Haberin öne çıkan noktaları
- Altının ons fiyatı haftanın ilk bölümünde 4 bin 696,8 dolara çıkarak 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini görse de Fed’den gelen şahin mesajların ardından sert satışla karşılaştı. Dolar ve tahvil faizlerindeki yükseliş, değerli metaller başta olmak üzere emtia fiyatlarında haftalık kayıpları beraberinde getirdi.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırım kararları ve ABD-İran ilişkilerinde diplomasi ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, hafta boyunca emtia piyasalarının seyrinde belirleyici oldu. Savaş döneminde bölgeden tahliye edilen ABD’li diplomatların Orta Doğu’daki büyükelçiliklere geri gönderilmeye hazırlanması da jeopolitik risklerin kısmen dengelenmesini sağladı. Bu gelişmelerin etkisiyle altın haftanın başında yükselse de Fed’in enflasyon odaklı mesajları, dolar ve tahvil faizlerini yukarı taşıyarak değerli metal üzerinde satış baskısı oluşturdu.
ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler, yatırımcıların piyasadaki olumlu senaryolara yönelmesini destekledi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in İran’a karşı duyurduğu “ekonomik dışlama” operasyonunun ne zaman başlayacağına ilişkin kesin bir tarih vermemesi de bu beklentileri güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Emtia fiyatlarının yönünde ABD’den gelen makroekonomik göstergeler ile Federal Rezerv yetkililerinin açıklamaları da etkili oldu. Fed’in enflasyon görünümünü değerlendirirken yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,2 yükseldi. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen endeks, yıllık bazda yüzde 3,7 artış kaydetti. Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışında tutulduğu çekirdek PCE fiyat endeksindeki yıllık yükseliş ise yüzde 3,3 olarak açıklandı.
Enflasyonun Fed’in yüzde 2 seviyesindeki hedefinin üzerinde kalmayı sürdürmesi, merkez bankasının önümüzdeki dönemde faiz artırabileceği yönündeki beklentileri kuvvetlendirdi. Haftanın son işlem gününde Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda Fed Başkanı sıfatıyla ilk kez konuşan Kevin Warsh da fiyat istikrarını önceleyen değerlendirmeleriyle para politikasında “şahin” olarak nitelendirilen çizgiye yakın bir duruş ortaya koydu.
Warsh, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinin esnetilemeyecek sabit bir ilke olduğunu vurguladı. Mevcut finansal koşulların para politikasını yeterince sıkılaştıracak düzeye henüz ulaşmadığını belirten Warsh’un sözleri, faiz artışı ihtimaline ilişkin fiyatlamaları doğrudan etkiledi.
Bu açıklamaların ardından para piyasalarında Fed’in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan yükseltme olasılığı yüzde 35’ten yüzde 60’a çıktı. Aralık ayında yeni bir faiz artışı yapılabileceğine dair beklentiler de aynı süreçte güç kazandı. ABD’nin politika faizine en duyarlı tahvilleri arasında bulunan 2 yıllık tahvilin faizi, cuma günü yaklaşık 10 baz puan artarak yüzde 4,35’e yükseldi.
Haftalık görünümde ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatay bir seyir izleyerek yüzde 4,72’de kaldı. Dolar endeksi ise yüzde 0,9 değer kazanıp 99,7 seviyesine çıktı. Doların ve tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz getirisi sunmayan altının yatırımcılar açısından alternatif maliyetini artırdı.
Değerli metaller haftayı paladyum dışında düşüşle tamamladı. Haftanın ilk günlerinde gözlenen yükselişler, Warsh’un faiz politikasına ilişkin açıklamalarının ardından yerini satış ağırlıklı işlemlere bıraktı. Altının ons fiyatı, ABD Hazinesinin bir önceki hafta duyurduğu uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararının etkisi, dolardaki zayıflama ve teknik alımların desteğiyle salı günü 4 bin 696,8 dolara kadar çıktı. Böylece altın, 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik talebin devam etmesi de haftanın ilk bölümündeki yükselişe katkı sağladı. 26 Ağustos’ta sona eren haftada söz konusu fonlara 4,21 milyar dolarlık net para girişi gerçekleşti. Bu tutar, yaklaşık son 6 ayın en yüksek seviyesine işaret etti ve yatırımcıların altın ile diğer değerli metallere yönelik ilgisinin belirgin biçimde arttığını gösterdi.
