KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla işverenlerin kullandığı dijital takip yazılımları, klavye hareketlerinden ekran görüntülerine kadar pek çok veriyi kaydedebiliyor. Araştırmalar ise hibrit çalışmanın performansı düşürmediğini, çalışanların işte kalma oranını artırabildiğini gösteriyor.

Uzaktan çalışma, çalışanlara işe gidiş geliş trafiğinden kurtulma ve zamanı daha esnek kullanma imkânı sunuyor. Ancak çalışanların performansını uzaktan değerlendirme kaygısı, işverenlerin dijital takip araçlarına yönelmesine de yol açıyor.

Bu araçlar, bilgisayar başında geçirilen süreden kullanılan uygulamalara ve ziyaret edilen internet sitelerine kadar farklı verileri kaydedebiliyor. Bazı yazılımlar ekran görüntüsü alabiliyor, klavye ve fare hareketlerini izleyebiliyor, çalışanın ne kadar süre hareketsiz kaldığını belirleyebiliyor. Etkinlik düzeyini puanlayan sistemler de bulunuyor.

İş dünyasında “bossware” adı verilen çalışan izleme yazılımları, uzaktan çalışmayla ilgili tartışmaların öne çıkan konularından biri haline geldi. ActivTrak, Teramind ve Hubstaff, bu amaçla kullanılan yazılımlar arasında yer alıyor.

Pandemi döneminde milyonlarca kişinin yaşamına giren evden çalışma, sabah ve akşam trafiğinde zaman kaybetmeme ve günlük programı daha esnek düzenleme gibi avantajlar sağladı. Buna karşın çalışanları fiziksel olarak göremeyen yöneticilerin performans değerlendirmesine ilişkin endişeleri, dijital denetim uygulamalarının yaygınlaşmasında etkili oldu.

Microsoft’un 11 ülkede 20 bin çalışanla yaptığı araştırmada, uzaktan çalışanların yüzde 86’sı kendisini daha üretken hissettiğini belirtti. Ekiplerinin üretkenliğine tamamen güvendiğini söyleyen yöneticilerin oranıysa yüzde 12’de kaldı. Araştırma sonuçları, çalışanların verimlilik algısıyla yöneticilerin bu konudaki güveni arasında belirgin bir fark bulunduğunu gösteriyor.

Ancak evden çalışmanın performansı mutlaka düşürdüğü yönündeki kaygılar bilimsel bulgularla her durumda örtüşmüyor. Stanford Üniversitesi’nin 2024’te yürüttüğü araştırmada, seyahat şirketi Trip.com’da çalışan 1.612 kişi incelendi. Haftada iki gün evden, üç gün ofisten çalışanlarla beş gün boyunca ofise giden çalışanların sonuçları karşılaştırıldı.

Çalışma, hibrit modelin performansı olumsuz etkilemediğini ve bu düzende çalışanların terfi oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Hibrit çalışanlarda işten ayrılma oranı da üçte bir azaldı. Bulgular, bu çalışma biçiminin şirketlere çalışanları elde tutma ve işe alım maliyetlerini azaltma bakımından katkı sağlayabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte sonuçlar, bütün meslekler için ya da tamamen uzaktan çalışma düzeninde aynı etkinin görüleceği anlamına gelmiyor.

Çalışan performansını yalnızca bilgisayar başında geçirilen süreyle ölçmek yerine tamamlanan projeler, işin niteliği, teslim tarihlerine uyum ve müşteri memnuniyeti gibi göstergeleri değerlendirmek gerektiği vurgulanıyor.

Levent Ertem’in değerlendirmesinde, İngiltere’nin veri koruma kurumu Information Commissioner's Office (ICO), çalışanların dijital olarak izlenmesinde şeffaflık, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine dikkat çekiyor. Ekranların sürekli denetlenmesi, performans ölçümünün sınırlarını aşarak çalışanların özel hayatının ihlal edilmesi riskini doğurabiliyor.

İşverenlerin, çalışanların görevlerini yerine getirip getirmediğini bilmek istemesi anlaşılabilir bir beklenti. Ancak bu ihtiyacın karşılanması için sürekli dijital gözetimin gerekli olup olmadığı tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

Gazetecilik, yazılım ve reklamcılık gibi yaratıcılığın önemli olduğu alanlarda üretkenliği klavye ve fare hareketleriyle ölçmek özellikle güç. Bir gazetecinin haber hazırlarken yürüttüğü çalışma ya da bir reklamcının yaratıcı fikir geliştirme süreci, bilgisayar başında geçirilen zaman ve tuş vuruşlarının sayısıyla doğrudan değerlendirilemiyor.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...