Haberin öne çıkan noktaları
- ABD Savunma Bakanlığı, tanımlanamayan anormal fenomenlere ilişkin gizliliği kaldırılmış belgelerin yedinci bölümünü yayımladı. Dosyalarda 2026’da ABD’nin batısında görüldüğü bildirilen siyah üçgen biçimli bir cismin yanı sıra 1950’li yıllara ait gözlem raporları da bulunuyor.
Tanımlanamayan anormal fenomenler (UAP) hakkındaki gözlemler, açıklanamayan her cismin dünya dışı kökenli olduğu anlamına gelmiyor. NASA’nın bilimsel veriler ve bağımsız inceleme çağrısı da bu tartışmada kanıtın önemini ortaya koyarken, ABD Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı yeni belgeler hem yakın tarihli hem de geçmiş yıllara uzanan UFO bildirimlerini yeniden gündeme taşıdı.
Bakanlık, UAP’lere ilişkin gizliliği kaldırılan dosyaların yedinci bölümünü kamuoyuna açtı. Resmî internet sitesinden erişilebilen belgeler, ABD yönetiminin bu fenomenlerle ilgili elindeki bilgileri paylaşma politikasının parçası olarak yayımlandı. Dosyalar arasında, 2026’da ülkenin batısında görüldüğü bildirilen ve havada bir süre sabit kaldıktan sonra savaş uçağı hızında ilerlediği öne sürülen siyah, üçgen biçimli bir cisme ilişkin rapor öne çıktı. Belgelerde 1950’li yıllardan kalma gözlem kayıtları da yer aldı.
Ancak raporlardaki tanıklıkların açıklanması, gözlemlenen cisimlerin dünya dışı kökenli olduğunu kanıtlamıyor. Gözlem iddialarının doğrulanması ve açıklanması için bağımsız olarak incelenebilecek bilimsel verilere ihtiyaç duyuluyor.
Hareketsiz kaldıktan sonra hızlandığı bildirildi
Yeni dosyalardaki dikkat çekici raporlardan biri, 2026’da ABD’nin batısında meydana geldiği bildirilen bir gözleme dayanıyor. Üst düzey askeri yetkililerin tanıklıklarının aktarıldığı belgede, yeri açıklanmayan bir bölgede kimliği belirlenemeyen siyah bir cismin sıra dışı hareketler yaptığı anlatılıyor.
Tanıklar, cismi ışığı yansıtmayan mat siyah renkte ve üçgen biçimli bir hava aracı olarak tarif etti. Kanat açıklığının yaklaşık 2,75 ile 4,5 metre arasında olduğu tahmin edildi. İfadelerde, cismin önce yaklaşık 10 saniye boyunca havada olduğu yerde kaldığı, ardından ufuk çizgisinin yaklaşık 60 ila 90 metre üzerine yükseldiği ve burada 20 saniye daha sabit durduğu belirtildi.
Rapora göre cisim daha sonra aniden yüksek hızla hareket etmeye başladı ve bir kanyon boyunca savaş uçağına benzer bir süratle ilerledi. Askeri yetkililer, bu sırada herhangi bir ses duyulmadığını; bilinen uçaklardaki gibi görünür bir egzoz izi ya da emisyon da görülmediğini bildirdi.
Gözlemin kesin tarihi ve gerçekleştiği yer açıklanmadı. Raporda cismin hızını veya hareket özelliklerini doğrulayacak bağımsız ölçüm verileri de aktarılmadı. Bu nedenle gözlemin, bilinen hava araçlarının fiziksel sınırlarını aştığı sonucuna varmak mümkün değil.
Loeb, iki olasılığa dikkat çekti
Harvard Üniversitesi astronomu Avi Loeb de siyah üçgen raporunu değerlendiren isimler arasında yer aldı. Dünya dışı yaşam ve olası teknolojik uygarlıklara ilişkin çalışmaları ve açıklamalarıyla tanınan Loeb, yeni dosyalar üzerine kaleme aldığı blog yazısında iki ihtimali gündeme getirdi.
Loeb’in ortaya koyduğu temel soru, üçgen biçimli cismin başka bir ülkenin gizli askerî projesi kapsamında geliştirilmiş bir araç mı, yoksa dünya dışı teknolojiye ait bir cisim mi olduğu. Astronom, bu tür gözlemlerin bilimsel biçimde araştırılabilmesi için daha nitelikli verilere ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Loeb’e göre araştırmaların ilerlemesi, ABD’nin rakip ülkelerce geliştirilen gizli teknolojileri belirlemesine yardımcı olabilir. Diğer olasılık ise insanlık dışı kökene sahip bir teknolojinin keşfedilmesi. Bu ihtimallerin değerlendirilebilmesi için gözlemlerin daha sağlam verilerle incelenmesi gerekiyor.
