KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde ABD Kongresi’nin iki kanadındaki çoğunluk yarışı, Donald Trump’ın ikinci döneminin kalan iki yılını şekillendirebilir. Düşen onay oranı ve hayat pahalılığı Demokratlara fırsat sunarken Cumhuriyetçiler kampanyada belirgin bir mali üstünlüğe sahip.

ABD’de seçmenler, 3 Kasım Salı günü sandık başına giderek Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılındaki siyasi dengeleri etkileyecek ara seçimlerde oy kullanacak. Ülke genelinde farklı yönetim kademeleri için binlerce seçim yapılacak; ancak Kongre’nin iki kanadı olan Temsilciler Meclisi ve Senato’daki yarışlar sonucun en önemli belirleyicileri arasında yer alacak. Her iki meclis de şu anda Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerin kontrolünde. Seçim sonuçları, başkanın görev süresinin geri kalanında politikalarını ne ölçüde hayata geçirebileceğini de belirleyebilir.

Trump’ın düşen onay oranı Cumhuriyetçileri zorluyor

Demokratların Kongre’de çoğunluğu geri alma umudunu besleyen etkenlerin başında Trump’ın kamuoyu desteğindeki gerileme geliyor. Anketler, Trump’ın ikinci dönemine yüzde 50’nin biraz üzerinde bir onay oranıyla başladığını, ancak desteğin kısa sürede yüzde 40’lı seviyelere indiğini gösteriyor. Şubat ayının sonunda İsrail’le birlikte İran’a hava saldırısı başlatma kararı alındığında oran yaklaşık yüzde 42’ydi; bu seviyeden kısa süre sonra yüzde 40’ın altına geriledi. Trump’ın güncel onay oranı yaklaşık yüzde 37 olarak ölçülüyor.

Karşılaştırma için, Trump’ın ilk başkanlık döneminin aynı aşamasında onay oranı yüzde 43’tü. Joe Biden’ın görev süresinin benzer dönemindeki oranı ise yüzde 40 olarak kaydedilmişti. Her iki başkan da ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu kaybetti, ancak partileri Senato kontrolünü korudu. Trump’ın bugünkü düşük popülaritesi, Demokratların bu kez Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu kazanma beklentisini ve Cumhuriyetçilerin son yıllarda düzenli olarak kazandığı bazı eyaletlerde yarışa girme çabasını açıklayan unsurlardan biri.

Demokratların Temsilciler Meclisi için yolu

Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu son derece dar. Partinin elindeki 218 sandalye, meclis kontrolünü sağlamak için gereken sayının tam karşılığı; ayrıca Cumhuriyetçilerle birlikte oy kullanan bir bağımsız üye de bulunuyor. Temsilciler Meclisi üyeleri iki yıllığına seçildiği için bu ara seçimlerde 435 sandalyenin tamamı için oy verilecek.

Buna karşın, seçim bölgelerinin çoğu rekabetçi görülmüyor. Bazı bölgelerde mevcut partinin desteği o kadar güçlü ki sonuç büyük ölçüde önceden belli kabul ediliyor. Kampanya ve seçimleri inceleyen Cook Political Report, iki partinin de kazanma ihtimali bulunan 17 bölgeyi “belirsiz” olarak sınıflandırıyor. Bu bölgelerin 12’si şu anda Cumhuriyetçilerin, beşi Demokratların elinde. Demokratlar bu 17 çekişmeli bölgenin hiçbirini kazanamasalar bile, “muhtemel” ya da “Demokratlara eğilimli” kategorisindeki 34 sandalyeyi alırlarsa Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde edebilir.

Ara seçimlerde Beyaz Saray’daki partiye tepki olarak Temsilciler Meclisi sandalyelerinin el değiştirmesi sık görülen bir durum. 1934’e kadar uzanan verilere göre, başkanın partisi ara seçimlerde ortalama 27 sandalye kaybediyor. İncelenen 23 seçimin yalnızca üçünde başkanın partisi sandalye kazanmayı başardı.

Senato’da Demokratların daha zorlu hesabı

Cumhuriyetçiler Senato’da Temsilciler Meclisi’ne kıyasla daha güçlü bir çoğunluğa sahip. Toplam 100 sandalyenin 53’ü Cumhuriyetçilerin elinde; Demokratların 45 sandalyesi bulunuyor ve onlarla birlikte oy kullanan iki bağımsız senatör de var. Senatörler altı yıllık dönemler için seçildiğinden, sandalyelerin yaklaşık üçte biri iki yılda bir yenileniyor. Bu ara seçimlerde 35 sandalye için yarışılacak.

