabloda yatırımcıların izlediği başlıklardan biri, yapay zeka sektörüne yönelik düzenlemelerin sıkılaştırılması ihtimali. Demokratların veri merkezlerinin kurulmasına sınırlamalar getirilmesini ya da yapay zeka modellerinin geliştirilmesi için daha katı kurallar uygulanmasını destekleyebileceği değerlendiriliyor.
Yapay zeka yatırımlarının hızını kesebilecek düzenlemeler, bu yatırımlara ekipman sağlayan çip üreticileri ve sanayi şirketlerinin yanı sıra yapay zeka teknolojileri geliştiren şirketlerin büyüme beklentilerini de etkileyebilir. Böyle bir gelişme, son dört yılda ABD hisse senedi piyasasındaki yükselişin başlıca itici güçlerinden biri olan yapay zeka yatırımlarına ilişkin riskleri artırabilir.
Demokratların Kongre’nin her iki kanadını kazanması, bu düzenlemelerin doğrudan yasalaşacağı anlamına gelmiyor. Trump’ın teknoloji sektörünü destekleyen tutumu ve kısıtlayıcı düzenlemeleri veto edebilme olasılığı, yasama sürecini zorlaştırabilir. Demokratların başkanlık vetosunu geçersiz kılmak için gerekli nitelikli çoğunluğa ulaşması da beklenmiyor. Buna karşın parti, komitelerde çoğunluğu elde ederse yapay zeka şirketleri hakkında soruşturmalar yürütebilir ve kamuya açık oturumlar düzenleyebilir. Yasa çıkarılmasa dahi bu tür adımlar sektör üzerindeki siyasi ve düzenleyici baskıyı artırabilir.
Yatırımcılar olası bir Demokrat zaferini, Trump’ın görev süresi sona erdikten sonra ABD politikalarının hangi yönde ilerleyebileceğine ilişkin bir işaret olarak da değerlendirebilir. Dolayısıyla seçim sonucu, yalnızca kısa vadeli düzenleme beklentileri açısından değil, gelecekteki siyasi yönelime dair algı bakımından da önem taşıyor.
Demokratların güç kazanması sağlık, savunma ve doları nasıl etkileyebilir?
Demokratların Kongre’de ağırlık kazanması sektörlere farklı yansıyabilir. Parti, düşük gelirli Amerikalılara yönelik sağlık sigortası programı Medicaid’deki kesintileri geri çevirmek için siyasi gücünü kullanırsa sağlık sektörü bu gelişmeden olumlu etkilenebilir. Savunma şirketleri içinse askeri harcamaların daha sıkı denetlenmesi ihtimali baskı yaratabilir. Savunma yüklenicilerinin hisselerinde seçim öncesinde yaşanan gerilemede bu kaygıların da rol oynadığı belirtiliyor.
Tahvil piyasasında Demokratların güçlü bir seçim zaferi, Trump’ın Kongre’deki siyasi desteğinin zayıflaması nedeniyle yürütme kararlarına daha fazla başvurabileceği endişesini gündeme getirebilir. Yeni gümrük tarifeleri ya da jeopolitik gerilimleri artırabilecek adımlar, tahvil fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
ABD doları da Demokratların olası zaferinden etkilenebilecek varlıklar arasında bulunuyor. Yapay zeka yatırımlarının yavaşlamasının ekonomik büyüme görünümünü zayıflatabileceği düşüncesi doları baskılayabilir. Öte yandan yüksek enerji fiyatları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırabileceğine yönelik beklentiler gibi etkenler de doların seyrinde rol oynuyor. Bu nedenle seçim sonucunun, günlük yaklaşık 9,5 trilyon dolarlık işlem hacmine sahip döviz piyasasında tek başına belirleyici bir hareket yaratması beklenmiyor.
Cumhuriyetçilerin Kongrenin iki kanadını koruması ne anlama geliyor?
Anketlerde daha düşük olasılıklı görülen seçeneklerden biri, Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu sürdürmesi. Analistler bu senaryoda yapay zeka hisselerini destekleyen mevcut ortamın devam edebileceğini düşünüyor. Manulife John Hancock Investments stratejisti Matt Miskin, mevcut siyasi ve ekonomik tablonun korunmasının kendi başına olumsuz bir gelişme sayılmayacağını belirtiyor.
Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü devam ettirmesi halinde yatırımcılar, ekonomik büyümeyi destekleyecek adımların beklentisiyle finans ve sanayi hisselerine yönelebilir. Ancak büyümeyi hızlandırmayı hedefleyen politikaların borçlanma maliyetlerini yükseltmesi, ekonomik genişlemeyi ve borsadaki yükselişi sınırlayabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Seçim yaklaşırken yatırımcılar neden temkinli davranıyor?
ABD’de sandıkların açılmasına yaklaşılırken Kongre’nin kontrolünün kimde olacağına ilişkin belirsizlik, yatırımcıların daha ihtiyatlı hareket etmesine yol açıyor. Ara seçimler, yapay zeka hisselerindeki geri çekilme ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu risklere yeni bir belirsizlik katmanı ekliyor.
Indosuez Wealth Management Küresel Baş Yatırım Yetkilisi Alexandre Drabowicz, yatırımcıların ara seçimlere temkinli yaklaştığını ifade ediyor. Drabowicz, geçmişte S&P 500’ün seçimlerden sonra yükseliş eğilimini sürdürdüğüne ve ekonomik temellerin güçlü kaldığına dikkat çekiyor. Seçim sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımcıların yeniden piyasaların temel dinamiklerine odaklanabileceğini de belirtiyor.


