Haberin öne çıkan noktaları
- Ege ve Doğu Akdeniz’de artan gerilim işaretlerinin ardından Atina yönetimi, Türkiye ile ilişkilerde yaşanabilecek dört farklı kriz ihtimalini değerlendiriyor. Olası senaryolar arasında araştırma gemisi faaliyetleri, balıkçı tekneleri, dron uçuşları ve İsrail’den alınacak hava savunma sistemi bulunuyor.
Ege ve Doğu Akdeniz’de karşılıklı deniz parkı ilanlarının ardından Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde yeni gerilim ihtimalleri tartışılmaya başlandı. Yunanistan yönetiminin, Ankara’nın adaların silahsızlandırılması ve Ege’deki “gri bölgeler” konusundaki tezlerini yeniden gündeme taşıması üzerine sahada yaşanabilecek gelişmelere yönelik dört ayrı kriz senaryosu üzerinde çalıştığı bildirildi.
Dört Kriz İhtimali
Atina’nın değerlendirdiği ilk senaryo, 2020 yılında yaşanan Oruç Reis krizinin benzerinin tekrarlanması. O dönemde Oruç Reis araştırma gemisinin Meis’in güneyi ile Rodos ve Kerpe’nin doğusunda faaliyet yürütmesi, yeni senaryonun temel örneği olarak ele alınıyor. Türkiye’nin Ege veya Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın tartışmalı kabul ettiği bir bölgeye yeniden araştırma gemisi göndermesi durumunda, iki ülke arasında benzer bir gerilimin ortaya çıkabileceği öngörülüyor.
İkinci ihtimal, Türk balıkçı teknelerinin Yunanistan’ın kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi olarak gördüğü alanlarda çalışması. Özellikle Ege’de yaşanabilecek böyle bir faaliyetin, Atina ile Ankara arasında yeni bir anlaşmazlık başlığı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Üçüncü senaryo ise Türkiye’nin insanlı savaş uçakları yerine dronlarla, Yunanistan’ın hava sahası olarak nitelendirdiği bölgelerde uçuşlarını sürdürmesi üzerine kuruluyor. Atina’nın bu durumda Ankara’ya açık bir uyarı yöneltebileceği, hatta bir dronun düşürülmesini gündemine alabileceği belirtiliyor. Böyle bir adımın ardından Türkiye’nin karşılık vermesi halinde krizin kısa sürede büyüyebileceği ifade ediliyor.
Daha uzun vadeli dördüncü senaryo, Yunanistan’ın İsrail’den tedarik edeceği “Aşil’in Kalkanı” hava savunma sisteminin 2027 yılında teslim edilmesiyle ilgili. Sistemin Yunanistan’a ulaşmasının Ankara’da rahatsızlık yaratabileceği ve ikili ilişkilerdeki gerilimi artırabileceği öne sürülüyor. Ancak bu ihtimalin, diğer üç senaryoya göre daha uzak bir olasılık olduğu vurgulanıyor.
Karasuları ve İletişim Hattı
Atina’nın, Türkiye ile gerilimin tırmanması halinde Girit’in güneyindeki karasularını 12 deniz miline çıkarma seçeneğini de değerlendirdiği iddia edildi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından Ankara’ya geçen hafta gönderilen diplomatik notada, ülkenin karasularını 12 mile genişletme hakkını saklı tuttuğuna ilk kez açık biçimde işaret edildiği belirtildi.
Gerilim ihtimalleri gündemde olsa da Ankara ile Atina arasındaki iletişim kanallarının açık tutulduğu kaydedildi.
Adaların Ekonomik Gerçeği
Atina yönetimi zaman zaman “Türkiye tehdidi” söylemini öne çıkarsa da Yunanistan kamuoyunun önceliklerinin farklı olduğu görüldü. SL Press haber analiz sitesinin aktardığı ankete göre, Türk-Yunan ilişkilerini ülkenin “en önemli sorunu” olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 2.1’de kaldı. Hayat pahalılığı ise yüzde 48.7 ile açık ara en önemli gündem maddesi oldu. Bu sonuçlar, Yunan halkının jeopolitik başlıklardan ziyade günlük ekonomik sorunlara odaklandığını ortaya koydu.
SL Press, anketin sonuçlarının Türk turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Ege adalarındaki ekonomik durumla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Kapıda vize uygulamasından yararlanan Midilli, Sakız, Sisam, Limni, İleryoz, Kalimnos, İstanköy, Rodos, Sömbeki ve Meis’te Türk ziyaretçilerin turizm ekonomisi açısından önemli bir paya sahip olduğu belirtildi.
Türk turistlerin adalara gelişlerinin durması halinde restoranlar, küçük işletmeler, feribot şirketleri ve turizm sektörünün diğer unsurlarının doğrudan zarar görebileceği vurgulandı. Bu nedenle bazı Yunan adaları için “Türk turistlere bağımlı” ve “ekonomik rehine” ifadeleri kullanıldı.


Yorumlar 0