Cook Political Report’un değerlendirmesine göre, 35 yarıştan yalnızca yedisinin sonucu belirsiz. Bunların altısında mevcut senatör Cumhuriyetçi, birinde ise Demokrat. Senato kontrolünü alabilmek için Demokratların 51 sandalyeye ulaşması gerekiyor. Bunun için belirsiz görülen yedi sandalyenin dördünü ve “Demokratlara yakın” ya da “muhtemel” olarak nitelenen dört sandalyeyi daha kazanmaları şart. Bu tablo, Demokratların Senato çoğunluğuna ulaşmasının kolay olmayacağına işaret ediyor.

Demokratların öncelikle Michigan’daki koltuğu koruması gerekiyor. Anketlere göre Demokratların sol kanadından Abdul El-Sayed ile Trump’ın müttefiki olan eski FBI ajanı Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki mücadele, Demokratların beklediğinden daha çekişmeli geçiyor. Partinin ayrıca Trump’ın 2024’te çift haneli farkla kazandığı Alaska, Iowa ve Ohio gibi eyaletlerde de sandalye elde etmesi gerekecek.

Demokratlar Teksas’ta da şansları bulunduğunu düşünüyor. Eski öğretmen James Talarico, eyaletin mevcut başsavcısı ve Trump’ın yakın müttefiki Ken Paxton’ı yenebilirse, 1988’den bu yana Teksas’ta Senato koltuğu kazanan ilk Demokrat olacak. Anketler, Demokratların bu eyalette de yarışa ortak olabileceğine işaret ediyor.

Seçmenin gündeminde geçim sıkıntısı var

Trump, 2024’teki seçim kampanyasında “enflasyonu sona erdirmeyi ve Amerika’yı yeniden yaşanabilir hale getirmeyi” vaat etmişti. Ancak geçim maliyeti, seçmenlerin en çok önem verdiği mesele olarak öne çıkıyor. Trump, 24 Şubat’ta yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında benzinin birçok eyalette galon başına 2,30 doların altına indiğini övgüyle dile getirdi.

Bu açıklamadan dört gün sonra İran’la savaşın Orta Doğu’daki enerji arzını aksatması, ABD’de benzin fiyatlarının galon başına 4 dolara ulaşmasına yol açtı. Savaşın etkileri dünya genelinde hissedilirken, artan maliyetlerin Amerikan tüketicilerinin bütçesine yansıması Trump’ın popülaritesini daha da aşındırdı. Ağustos ayında yapılan ankette katılımcıların yüzde 63’ü, Trump’ın bu durumu yönetme biçimini onaylamadığını belirtti.

Sağlık hizmetleri ve göç de seçmenlerin önem verdiği diğer konular arasında. Trump, son dönemde göç politikasını başarı olarak nitelendiriyor ve sınır geçişlerinin önceki yıllara kıyasla belirgin biçimde azaldığını vurguluyor. Demokrat adayların birçoğu ise ABD’de sağlık sigortasının yüksek maliyetine ve Trump yönetiminin politikalarının sağlık hizmetlerine erişim üzerindeki etkilerine odaklanıyor.

Cumhuriyetçilerin kampanya bütçesi daha yüksek

Göstergelerin çoğu Demokratlar açısından başarılı bir ara seçime işaret etse de Trump ve Cumhuriyetçiler, anketlerin öngördüğünden daha iyi sonuç alma ihtimaline sahip. Partinin öne çıkan avantajlarından biri kampanya kaynakları. Ekim ayının ortasında Cumhuriyetçi Ulusal Komite ile müttefik gruplarının elinde yaklaşık 320 milyon dolar nakit bulunuyordu. Demokratların kullanılabilir nakit miktarı ise 230 milyon doların biraz altındaydı. Bunlara ek olarak Trump’ın MAGA Inc. adlı siyasi grubunun da 160 milyon dolardan fazla kaynağı vardı.

Cumhuriyetçiler bu mali üstünlüklerini reklam kampanyalarında kullanıyor. Araştırma şirketi AdImpact’in verilerine göre, eylül ayında ABD’li seçmenlere ulaştırılan siyasi reklamların toplam değeri 1 milyar doları aştı. Cumhuriyetçiler, Demokratlardan 200 milyon dolar daha fazla reklam harcaması yaptı ve çekişmeli Senato yarışlarının neredeyse tamamında rakiplerinden daha fazla kaynak kullandı.

Trump, yoğun reklam kampanyasının Cumhuriyetçi seçmenleri kasım ayında sandığa gitmeye teşvik edeceğini, katılımı artıracağını ve kendisiyle partisinin seçimde yaşayabileceği kayıpları sınırlayacağını umuyor. Sonuç ne olursa olsun, siyasi ilginin kısa sürede 2028 başkanlık seçimlerine yönelmesi bekleniyor.