KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Sağlık Bakanlığı göstergelerinde, 1.000 kişi başına günlük antidepresan kullanım dozunda Aydın Türkiye genelinde ilk sırada yer aldı. Uzmanlar, Ege’deki yüksek reçete oranlarının yaş dağılımı, sağlık sorunları ve ekonomik belirsizliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığının halk sağlığı göstergeleri, antidepresan kullanımında iller arasındaki farklılığı ortaya koydu. Bin kişi başına düşen günlük kullanım dozunu gösteren DID kayıtlarında Aydın, metropolleri geride bırakarak Türkiye birincisi oldu. Nüfusları nedeniyle listenin üst sıralarında bulunması beklenen İstanbul ve Ankara’nın aksine Manisa, Balıkesir ve Çanakkale çevresinde de duygu durum düzenleyici ilaçların reçetelenme oranları dikkat çekti.

Veriler, trafik yoğunluğu ve büyükşehir yaşamının hızlı temposundan uzak Ege kıyılarında, nüfusa oranlandığında kaygı ve sakinleştirici ilaç tüketiminin yüksek düzeylere ulaştığını gösterdi. Kişi başına antidepresan kullanımında öne çıkan illere ilişkin Sağlık Bakanlığı göstergeleri, bölgedeki reçete oranlarını gündeme taşıdı.

Uzmanlar sahil kentlerindeki oranları iki etkene bağlıyor

Uzmanlar, dışarıdan huzurlu yaşam alanları olarak görülen sahil kentlerinin yüksek oranlarda yer almasını iki temel başlıkla açıklıyor. Bunlardan ilki, bölgede emekli ve ileri yaştaki nüfusun yoğun olması. Yaşla birlikte görülebilen kronik nöropatik ağrılar, uyku bozuklukları ve başka fiziksel rahatsızlıklar, bu gruptaki ilaçların daha sık reçete edilmesine yol açabiliyor.

İkinci etken ise dönemsel belirsizlik ve ekonomik baskı. Kış aylarında bölgede hayatın durağanlaşması, yaşam maliyetlerinin yükselmesi ve tarım ile turizm sektörlerinde gelirlerin dönemlere göre değişmesi, yerel halkın gelecek kaygısını artıran unsurlar arasında sıralanıyor. Tatil cenneti olarak algılanan bu kentlerde yaşayanların taşıdığı görünmeyen yükün, resmi reçete kayıtlarına da yansıdığı değerlendiriliyor.

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’in kırsal yerleşimleri

Türkiye’deki halk sağlığı göstergelerinde kaygı ve stres düzeyinin en düşük olduğu bölgeler arasında Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz’in kırsal yerleşimleri öne çıktı. Doğayla iç içe yaşamın sürdüğü, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu ve geleneksel tüketim alışkanlıklarının korunduğu bu kentlerde kişi başına düşen antidepresan reçetesi ülke ortalamasının belirgin biçimde altında kaldı.

Uzmanlar, ilaç tüketim istatistiklerinin toplumdaki depresyon veya mutsuzluk düzeyini tek başına göstermediğinin altını çiziyor. Şehirler arasındaki reçete verilerinin; tıbbi gerekçeler, nüfusun yaş dağılımı ve sağlık hizmetlerine erişim olanaklarıyla birlikte ele alınması gerekiyor.

TÜİK mutluluk verileri ve stres sıralaması

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) paylaştığı 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 yaş ve üzerindeki bireyler arasında mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı 3,7 puan artarak yüzde 53,3’e çıktı. Bu verilerin gündeme geldiği dönemde, Türkiye’nin en stresli şehirlerine ilişkin bir sıralama da sosyal medya platformlarında dolaşıma girdi ve vatandaşlar arasında geniş yankı buldu.

Şehirlerdeki yaşam koşulları, trafik yoğunluğu, nüfus baskısı ve hayat pahalılığı gibi ölçütlerin değerlendirildiği sıralamada İstanbul ilk sırada gösterildi. Çalışmanın sonuçları, büyükşehir temposunun oluşturduğu baskıyı şehirler üzerinden ele aldı. Yoğun nüfus, ulaşım sorunları ve artan geçim giderleri, büyük kentlerde yaşayanların günlük hayatındaki başlıca stres kaynakları olarak öne çıktı.