KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Orta Doğu’da artan gerilim ve arz güvenliğine ilişkin kaygılar Brent petrolü yüzde 2,8 yükselterek 116,93 dolara taşıdı. Fiyat, mayıs ayından bu yana ilk kez 117 dolar sınırına yaklaşırken Libya’daki üretim düşüşü de piyasadaki endişeleri artırdı.

Orta Doğu’da yeniden tırmanan gerilim, petrol arzının kesintiye uğrayabileceği endişesiyle küresel fiyatları yukarı çekti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırı ihtimalinin gündeme gelmesi ve Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırılar piyasalardaki tedirginliği artırırken Brent petrol, İran savaşı sırasında gördüğü zirve seviyelere yaklaştı.

Cuma günü Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 2,8 değer kazanarak varil başına 116,93 dolara çıktı. Böylece fiyatlar mayıs ayından bu yana ilk kez 117 dolar düzeyine yaklaşırken Brent’in haftalık artışının yüzde 5’i aşması bekleniyor.

ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün vadeli kontratları da yüzde 3 yükseldi ve varil başına 102,46 dolara ulaştı. WTI’da haftalık yükselişin yüzde 1’in üzerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

ING analistleri, petrol fiyatlarındaki yükselişin mevcut arz-talep dengesinden ziyade ileride ortaya çıkabilecek tedarik sorunlarına yönelik kaygılarla bağlantılı olduğunu belirtti. Basra Körfezi’nde çatışmaların yeniden yoğunlaşması, petrol sevkiyatını tehlikeye atabilecek başlıca risklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bölgeden petrol akışı şu ana kadar büyük ölçüde korunmuş olsa da olası bir askeri tırmanışın küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısı yapıldı. Son dönemde toparlanan sevkiyatın devam edip edemeyeceğine ilişkin soru işaretleri de bu nedenle güçlendi.

Deniz taşımacılığı verilerine dayanan değerlendirmelere göre Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatı, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik ortak saldırılarından önceki seviyelerin üzerine çıktı. Bölgede yeni bir askeri gerilim yaşanması durumunda bu toparlanmanın kesintiye uğrayabileceği düşünülüyor.

Fiyatları etkileyen bir başka gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni askeri operasyon seçeneklerini değerlendirdiğine ilişkin iddialar oldu. Bu hafta uluslararası basına yansıyan bilgilere göre Washington ve Tel Aviv yönetimleri, kasım ayında yapılacak ABD ara seçimlerinin ardından İran’a yeni saldırılar düzenlenmesi ihtimalini ele alıyor.

Wall Street Journal’ın haberine göre İran yönetimi, olası saldırılara karşılık vereceğini belirterek ekonomik ve sivil hedeflerin de misilleme kapsamında olabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklamalar, Orta Doğu’daki enerji üretimi ve taşımacılığının daha fazla riskle karşılaşabileceği endişesini besledi.

Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları da bölgesel tansiyonu yükselten gelişmeler arasında yer aldı. Saldırıların sürmesi üzerine devlet petrol şirketi Saudi Aramco, perşembe günü Bahreyn yakınlarındaki Dahran kentinde bulunan genel merkezinin tahliye edilmesi talimatını verdi.

Aramco genel merkezine yönelik tahliye kararı, dünyanın önde gelen petrol ihracatçılarından Suudi Arabistan’ın enerji altyapısının güvenliğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme taşıdı.

Arz endişelerini artıran bir diğer gelişme Libya’da yaşandı. Reuters’ın Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı’na dayandırdığı habere göre Hamada ve Tahara petrol sahalarını Zaviye Limanı’na bağlayan boru hattındaki bir vananın kapatılması, her iki sahadaki üretimin azalmasına yol açtı.

Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin yanı sıra Libya’daki üretim kaybı da küresel petrol arzına ilişkin belirsizlikleri artırdı. Piyasalarda fiyatların yönü, bölgedeki çatışmaların seyri ve petrol sevkiyatının sürdürülebilirliğine ilişkin gelişmelerle yakından izleniyor.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...