Catalina Adası’ndan onlarca yıl öncesine ait kayıtlar
Belge paketinde yalnızca yakın dönemde bildirilen olaylar bulunmuyor; ABD makamlarının onlarca yıl önce kayda geçirdiği bazı UFO ihbarları da yayımlandı. Bu kayıtların biri 15 Mart 1955 tarihini taşıyor. Paul J. Carr adlı bir sivil, Kaliforniya kıyılarının açığındaki Catalina Adası’nın Avalon bölgesinde turuncu renkte parlayan bir cisim gördüğünü bildirdi.
Yetkililer, söz konusu gözlemin astronomik bir olayla bağlantılı olabileceğini değerlendirdi ve konunun daha ileri araştırılmasını gerekli görmedi. Catalina Adası’yla ilgili dosyalarda başka yıllara ait bildirimler de bulunuyor.
Haziran 1952’de Camp Fox bölgesinde bulunan üç izci, gökyüzünde gümüş renkli uçan daireler gördüklerini yetkililere aktardı. Kasım 1953 tarihli başka bir raporda ise ada üzerinde yuvarlak biçimli, morumsu beyaz renkte bir cisim gözlemlendiği kaydedildi.
1950’li ve 1960’lı yıllara ait kayıtlar, bölgenin uzun bir dönem boyunca farklı UFO ihbarlarına konu olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte bu gözlemlerin aynı türden bir olguyla bağlantılı olduğuna dair kanıt bulunmuyor.
B-52 mürettebatı Suudi Arabistan üzerinde cisim bildirdi
Dosyalarda, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir B-52 bombardıman uçağının mürettebatının bildirdiği başka bir gözlem de yer aldı. Mürettebat, 18 Ocak 1957’de Suudi Arabistan üzerinde uçarken silah sisteminin hedefleme ekranında tanımlanamayan bir cisim tespit ettiğini bildirdi.
Raporda cismin yaklaşık beş ila yedi dakika boyunca uçakla arasındaki mesafeyi koruduğu aktarıldı. Daha sonra aniden ilerleyen cisim, Bağdat Uçuş Tanımlama Bölgesi yönünde gözden kayboldu. Belgede bu cismin ne olduğuna ilişkin kesin bir açıklama yer almıyor.
Belgeler şeffaflık politikası kapsamında yayımlandı
Yeni dosyaların açıklanması, Trump yönetiminin UAP araştırmalarında daha fazla şeffaflık sağlama hedefi çerçevesinde gerçekleşti. Savunma Bakanlığı, Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, önceki yönetimlerin UFO tartışmalarını itibarsızlaştırmaya veya kamuoyunun ilgisini bu konudan uzaklaştırmaya çalıştığını ileri sürmüştü.
Bakanlık, Trump’ın hedefinin kamuoyunun belgelere erişebilmesi ve içerikleri kendi değerlendirmesine dayanarak inceleyebilmesi için mümkün olan en yüksek şeffaflığı sağlamak olduğunu belirtmişti. Son yayımlanan dosyalar da bu yaklaşımın devamı olarak sunuldu.
Öte yandan tanıklıkların kamuoyuyla paylaşılması, raporlardaki iddiaların bilimsel olarak doğrulandığı anlamına gelmiyor. Belgelerde aktarılan gözlemler, tek başına cisimlerin niteliğini ya da kökenini ortaya koymuyor.
NASA: Tanımlanamayan cisim dünya dışı demek değil
Halk arasında UFO olarak bilinen olaylar, bilimsel çalışmalarda son yıllarda daha geniş kapsamlı bir terim olan UAP adıyla ele alınıyor. Bu ifade, mevcut veriler kullanılarak hemen açıklanamayan gözlemleri tanımlıyor; bir cismin tanımlanamamış olması, onun dünya dışı kökenli olduğunu göstermiyor.
NASA, Eylül 2023’te yayımladığı bağımsız UAP araştırma raporunda bu ayrımın altını çizdi. Uzay ajansı, incelediği UAP gözlemlerinin dünya dışı uygarlıklardan veya akıllı yaşam formlarından kaynaklandığını gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığı sonucuna vardı.
NASA, bu olayların daha iyi anlaşılabilmesi için nitelikli gözlem verilerinin toplanması, bilimsel yöntemlerden yararlanılması ve kamu kurumları arasındaki şeffaflığın artırılması gerektiğini de belirtti. Savunma Bakanlığı’nın son dosyaları, gizemli hava olaylarına ilişkin tanıklıklar ne kadar dikkat çekici olursa olsun, bunların açıklığa kavuşturulmasında bağımsız biçimde incelenebilir bilimsel verilerin belirleyici olduğunu yeniden gündeme getirdi.



Yorumlar 0