Gençlerbirliği-Fenerbahçe karşılaşmasında tribünde Fenerbahçe forması giyen küçük yaştaki bir çocuğun formasının çıkarılmasıyla gündeme gelen Ş.A., hakkında verilen ev hapsi kararının ardından sessizliğini bozdu. Sosyal medya hesabından bir video yayımlayarak yaşananları kendi açısından anlatan Ş.A., olayın kamuoyuna yansıyan kısa görüntülerden ibaret olmadığını savundu. Çocuğa veya babasına fiziksel müdahalede bulunmadığını belirten Ş.A., tribünde yaşanabilecek daha büyük bir gerginliği önlemek amacıyla hareket ettiğini ileri sürdü.
“Hiçbir şey göründüğü gibi değil”
Olayın ardından sosyal medyada kendisine yönelik yoğun tepki oluştuğunu belirten Ş.A., açıklamasında öncelikle görüntülerin olayın tamamını göstermediğini savundu. Yaşananları ilk kez yalnızca sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerinden izleyen bir kişinin kendisine tepki göstermesini anlayabileceğini söyleyen Ş.A., “Hiçbir şey göründüğü gibi değil. O görüntülere bakıldığı zaman ben de ilk kez seyredecek olsam aynı sizin gösterdiğiniz tepkiyi gösteririm” ifadelerini kullandı.
Ş.A.’nın anlatımına göre karşılaşma öncesinde tribünlerde farklı takım taraftarlarının bulunması konusunda bazı tartışmalar yaşanabileceği yönünde endişeler vardı. Uzun yıllardır Gençlerbirliği tribünlerinde bulunan bir isim olduğunu belirten Ş.A., bu nedenle ortamın kontrol altında tutulması gerektiğini düşündüğünü ve olası bir tartışmanın büyümemesi için devreye girdiğini söyledi.
“Doğacak bir gerginliğe engel olmak adına müdahale ettim”
Ş.A., tribünde Fenerbahçe forması bulunan bir çocuğun bulunduğunun kendisine iletilmesinin ardından olay yerine gittiğini ve çocuğun babasıyla konuştuğunu anlattı. Kendisinin doğrudan çocuğa yönelik bir müdahalede bulunmadığını savunan Ş.A., babaya tribünden çıkmaları ya da çocuğun formasını değiştirmeleri yönünde konuştuğunu belirterek, “Babaya gittim, söylediğim tek şey var. ‘Tribünden dışarı çıkarın ya da çocuğun kıyafetini değiştirin’ dedim” dedi.
Yaşananların temel amacının çocuğu hedef almak olmadığını vurgulayan Ş.A., o sırada tribündeki tansiyonun daha fazla yükselmesini engellemeye çalıştığını ileri sürdü. Kendisini tribündeki diğer kişilerden farklı olarak olayın büyümesini önleyebilecek bir konumda gördüğünü belirten Ş.A., “Doğacak bir gerginliğe engel olmak adına müdahale ettim” ifadelerini kullandı.
“Küfür de yok, dokunma da yok”
Ş.A., sosyal medyada yayılan görüntüler nedeniyle kendisine yöneltilen en önemli suçlamalardan biri olan fiziksel müdahale iddiasını da reddetti. Çocuğa ve babasına herhangi bir şekilde dokunmadığını söyleyen Ş.A., “Küfür de yok, dokunma da yok, fiziksel temas yok, herhangi bir söz yok” diyerek kendisini savundu.
Olayın ardından çocuğun ve babasının maçın kalan bölümünü tribünde izlemeye devam ettiğini belirten Ş.A., karşılaşma sırasında daha büyük bir olay yaşanmadığını ifade etti. Daha sonra çocuğun babasıyla yeniden karşılaştığını ve kendisinden özür dilediğini anlatan Ş.A., yaşananların çocuğun kalbini kıracak bir noktaya gelmesini istemediğini belirterek, “Minicik bile kalbini kırdıysam hakkını helal et dedim. Biz orada helalleştik” sözlerini kullandı.
“Benim müdahale etmem çok doğru”
Ş.A., açıklamasında tribündeki ortamın yalnızca birkaç saniyelik görüntüyle değerlendirilmemesi gerektiğini savunurken, olay sırasında alkol kullanan ve kontrol edilmesi güç bazı kişilerin bulunduğunu da ileri sürdü. Bu nedenle müdahale etmemesi halinde daha büyük bir tartışmanın çıkabileceğini düşündüğünü belirten Ş.A., “O anda kontrol edilemez olduğunu bildiğim için ben orada müdahale ettim. Benim müdahale etmem çok doğru. Bu yardımdı” ifadelerini kullandı.
Yaşananların ardından kendisine yöneltilen tepkilerin büyük bölümünün olayın yalnızca görüntülerden oluşan kısmına dayandığını söyleyen Ş.A., müdahalesinin olay çıkmasını önlemek amacı taşıdığını savundu. “Ben eğer orada o müdahaleyi yapmasaydım, o süreç o şekilde işlemeyecekti” diyen Ş.A., olayın kendi açısından bu nedenle farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“O çocuğa bir şey olsaydı siper olurdum”
Açıklamasında küçük çocuğun güvenliği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Ş.A., kendisinin de çocuk sahibi olduğunu hatırlatarak çocuğa zarar verilmesini istemeyeceğini söyledi. Yaşanan olayın bu noktaya gelmesinden dolayı üzgün olduğunu belirten Ş.A., “O çocuğa orada bir şey olacak olsaydı, herkes çok iyi bilir ki o babadan önce ben orada siper olurdum” ifadelerini kullandı.
Ş.A., kendisini tanımadan hakkında yapılan yorumlara da tepki gösterirken, uzun yıllardır Gençlerbirliği tribünlerinde bulunduğunu ve tribün kültürünün korunması gerektiğini savundu. Yaşanan olayın kendi niyetinden farklı bir şekilde yorumlandığını belirten Ş.A., kendisine yönelik eleştirilerin olayın tamamı değerlendirilerek yapılması gerektiğini ifade etti.
Çocuğu güvenli bölgeye götüren polis de konuştu
Olay sırasında küçük çocuğun tribünden alınarak daha güvenli bir bölgeye götürülmesi de tartışmanın önemli başlıklarından biri oldu. Karşılaşmada görev yapan Komiser Yardımcısı Uğur Yurduseven, çocuğun yaşadığı korkunun dikkatini çektiğini belirterek, güvenliğini sağlamak amacıyla müdahale ettiğini anlattı.
Yurduseven, çocuğun vücudundaki titremenin kendisini de üzdüğünü ifade ederken, daha büyük bir gerginlik yaşanmaması için çocuğu babasının yanından alarak güvenli bir noktaya götürdüğünü söyledi. Çocuğun üzerinde bulunan formanın yeniden dikkat çekebileceği değerlendirilerek formasının çıkarılmasının istendiğini belirten Yurduseven, çocuğun terli olması nedeniyle üşümemesi için başka bir tişört temin edilmeye çalışıldığını anlattı.



Yorumlar 0