KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • 41 sanıklı Antalya Büyükşehir Belediyesi davasının üçüncü duruşmasında, bazı para transferlerinin altın alım satımı gibi gösterildiği ve iş yerine valizle 4 milyon 350 bin lira getirildiği öne sürüldü. Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tahliye talepleri reddedilirken duruşma 3 Kasım’a ertelendi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 41 sanıklı davanın üçüncü duruşması, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tutuklu sanık olarak hazır bulunduğu duruşmada, kuyumcu çalışanlarının para transferleri ve yüksek miktarda nakit taşındığı iddialarına ilişkin beyanları dinlendi.

Ne oldu?

Duruşmada dinlenen tanıklar, bazı ödemelerin gerçekte altın bozdurma işlemi olmadığı halde bu işlem yapılmış gibi belgelendirildiğini ileri sürdü. Tanıklar ayrıca, bir seferinde iş yerine valizle 4 milyon 350 bin lira getirildiğini iddia etti. Tutuksuz sanıklar arasında eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan da bulunurken, diğer tutuksuz sanıkların büyük bölümünün duruşmaya katılmadığı görüldü. Taraf avukatları ise salonda yer aldı.

Kim ne talep etti?

Muhittin Böcek, yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliye edilmesini istedi. Son dönemde kendisi hakkında iftira ve uydurma iddialarla mücadele ettiğini savunan Böcek, haklarının ihlal edildiğini öne sürdü.

Devlete emanet olduğunu ve yaptığı her işi devlet ile adalet için gerçekleştirdiğini söyleyen Böcek, yargının hiç kimsenin etkisi altında kalmayacağına inandığını ifade etti. Tutukluluk sürecinde arkasından oluşturulan algının farkında olduğunu dile getiren Böcek, siyasi partisinin aday göstermediği bir kişinin adli yolları kullandığını bildiğini söyledi. Sağlık durumunun dikkate alınmasını isteyen Böcek, yaşamı boyunca yanlış yapmadığını, kamu zararı oluşturmadığını savunarak tahliye talebini yineledi.

Mustafa Gökhan Böcek ise hakkındaki iddialara en başından bu yana yanıt verdiğini ve yurt dışından Türkiye’ye gelerek teslim olduğunu belirtti. Tanıkların dinlenmiş olması nedeniyle delil karartma ihtimalinin kalmadığını, kaçma şüphesinin de bulunmadığını savunan Böcek, buna rağmen aynı gerekçelerle tutukluluğunun sürdüğünü söyledi.

Muhittin Böcek’in oğlu olduğu için yargılandığını ileri süren Mustafa Gökhan Böcek, oğlunun kendisi olmadan yürümeye ve konuşmaya başladığını, bu gelişmeleri göremediğini anlattı. Altı yaşına kadar yanında bulunan dedesinin demans hastası olduğunu ve onunla görüşemediğini belirten Böcek, annesinin de bu süreçten etkilenerek kanser olduğunu söyledi. Annesinin yanında bulunamadığını ve onu kaybetmesi halinde bunun telafisinin mümkün olmayacağını ifade eden Böcek, duygu sömürüsü yapmak istemediğini vurguladı. Kaçma ve delil karartma şüphesi bulunmadığını belirterek özgürlüğünü isteyen Böcek, en azından ev hapsi uygulanarak tahliye edilmesini talep etti.

Tanıklar hangi iddiaları gündeme getirdi?

Resul Kuyumculuk’ta çalıştığını söyleyen Ahmet Fazlıoğlu, Mustafa Gökhan Böcek’in eşi ve tutuksuz sanık Zuhal Böcek’in hesabına kuyumculuk hesabından gönderildiği belirtilen 2 milyon lira ile 4 milyon 350 bin liralık para transferleri hakkında doğrudan bilgi sahibi olmadığını ifade etti.

Fazlıoğlu, S.Ç. tarafından iş yerine nakit para getirildiğini, bu paraların Zuhal Böcek ile Nurhak Ermiş’in hesaplarına aktarılırken altın alım satımı yapılmış gibi gösterildiğini iddia etti. Gerçekte altın bozdurma işlemi gerçekleşmediğini, buna karşın altın bozdurulmuş izlenimi veren evraklar hazırlandığını savundu.

Tanık Fazlıoğlu, iş yeri sahibi ve tutuksuz sanık E.K.’nin serbest bırakılmasının ardından E.T.Ç. ile oğlu S.Ç.’nin geçmiş olsun ziyaretinde bulunduğunu da anlattı. Bu ziyaret sırasında yapılan konuşmada E.T.Ç.’nin, söz konusu paraların Mustafa Gökhan Böcek’e ait olduğunu söylediğini belirtti.

Valizle getirildiği öne sürülen para ne kadardı?

Yaklaşık altı yıldır Resul Kuyumculuk’ta çalıştığını belirten Fatih A., 2024 yılının şubat ayında S.Ç.’nin sırt çantasıyla iş yerine 1,5 milyon lira getirdiğini söyledi. Parayı sayarak teslim aldığını ve dükkânın kasasına koyduğunu aktaran tanık, iki gün sonra E.T.Ç.’nin heyecanlı biçimde iş yerine geldiğini ve E.K.’nin yanına çıktığını ifade etti.

Fatih A., 1,5 milyon liranın kimin hesabına gönderildiğini bilmediğini, bu konuda yalnızca duyumlarının bulunduğunu belirtti. Aynı yılın mayıs ayında S.Ç.’nin bu kez valizle 4 milyon 350 bin lira getirdiğini anlatan tanık, parayı kendisinin teslim alıp kasaya koyduğunu söyledi. Bu paranın daha sonra kasadan veya hesaptan çıkıp çıkmadığını bilmediğini belirten Fatih A., söz konusu meblağın Zuhal Böcek’e gönderilip gönderilmediği konusunda da bilgisinin olmadığını kaydetti.

Sanıklar tanık beyanlarına nasıl karşılık verdi?

Tutuksuz sanık S.Ç., tanıkların anlatımlarını kabul etmedi. Parayı ilk seferde döviz şeklinde ve küçük bir çanta içinde, ikinci seferde ise Türk lirası olarak bir mağaza çantasında teslim ettiğini savundu.

Tutuksuz sanık E.T.Ç. de tanık ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu ileri sürdü.

Şimdi ne olacak?

Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma, 3 Kasım tarihine ertelendi.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...