Haberin öne çıkan noktaları
- Komedyen Deniz Göktaş hakkında 28 Ağustos’ta verilen tahliye kararına savcılığın itirazı kabul edildi. Göktaş, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamalarından yeniden tutuklandı.
Komedyen Deniz Göktaş, 28 Ağustos’ta tahliye edilmesine karar verilen “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları kapsamında yeniden tutuklandı. Göktaş, aynı gün cezaevinden çıkamadan bu kez “suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla da tutuklama işlemine tabi tutulmuştu.
Savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklama kararı
İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararına savcılık tarafından itiraz edildi. İtirazı değerlendiren İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ağustos’ta Göktaş hakkında yakalama emri düzenledi.
Halihazırda tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Göktaş için savcılık, tahliye kararının kaldırılmasını ve isnat edilen suçlar nedeniyle yeniden tutuklama kararı verilmesini talep etti. Mahkeme, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından ayrı ayrı tutuklama kararı verilmesine oy birliğiyle hükmetti.
İkinci tutuklamanın gerekçesi gösterideki ifadeler oldu
Göktaş’ın ikinci kez tutuklanmasına, “Ölü Deniz” adlı gösterisinde Daltonlar isimli suç örgütüne ilişkin kullandığı ifadeler gerekçe gösterildi. 32 yaşındaki komedyen, örgütün eylemlerini övdüğü iddiasıyla hakim karşısına çıkarıldı.
SEGBİS üzerinden savunma yapan Göktaş, suçlamayı kabul etmedi. Komedyen, “Suçu ve suçluyu övmek gibi bir niyetim yok, televizyonlarda takip de ettiğimiz bir mizah amacı ile bu sistemi anlattım” dedi.
Daltonlar çetesiyle ilgili anlattığı şakanın suç övgüsü olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Göktaş, “Komedyenim, böyle bir şey yapmam, tamamen mizahi bir eleştiri içerir” ifadelerini kullandı.
Hakim ise söz konusu ifadelerin yayın yoluyla işlendiğini kaydetti. Kararda, “delil karartma” ve “kaçma” şüpheleri tutuklama gerekçesi olarak gösterildi.
Göktaş: Duruşmadan önceden haberimiz yoktu
Deniz Göktaş, kararın ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, duruşma hakkında kendisinin veya avukatlarının önceden bilgilendirilmediğini ifade etti. Göktaş, “Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler” dedi.
Komedyen, X platformundaki paylaşımında kararı esprili bir dille değerlendirdi. Göktaş, “Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun” ifadelerini kullandı.
Gösterideki ifadeler
Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisinde Daltonlar çetesine ilişkin kullandığı ve soruşturmaya konu olan ifadeler şöyleydi:
“Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye'de bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyorum. Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram hesabı.
Oradan Daltonlara yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var.
Bitcoin'den parayı yatırıyorsunuz takip de edemiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil mi abi?
Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz muhteşem bir sistem...”
Avukatların 28 Ağustos açıklaması
Göktaş’ın avukatları, 28 Ağustos’ta yaptıkları açıklamada, tutukluluğa yönelik son itirazın İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiğini bildirdi. Açıklamaya göre mahkeme, Göktaş’ın “cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından tahliyesine karar verdi.
Avukatlar, tahliye müzekkeresi cezaevine gönderilmeden önce Göktaş’ın, Daltonlar çetesini övdüğü iddiası ve yeni tutuklama talebiyle ilk tutuklama kararını veren 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca Göktaş’a ve avukatlarına duruşmayla ilgili bilgi verilmediği, Baro tarafından kendisine bir avukat görevlendirildiği ifade edildi.
Avukatlar, savcılığın yaklaşık iki aydır devam eden soruşturmaya ilişkin yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında gündeme getirmesinin, Göktaş’ı ne olursa olsun cezaevinde tutma anlayışının yeniden ortaya çıktığı kuşkusunu doğurduğunu savundu. Açıklamada, “Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970'li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan 'kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma' anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır” denildi.
Göktaş 3 Temmuz’da tutuklanmıştı
Deniz Göktaş, aynı gösteride kullandığı başka ifadeler nedeniyle 3 Temmuz’da tutuklanmıştı. Komedyen, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamaları kapsamında Tekirdağ Karatepe Cezaevi’ne gönderilmişti.
Göktaş, cezaevinde geçirdiği ilk ayı anlattığı mektubunda, “Kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı” ifadelerini kullanmıştı.
Kaldığı cezaevinin “kuyu tipi” olarak adlandırıldığını belirten Göktaş, mektubunda şu değerlendirmeyi yapmıştı: “Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz.”



Yorumlar 0