KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son üç yıldır süren sakin dönem, Girit’ten GKRY ve İsrail’e uzanması planlanan deniz altı elektrik kablosu projesiyle yeniden sınanabilir. Atina, olası bir gerilime karşı sahil güvenlikten donanmaya uzanan üç aşamalı plan hazırlarken Fransa ve uluslararası aktörlerin desteğine güveniyor.

Türkiye ve Yunanistan arasında yaklaşık üç yıldır devam eden sakin ilişkiler dönemi, son gelişmelerle birlikte yeniden dalgalanma işaretleri vermeye başladı. İki ülke arasındaki ilişkileri sınaması beklenen başlıca konu ise Girit Adası’ndan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY), ardından İsrail’e uzanacak deniz altı kablolu elektrik bağlantısı projesi olacak. Great Sea Interconnector (GSI) adı verilen proje, Doğu Akdeniz’deki enerji bağlantısının yanı sıra Ankara ile Atina arasındaki mevcut hassas dengeleri de yeniden gündeme taşıyabilir.

Fransa destekli bağlantı

Türkiye’nin itirazları nedeniyle yaklaşık iki yıl önce askıya alınan GSI projesi, Atina tarafından yeniden başlatılmak isteniyor. Yunanistan, bu kez Fransa’nın desteğini de arkasına alarak ilerlemeyi ve deniz altı kablosunun döşenmesi çalışmalarına yıl sonuna kadar yeniden başlamayı hedefliyor.

Yunan basınında yer alan değerlendirmelere göre Atina, kablo projesinin yeni bir krize dönüşmesini önlemek amacıyla hem siyasi hem de sahadaki aktörlerden destek almayı planlıyor. Siyasi düzeyde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, projenin çoğunluk hissesini satın alan Fransız Meridiam şirketinin ise sahadaki sürecin yürütülmesinde rol üstlenmesine güveniliyor. Konunun, gelecek hafta New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında bir araya gelmesi beklenen Macron ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmede gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Üç aşamalı gerilim planı

Atina’nın, diplomatik girişimlere rağmen Ankara ile ilişkilerin yeniden gerilmesi ihtimaline karşı üç aşamalı bir plan oluşturduğu aktarılıyor. İlk aşamada Türk Sahil Güvenlik unsurlarının projenin bulunduğu bölgeye gelmesi olasılığı değerlendiriliyor. Yunanistan’ın bu duruma aynı düzeyde, yani Sahil Güvenlik unsurlarıyla karşılık vermesi öngörülüyor.

Gerilimin bu adımla yatışmaması durumunda ikinci aşamaya geçilecek. Bu aşamada iki ülkenin Dışişleri ve Savunma bakanlıkları arasındaki diplomatik iletişim kanallarının devreye alınması planlanıyor. Atina’nın değerlendirdiği üçüncü ve en sert senaryo ise Türkiye’nin bölgeye savaş gemileri göndermesi. Böyle bir gelişme yaşanması halinde Yunan Deniz Kuvvetleri’nin de sahaya çıkarılması öngörülüyor.

Yunanistan, tansiyonun yükselmesi halinde yalnızca Fransa’nın desteğine başvurmayı değil, Washington yönetimi, Avrupa Komisyonu ve NATO’yu da sürece dahil etmeyi hedefliyor. Atina, bu aktörlerin desteğiyle Türkiye üzerindeki uluslararası baskıyı artırmayı ve GSI projesi nedeniyle ortaya çıkabilecek krizin daha geniş bir çatışmaya dönüşmesini önlemeye çalışıyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...