Haberin öne çıkan noktaları
- Yaklaşık beş aylık av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçılar, sezonun ilk gününde Zonguldak’ta yaklaşık 50 ton palamutla kıyıya döndü. İstanbul Hali’ne ulaşan palamut miktarı ise önceki yılların ilk günlerini geride bıraktı.
Denizlerde 15 Nisan’da başlayan av yasağının sona ermesiyle birlikte balıkçılar, yaklaşık beş aylık aranın ardından “Vira bismillah” diyerek denize açıldı. Sezonun ilk av gününü tamamlayan tekneler, kıyıya bereketli bir avla dönerken balıkçılık faaliyetlerinde hamsi ve özellikle palamut öne çıktı.
Zonguldak’ta deniz avcılığının yeniden başlamasıyla denize açılan balıkçılar, yaklaşık 50 ton palamut yakaladı. Avlanan balıklar, Karadeniz kıyısındaki kentlerin yanı sıra büyükşehirlerdeki balık tezgâhlarında da satışa sunuldu. İstanbul Hali’ne bir günde 59 bin 866 kilogram palamut ulaştı. Bu miktar, 2024 yılındaki sezon açılışında hale gelen 4 bin 739 kilogram ve 2022’de kayda geçen 6 bin 523 kilogram palamutun oldukça üzerinde gerçekleşti.
Hamdi Arpa: Son yılların en bereketli sezonu
Gürpınar Balık Hali’nin yönetimini üstlenen İSYÖN A.Ş.’nin Genel Müdürü Hamdi Arpa, sezonun başlamasıyla birlikte palamut avının beklentiler doğrultusunda bol seyrettiğini söyledi. Arpa, geleneksel balıkçılık yöntemleri ve uzatma ağlarıyla palamut avının 15 Ağustos’ta başladığını, av yasağının sona ermesinden önceki bu 15 günlük dönemde de yüksek miktarda balık yakalandığını belirtti.
Arpa’nın paylaştığı verilere göre, palamut bolluğuyla öne çıkan 2022 yılında 15-31 Ağustos tarihleri arasında hale 58 bin 600 kilogram balık getirildi. 2024’ün aynı döneminde bu miktar 37 bin 228 kilogramda kaldı. Bu yıl ise 15 günlük süreçte hale ulaşan palamut miktarı 155 bin 53 kilograma çıktı. Arpa, mevcut rakamın önceki yıllardaki yüksek sezonların yaklaşık üç katına ulaştığını ifade etti.
Gırgır tekneleriyle avlanan palamutların boyunun 35 santimetreye kadar çıktığını aktaran Arpa, sezonun ilk gününde fiyatların bir miktar yüksek olmasının normal olduğunu dile getirdi. Arpa’ya göre 400-500 gram ağırlığındaki balıkların 15-20 gün içinde bir kilograma ulaşması ve fiyatların 100-150 lira aralığında seyretmesi bekleniyor. Bu öngörünün gerçekleşmesi için hava koşullarının bozulmaması ve balıkçıların avlanmayı sürdürebilmesi gerekiyor.
Selim Erdal: Bolluk hem esnafı hem tüketiciyi sevindirdi
İstanbul Kadıköy’deki Özmen Balıkçılık’ın yetkilisi Selim Erdal da palamut miktarındaki artışın hem balıkçı esnafını hem de vatandaşları memnun ettiğini söyledi. İstanbul’daki tezgâhlarda 400 gramlık palamutlar 125-130 lira, yarım kilogramlık palamutlar ise 150 lira fiyatla satılıyor.
Erdal, bolluğun devam etmesi durumunda sezon boyunca balık fiyatlarının mevcut boyut ve seviyelerde kalabileceğini belirtti. Tezgâhlara yönelik ilginin yüksek olduğunu kaydeden Erdal, tüketicilerin ilgisinin ilerleyen günlerde de sürmesini umduğunu ifade etti.
Av sezonunun başlamasıyla hamsinin de tezgâhlarda yer aldığını belirten Erdal, hamsinin kilogram fiyatının şu anda 400 lira olduğunu aktardı. Palamutun bol olması nedeniyle bu yıl hamsi avının biraz daha düşük kalabileceğini söyleyen Erdal, buna rağmen hamsinin avlanmaya devam edeceğini ve ilerleyen günlerde fiyatların 300, hatta 250 liraya kadar gerileyebileceğini tahmin etti.
Taze balık seçerken dikkat edilmesi gerekenler
Metro Türkiye, yeni av sezonunda tüketicilerin balığın lezzetini ve besin değerini güvenli biçimde koruyabilmesi için beş temel noktaya dikkat edilmesini önerdi.
Soğuk zincir ve hijyen: Balık, çevresel koşullardan kolay etkilenen hassas bir gıda olduğu için soğuk zincirin kesintiye uğramadığı, düzenli buzlama yapılan ve gıda güvenliği konusunda güven veren satış noktaları tercih edilmeli.
Tazelik işaretleri: Parlak ve berrak gözler, canlı renkler ve hafif deniz kokusu balığın tazeliğine ilişkin önemli göstergeler arasında bulunuyor. Balığın solungaçlarının da temiz ve canlı olması gerekiyor.
Analiz güvencesi: Balıklar, yaşadıkları suyun ekosisteminden doğrudan etkilendiğinden tüketicilerin ağır metal, parazit ve kimyasal parametreler bakımından gerekli analizleri yapılan ürünleri seçmesi önem taşıyor. Bu analizlerin, balığın insan sağlığı açısından güvenli seviyelerde olduğunu doğrulaması gerekiyor.
Süreçte uzmanlık ve denetim: Ürünün kabulünden satış reyonuna ulaşmasına kadar geçen tüm aşamalarda gıda güvenliği ve hijyen şartlarının uygulandığı, süreçlerin kalite güvence uzmanları tarafından denetlendiği işletmelere öncelik verilmesi tavsiye ediliyor.
İzlenebilirlik ve sürdürülebilirlik: Balık stoklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için av ve boy yasaklarına uygun şekilde tutulmuş ürünler seçilmeli. Balığın ne zaman, nerede ve kim tarafından avlandığının bilinebildiği, QR barkod üzerinden izlenebilen ürünler sürdürülebilirlik açısından öne çıkıyor.


Yorumlar 0