KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Yazar ve yayıncı Cem Akaş, Üsküdar’daki Marmara İlahiyat Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’na defnedildi. Törene ailesinin yanı sıra edebiyat ve kültür sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Yazar ve yayıncı Cem Akaş için Üsküdar’daki Marmara İlahiyat Camisi’nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törenin ardından Akaş’ın naaşı Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Annesi Nüvit Akaş, kardeşi Derya Akaş ve eşi Esra Özdoğan Akaş başta olmak üzere aile yakınları, cenazede taziyeleri kabul etti.

Akaş’ı son yolculuğunda oyuncu Selma Ergeç, Can Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Can Öz, şair ve yazar Sunay Akın, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Yürütme Kurulu Başkanı Görgün Taner ve yazar Yekta Kopan da yalnız bırakmadı. Kültür ve sanat çevrelerinden çok sayıda isim de törene katılarak Akaş’ı andı.

Özalp Birol: 32 yıllık dostluğumuz vardı

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Özalp Birol, Akaş’la 1994’te Yapı Kredi Bankası’nda Reklam, Halkla İlişkiler, Kültür ve Sanat Bölüm Başkanı olarak görev yaptığı dönemde tanıştığını anlattı. Birol, Enis Batur’un kendisine çok genç ve yetenekli bir editörü bulduğunu, Akaş’la 32 yıl boyunca abi-kardeş yakınlığında bir dostluk sürdürdüklerini söyledi. Tanıştıklarında da kabiliyetli olan Akaş’ın zaman içinde kendisini daha da geliştirdiğini belirtti.

Akaş’ın New York’taki Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık bünyesinde başarılı işlere imza attığını aktaran Birol, daha sonra kendi yayınevini kurduğunu ve “Hayat Bilgisi” adıyla küçük ölçekli bir özel okul girişiminde bulunduğunu kaydetti. Akaş’ın ardından Koç Üniversitesi yayınlarının başına geçtiğini, bildiği kadarıyla 2018’den itibaren de Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştığını ifade etti.

Birol, Akaş’ı hayatında tanıdığı en nazik, zeki, donanımlı ve entelektüel kişilerden biri olarak nitelendirdi. Kaybının yalnızca ailesi için değil, başta edebiyat olmak üzere Türkiye’nin kültür ve sanat çevreleri için de büyük bir yitim olduğunu dile getiren Birol, Akaş’ı çok özleyeceklerini belirterek rahmet ve cennet dileklerini paylaştı.

Nedret İşli: Yayın dünyasına kattıkları yaşayacak

Turkuaz Sahaf’ın sahibi, yazar, editör ve yayıncı Nedret İşli, Akaş’la 1998-2001 yılları arasında Yapı Kredi Yayınları’nda birlikte çalıştıklarını söyledi. O dönemde Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi’nde kütüphaneci olduğunu aktaran İşli, Akaş’ın Enis Batur’un yardımcılığını yaptığını ve parlak editörler arasında yer aldığını anlattı. İşli, Şevket Rado’nun Akşam gazetesinde yayımlanan günlük yazılarını kütüphaneci olarak kendisinin toparladığını, Akaş’ın da kitapta editörlük yaptığını belirterek bu çalışma vesilesiyle ortak mesai yürüttüklerini kaydetti.

İşli, Akaş’ı kendine özgü bir kişilik olarak tanımladı. Başka bir ülkede, Batı’da yazar ve çizer olarak yaşaması durumunda çok farklı bir noktaya ulaşabileceğini düşündüğünü ifade eden İşli, Akaş’ın üretimleriyle ve yayın dünyasına kazandırdıklarıyla yaşamayı sürdüreceğini söyledi. Onun adını, anısını ve eserlerini yaşatmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirten İşli, Akaş’ı can dostu ve harika bir insan olarak andı.

Recep Ayyılmaz: Avangart ve risk alan bir yazardı

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Başrejisörü Recep Ayyılmaz, arkadaşı Akaş’ın çok değerli bir edebiyat insanı olduğunu söyledi. Onu avangart, risk almaktan çekinmeyen ve başkalarına benzemeyen bir yazar olarak tanımlayan Ayyılmaz, çalışmalarını hayranlıkla izlediğini ifade etti.

Ayyılmaz, Akaş’ın oğlunu geçen hafta kaybettiğini, “Sevgili Can” diye andığı çocuğun eline doğduğunu belirterek yaşananların art arda gelen travmatik bir durum olduğunu dile getirdi. Akaş’ın 58 yaşında olduğunu hatırlatan Ayyılmaz, bu sürenin çok kısa olduğunu ve onun edebiyat dünyasına önemli katkılar sunan bir sanat insanı olduğunu söyledi; arkadaşını sevgi, saygı ve üzüntüyle andı.

