Haberin öne çıkan noktaları
- 2027 bütçesi için 10 milyar euroluk tasarruf ve ek gelir paketi üzerinde anlaşamayan Belçika koalisyonunda Başbakan Bart De Wever istifasını sundu. Kral Philippe kararını erteleyerek partiler arasında yeni görüşmeler başlatılmasını istedi.
Belçika'da 2027 yılı bütçesinin hazırlanması için yürütülen görüşmeler, hükümet ortaklarının harcama kesintileri ve vergi artışları konusunda uzlaşamaması üzerine siyasi krize dönüştü. Beş partili koalisyonun üzerinde anlaşamadığı başlıca konu, kamu maliyesini güçlendirmek amacıyla planlanan 10 milyar euroluk tasarruf ve ek gelir paketi oldu.
Yüksek bütçe açığı ve büyüyen kamu borcu nedeniyle mali disiplini sağlamaya çalışan hükümette, paketin mali yükünün kimler tarafından üstlenileceği tartışma yarattı. Koalisyon ortakları, bütçeyi dengeleyecek önlemlerin kapsamı ve uygulanma biçimi konusunda ortak bir tutum geliştiremedi.
Aylar süren müzakereler istifayla sonuçlandı
Başbakan Bart De Wever'in liderliğindeki Flaman milliyetçisi N-VA ile liberal MR, kamu harcamalarının azaltılmasını savundu. Sağlık harcamalarında kesinti yapılması da değerlendirilen seçenekler arasına girdi. Koalisyonun sosyalist ve merkezci ortakları ise daha yüksek gelir ve servet sahibi kesimlerden daha fazla vergi alınmasını istedi.
Aylar boyunca süren müzakerelerden sonuç alınamaması, hükümet içindeki görüş ayrılıklarını giderek derinleştirdi. Son görüşme turunda da uzlaşma sağlanamayınca De Wever, 2 Kasım'da istifasını Kral Philippe'e sundu. Böylece ekonomik önlemler konusunda başlayan anlaşmazlık, hükümetin geleceğini doğrudan etkileyen bir siyasi krize dönüştü.
Kral Philippe, başbakanın istifasını hemen kabul etmedi ve kararını erteledi. Kraliyet Sarayı, koalisyon partilerinin liderleriyle yeni görüşmeler yapılacağını duyurdu. Bu adımın ardından gözler, hükümet ortaklarının bütçe konusunda uzlaşma sağlayıp sağlayamayacağına çevrildi.
2029 hedefi borç ve faiz baskısıyla sınanıyor
Belçika yönetimi, 2029 yılına kadar bütçe açığını kontrol altına alacak bir mali plan oluşturmayı hedefliyor. Ancak harcama kesintileriyle vergi artışları arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda anlaşma sağlanamaması, 2027 bütçesinin kabul edilmesini zorlaştırıyor.
Ülkenin mali görünümüne ilişkin baskının önemli nedenleri arasında yüksek kamu borcu ve bütçe açığı bulunuyor. Avrupa Komisyonu tahminlerine göre Belçika'nın kamu borcunun millî gelire oranının 2026'da yüzde 110'u aşması, bütçe açığının ise yüzde 5,2 düzeyine çıkması bekleniyor. Bu tahminler, Avrupa Birliği'nin kamu borcu için belirlediği yüzde 60 ve bütçe açığı için öngördüğü yüzde 3 referans değerlerinin oldukça üzerinde.
Belçika, Fransa ve İtalya'yla birlikte kamu maliyesi bakımından Avrupa'da en fazla baskı altındaki büyük ekonomiler arasında gösteriliyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş de hükümetin mali hareket alanını daraltıyor. Borçlanma maliyetleri arttıkça bütçeden faiz ödemelerine ayrılması gereken tutar büyüyor; sağlık, altyapı ve savunma gibi alanlara kaynak ayırmak ise zorlaşıyor.
De Wever, gerekli adımlar atılmazsa Belçika'nın mevcut borçlarının faizini ödeyebilmek için yeniden borçlanmak zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bu risk, 10 milyar euroluk paketin hangi kesimlere nasıl yansıtılacağına ilişkin tartışmaların hükümet açısından önemini artırıyor.
6 Kasım'daki görüşme hükümetin geleceğini belirleyebilir
De Wever'in 6 Kasım Cuma günü Kral Philippe tarafından yeniden kabul edilmesi planlanıyor. Bu tarihe kadar bütçe üzerinde anlaşma sağlanması, mevcut hükümetin görevini sürdürmesine imkân verebilir. Görüşmelerden sonuç çıkmaması ve kralın istifayı kabul etmesi halinde yeni bir koalisyon kurulması ya da erken seçime gidilmesi seçenekleri gündeme gelebilir.
Başbakanın istifasını sunmuş olması, hükümetin görevden ayrıldığı veya erken seçim kararı alındığı anlamına gelmiyor. Bütçe müzakerelerinin sonuçsuz kalması halinde Belçika'nın 2027 yılına geçici harcama kurallarıyla başlaması da olası senaryolar arasında. Bu sistemde kamu kurumlarının aylık harcamaları, önceki yıl için onaylanan bütçenin belirli bir bölümüyle sınırlandırılıyor.
Siyasi belirsizliğin uzaması, Belçika'nın bütçe politikalarına duyulan güveni ve tahvil piyasalarındaki risk algısını etkileyebilir. Avrupa'nın önemli finans ve yönetim merkezlerinden biri olan ülkedeki gelişmeler, kamu borcu yüksek diğer euro Bölgesi ekonomileri tarafından da yakından izleniyor.


