KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebiyle nafaka düzenlemesi 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldı; yeni formül için kadın dernekleri, akademisyenler ve hukukçuların görüşlerinin alınması planlanıyor. AYM’nin iptal kararının ardından yasal düzenleme için dokuz aylık süre bulunuyor.

AKP’nin yaklaşık 10 yıldır gündeminde bulunan süresiz nafaka düzenlemesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden çalışılması yönündeki talebi üzerine 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldı. 29 Ekim 2026 itibarıyla yeni düzenlemenin ne zaman Meclis’e sunulacağı netleşmezken, AKP kaynakları metnin ilgili tüm paydaşların görüşleri alındıktan sonra hazırlanacağını belirtiyor.

Erdoğan, taslağın tüm taraflarla yeniden değerlendirilmesini istedi

AKP’nin son Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Erdoğan’ın taslağın yeniden ele alınmasını istemesi, çalışmanın kapsamını değiştirdi. İktidar partisi kaynakları, nafaka konusunda daha geniş bir değerlendirme yapılacağını ve düzenlemenin 13. Yargı Paketi’ne yetişmeyerek daha sonraki bir tarihte gündeme gelebileceğini ifade etti.

İlk taslak Erdoğan’a sunulduktan sonra Cumhurbaşkanı, öngörülen değişikliğin bazı kesimleri memnun ederken başkaları için mağduriyet yaratabileceği endişesini dile getirdi. AKP kaynaklarının aktardığına göre Erdoğan, “Bu işin paydaşları çok fazla, ilgili derneklerimizin, akademisyenlerin, hukukçuların görüşlerini alarak yeniden çalışın. Tüm tarafların görüşlerini alın, ona göre yasa metnini oluşturun” talimatını verdi.

Bu doğrultuda yeni metin hazırlanırken kadın dernekleri, akademisyenler, aile mahkemelerinde görev yapan hâkimler, aile hukuku alanında çalışan hukukçular ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın görüşlerinin alınması planlanıyor. AKP kaynakları, yeni çalışmanın ilgili tarafların değerlendirmeleri sonrasında Meclis gündemine taşınacağını belirtiyor.

İlk taslakta evlilik süresine göre nafaka öngörülüyordu

AKP’de hazırlanan ilk formüllerden birinde nafaka süresinin evliliğin uzunluğuna bağlanması yer aldı. Buna göre 10 yıla kadar devam eden evliliklerde beş yıl nafaka ödenmesi; 10 yılı aşan evliliklerde ise ödeme süresinin evliliğin yarısı kadar olması seçenekler arasındaydı.

Taslakta, evlilik altı ay ya da bir yıl sürmüş olsa dahi en az beş yıl nafaka ödenmesi ihtimali de bulunuyordu. Hâkimin karar verirken tarafların gelir durumlarını dikkate alması da öngörülen ölçütler arasındaydı. Erdoğan’ın talebi sonrasında, evlilik süresini temel alan bu yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Yeni çalışmada tarafların ekonomik imkânlarının denk olup olmadığı, yaşları ve sosyal koşulları gibi unsurların da hesaba katılması üzerinde duruluyor. Anlaşmalı boşanmalarda maddi koşulları eşit olan taraflar için nafakanın kaldırılması; ekonomik açıdan eşit olmayan taraflarda ise süresiz nafaka kararı verilip verilmeyeceğinin hâkimin takdirine bırakılması tartışılan seçenekler arasında yer alıyor.

AKP kaynakları, evlilik birliğini merkeze alan bir süre belirlenmesi ve hâkime takdir yetkisi verilmesi seçeneğinin de değerlendirildiğini aktarıyor. Bu yaklaşımda hâkim, tarafların şartlarını inceleyerek nafaka süresine karar verebilecek; gerekli görürse süresiz nafaka bağlayabilecek. Bu nedenle yeni düzenlemede süresiz nafakanın bütünüyle kaldırılmaması ihtimali de bulunuyor.

AYM kararı için dokuz aylık yasal süre işliyor

Süresiz nafakanın kaldırılması konusu, AKP ile ittifak ortağı MHP’nin uzun süredir gündeminde. Kadın örgütleri düzenlemeye itiraz ederken, boşanma sonrasında ekonomik güvencesi bulunmayan kadınların mağdur olabileceği yönündeki kaygılar tartışmanın merkezinde yer aldı. Geniş seçmen kitlesinde sosyal güvencesi olmayan ev kadınlarının da bulunduğu AKP, toplumsal tepki doğurabilecek bu değişikliği tartıştı ancak daha önce Meclis gündemine taşımadı.

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yoksulluk nafakasını düzenleyen hükümdeki “süresiz olarak” ibaresini 4 Haziran 2026’da iptal etti. Gerekçeli kararın 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yeni bir yasal düzenleme yapılması için TBMM’ye dokuz ay süre tanındı. İktidarın elini rahatlattığı değerlendirilen iptal kararının ardından, Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı 13. Yargı Paketi’ne nafaka düzenlemesinin eklenmesi planlanmıştı.

AKP kurmayları, nafaka ve boşanma süreçlerinin kadınları, erkekleri ve çocukları doğrudan etkilediğini vurgulayarak toplumsal alışkanlıkların bir anda tümüyle değiştirilmesinin kolay olmadığını ifade ediyor. Parti kaynaklarına göre boşanma ve nafaka alanında tüm tarafların üzerinde uzlaşabileceği bir orta yol bulunması mümkün.

Seçim takvimi tartışmaları etkileyebilir

Süresiz nafakanın kaldırılması 2018’den bu yana iktidar partisinin gündeminde bulunuyor; konu için farklı teklif taslakları da tartışmaya açıldı. Ancak kadınların hak kaybına uğrayabileceği itirazları ve düzenlemenin seçimlerde oy kaybına yol açma ihtimali değerlendirilerek değişiklikler ertelendi ya da askıya alındı. Konu geçmiş seçim dönemlerinde de gündeme gelmesine rağmen somut bir yasal değişikliğe dönüşmedi ve tamamen rafa kaldırılmadı.

Türkiye’nin 2027 başından itibaren seçim atmosferine girecek olması, toplumsal tepki yaratabilecek düzenlemenin hayata geçirilip geçirilmeyeceğine ilişkin değerlendirmeleri öne çıkarıyor. AKP kaynakları ise AYM’nin iptal kararının mevcut durumu değiştirdiği görüşünde. Kaynaklara göre daha önce siyasi tercihle ertelenebilen düzenleme için artık yasal bir çerçeve oluşturulması gerekiyor.

Kulislerde konuşulan seçeneklerden biri, AYM’nin belirlediği dokuz aylık sürede yeni bir düzenleme yapılmaması ve yasal boşluk durumunun sürmesi. Böyle bir durumda nafakanın süresi hâkimin takdirine bağlı olacak. AKP kurmayları ise yeni bir yasal çerçevenin gerekli olduğunu savunuyor.

Boşanma kararı ile diğer uyuşmazlıklar ayrılabilir

Boşanma davalarını kısaltmaya yönelik bir düzenlemenin de 13. Yargı Paketi’nde yer alması bekleniyor. Üzerinde çalışılan formüllerden birine göre önce boşanma kararı verilecek; nafaka, mal paylaşımı ve velayet konuları ayrı davalarda görülecek. Böylece bu başlıklardaki anlaşmazlıkların boşanma kararının gecikmesine neden olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.