Bununla birlikte, ABD’de PCE fiyat endeksinin beklentileri aşması altındaki yükseliş ivmesini sınırladı. Warsh’un enflasyonla mücadele kapsamında ilave adımlar gerekebileceğine dair mesajları faiz artışı beklentilerini artırırken kısa vadeli tahvil faizleri ile dolar endeksinin yükselmesine yol açtı. Güçlenen dolar ve yüksek kalan tahvil faizleri nedeniyle taşıma maliyeti artan altın, haftanın son işlem gününde sert satış gördü.
Sonuç olarak altının ons fiyatı, hafta içinde 14 Mayıs’tan bu yana gördüğü en yüksek seviyeye ulaşmasına rağmen haftayı kayıpla kapattı. Bu performans, değerli metalin üç hafta süren yükseliş serisinin de sona ermesi anlamına geldi. Haftalık bazda ons fiyatı paladyumda yüzde 5,3 artarken gümüş yüzde 3,8, altın yüzde 3,2 ve platin yüzde 3,0 geriledi.
Baz metallerde ise ABD’nin olası bakır tarifelerine ilişkin belirsizlik, Çin’den gelebilecek talebe yönelik beklentiler ve metallerin arz görünümündeki farklılıklar fiyatların birbirinden ayrışmasına neden oldu. ABD’nin 2027’den itibaren rafine bakır ithalatına gümrük vergisi uygulayabileceği beklentisi, bakırın ABD depolarına yönelmesini ve diğer piyasalarda kullanılabilir arzın azalmasını sürdürdü.
Hafta içinde Londra Metal Borsası depolarında bulunan 65 bin 400 ton bakır için çekme talimatı verildi. Bu işlemin ardından kullanılabilir bakır stokları yaklaşık 90 bin tona geriledi. Baz metallerin tezgâh üstü piyasasındaki haftalık performansına bakıldığında libre bazında çinko yüzde 1,2, kurşun yüzde 0,3 ve alüminyum yüzde 0,3 yükseldi. Nikel yüzde 1,9, bakır ise yüzde 0,5 değer kaybetti.
Petrol fiyatlarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, ABD ile İran arasındaki diplomatik girişimler ve Fed’in para politikasına dair beklentiler öne çıktı. ABD’nin İran’a yeni ekonomik yaptırımlar açıklamasına karşın iki ülke arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceği düşüncesi, petrol fiyatlarına yansıyan jeopolitik risk priminin azalmasını sağladı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen görüşmelerde bazı başlıklarda uzlaşmaya varıldığını açıkladı. Muhibbi, iki ülkenin Boğaz’dan elde edilecek gelirlerden alacağı payların da görüşmelerde ele alınan ve üzerinde mutabakat sağlanan konular arasında bulunduğunu söyledi.
Muhibbi ayrıca Hürmüz Boğazı’nın açılmasının, ABD’nin İran tarafından öne sürülen şartları kabul etmesine bağlı olduğunu belirtti. Bu açıklama, Boğaz’daki gemi geçişlerinin artabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün tamamen ABD’nin elinde olduğunu savundu ve İran’la savaşın çok yakında sona ereceğini ifade etti.
Öte yandan Warsh’un faiz artırımı ihtimalini açık bırakan değerlendirmeleri, ekonomik büyüme ve enerji talebine ilişkin endişeleri artırdı. Bu görünüm de petrol fiyatlarındaki düşüşü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Doğal gaz piyasasında ise ABD’de eylül ayının ilk bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine yönelik tahminler fiyatları yukarı yönlü etkiledi. Sıcak hava koşullarının elektrik üretiminde doğal gaz kullanımını artıracağı beklentisi de doğal gaz fiyatlarındaki yükselişte rol oynadı.



Yorumlar 0