Büyükada Rum Yetimhanesi Arşiv Projesi, Büyükada Rum Yetimhanesi'nin ortak hafızasını geliştirmek ve kültürel mirasa katkıda bulunmak için 18 ay sürecek yolculuğuna başladı. Projenin ilham kaynağı olarak Büyükada Rum Yetimhanesi Sergisi ise Büyükada Müzesinde 22 Mayıs'ta kapılarını açtı ve sergi, bir yıl boyunca yetimhanenin ortak kültürel mirasını paylaşmak için ziyaretçilerine kapılarını açık tutacak.

Dijital ve Sözlü Bir Tarih Arşivi

Büyükada Rum Yetimhanesi Arşiv Projesi: Çoğulcu Hafıza, Sosyal Tarih, Kültürel Miras, Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme 2025-2027 Hibe Programı kapsamında destekleniyor. Projede görev alacak araştırmacılar ise Fener Rum Patrikhanesi Avlusunda Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı bünyesinde Özgür Kaymak, Seda Naniç, Elif Kevser Özer ve İlay Romain Örs'ten oluşuyor. Büyükada Rum Yetimhanesi'nin "arşivsel yıkım" riskine karşı başlatılan proje 18 ay sürecek. Proje kapsamında Büyükada Rum Yetimhanesi hakkında bilgi, belge, obje ve anlatıları içeren bir dijital ve sözlü tarih arşivi oluşturulması hedefleniyor.

KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Proje kapsamında yürütülen Büyükada Rum Yetimhanesi Sergisi'nde ise yetimhanedeki öğrencilere ait ayakkabılar, kalemler, defterler ve okula ait bazı eşyalar sergileniyor.

Projeye Katkıda Bulunulabilir

Proje Mart 2026 - Eylül 2027 tarihleri arasında yürütülecek. Büyükada Rum Yetimhanesi'nin ortak hafızasının geliştirilmesine katkıda bulunmak isteyenler ise yetimhanearsivi@gmail.com e-posta adresi üzerinden proje sorumlularıyla iletişime geçebilecek.

Büyükada Rum Yetimhanesi

Avrupa'nın en büyük ahşap binası olan Rum Yetimhanesi, yirmi bin metrekarelik alanıyla beş kata ve iki yüz altı odaya sahip. 1898 yılında bir otel ve kumarhane olarak inşa edildi ancak Osmanlı yönetimi, adanın ahlakını bozacağı gerekçesiyle binaya ruhsat vermedi ve bina yıllarca boş kaldı. 1903 yılında banker bir aileden gelen Eleni Zarifi, binayı satın alarak Rum Patrikhanesi'ne bağışladı. Aynı yıl Sultan Abdülhamid'in katıldığı bir törenle bina, yetimhaneye dönüştürüldü. Birinci dünya Savaşı sırasında yetimhanedeki çocuklar Heybeliada'ya nakledildi ve binanın işlevi bir süreliğine değişti. Bina savaştan sonra da yetimhane olarak varlığını sürdürdü. 1964 yılında Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki gerginlik artınca ve yetimhaneye yapılan bağışlar azalınca binanın kapısına mühür vuruldu. O sırada yetimhanede yaşayan 170 çocuk dağılmak zorunda kaldı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...