Zülfü Livaneli: Büyük bir trajedi yaşandı

Cenazeye katılan sanatçı Zülfü Livaneli, Akaş’ın oğlunun geçen hafta aynı yerde uğurlanmasının ardından bu kez babasının cenazesinde bulunmanın büyük bir trajedi olduğunu söyledi. Ailenin, Akaş’ın eşi ve annesinin de katlandığı acıya dikkat çeken Livaneli, böyle bir kaybın nasıl taşınabileceğini bilmediğini ifade etti.

Akaş’ın son dönemde redaksiyonunu yaptığı kitabın kendisine ait olduğunu ve ikilinin sürekli çalışıp her gün haberleştiğini aktaran Livaneli, Türkiye’nin kibar, nazik, centilmen ve asil bir dostu kaybettiğini belirtti. Akaş’ın yazar, müzisyen ve yayıncı kimliğiyle de önemli bir isim olduğunu söyleyen Livaneli, onun uzun süre hastalıkla mücadele ettiğini hatırlattı. Doğanın insan ölçülerine göre işlemediğini dile getirerek aileye sabır dileyen Livaneli, Akaş’ı rahmetle andı.

Can Öz: Hakiki bir entelektüeli kaybettik

Can Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Can Öz, yaşadıkları yasın yanı sıra Akaş’ın Türkiye için öneminin de hatırlanması gerektiğini söyledi. Öz, Akaş’ı kendisinden çok başkalarıyla ilgilenen, sürekli çalışan ve kendisini yazıya, sanata ve edebiyata adayan; benzeri az bulunan, çok değerli bir entelektüel olarak tanımladı. Onun trajedisinden çok, ileride anlaşılacak değerine ve bu nitelikteki insanların Türkiye için taşıdığı öneme dikkat çekmeye çalışacaklarını ifade etti.

Akaş’ın beş yıldır pankreas kanseri tedavisi gördüğünü belirten Öz, onu çok iyi bir yazar ve editör olmasının yanı sıra yazı ve çizgi için yaşayan, başkalarına katkı sunan ve kendisini öne çıkarmayan gerçek bir entelektüel olarak andı.

Cem Akaş’ın yaşamı ve eserleri

Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in torunu olan ve Serdengeçti ailesinden gelen Cem Akaş, 1968’de Almanya’nın Mannheim kentinde dünyaya geldi ve 1974’e kadar burada yaşadı. İlkokul döneminde Türkiye’ye gelen Akaş, ailesiyle İzmit’e yerleşti. Seka İlkokulu’ndan mezun olduktan sonra Robert College’de yatılı eğitim gördü.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği eğitimine başlamasıyla İstanbul’a taşınan Akaş, aynı üniversitede siyaset bilimi alanında yüksek lisans çalışmalarına yöneldi. Eğitimini ABD’deki Columbia Üniversitesi’nde siyaset kuramı üzerine sürdürdü. Doktorasını 2004’te Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde tamamladı. Yayımlanan ilk öyküsünün adı “Gerçeğin Öte Yanında” oldu.

Akaş, 1993-1994 yıllarında TRT 2’de “Okudukça” programını hazırlayıp sundu. 1992-2004 arasında Yapı Kredi Yayınları’nda farklı görevlerde çalıştı; Sabancı Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık dersleri verdi, serbest editörlük ve çevirmenlik yaptı. 2005’te G Yayın Grubu’nu kurdu. 2011’de Ku-Ko Kurgu kolektifini hayata geçiren Akaş, kolektifin merkez komitesinde de yer aldı.

2013’te kültür endüstrisi, kültür ve yaşama kültürü alanlarında dersler sunan Hayat Bilgisi’nin kurucuları arasında bulunan Akaş, Eylül 2014’te Koç Üniversitesi Yayınları’nın yönetici direktörlüğünü üstlendi. Mart 2018’den itibaren Can Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Fotoğraf sanatçısı Esra Özdoğan ile evliydi.

Akaş’ın öykü ve denemeleri ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, İspanya, Kanada, Macaristan ve Yunanistan’da yayımlandı. Başlıca eserleri arasında “Noktanın Kesişimleri Antolojisi” (1990), “7”, “Gizli Hava Müzesi”, “Olgunluk Çağı Üçlemesi”, “Gitmeyecekler İçin Urbino”, “Tekerleksiz Bisikletler”, “Sincaplı Gece”, “Zamanın En Kısa Hali” ve “Ofelya” bulunuyor.