Haberin öne çıkan noktaları
- Nitelikli doğal koruma alanlarında kurulacak rüzgâr santralleri için 50 megavatlık güç sınırı kaldırıldı; izin verilebilecek türbin sayısı ise 20’den 18’e düşürüldü. Projeler, çevresel etkiler, ekolojik bütünlük ve kamu yararı ölçütleriyle değerlendirilecek.
Nitelikli doğal koruma alanlarında rüzgâr enerjisi santrallerine (RES) uygulanacak kurulu güç üst sınırı kaldırıldı. Resmî Gazete’de 3 Kasım’da yayımlanan düzenlemeyle bu alanlarda kurulabilecek türbin sayısı ise en fazla 18 olarak belirlendi. Yeni projelerin hayata geçirilmesi, ilgili mevzuata uyulmasına ve yetkili koruma komisyonunun değerlendirmesine bağlı olacak.
Karar, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonunun 26 Ekim 2026 tarihli toplantısında aldığı 157 sayılı ilke kararıyla yürürlüğe girdi. Düzenleme, rüzgâr enerjisi yatırımlarında kurulu güç bakımından yeni bir imkân oluştururken doğal alanlardaki projelerin hangi koşullarla değerlendirileceğini de yeniden şekillendirdi.
Türbin sayısı düşürüldü, güç sınırı kaldırıldı
Önceki uygulamada nitelikli doğal koruma alanlarında yapılacak RES projeleri en fazla 20 türbinle sınırlandırılıyor, santralin toplam kurulu gücünün de 50 megavatı aşmasına izin verilmiyordu. Yeni kararla iki kuraldan güç sınırı kaldırılırken türbin sayısına ilişkin üst limit 18’e indirildi.
Bu değişiklikle yatırımcıların daha yüksek üretim kapasitesine sahip türbinlerden yararlanarak toplam kurulu gücü artırabilmesinin önü açılıyor. Ancak güç limitinin kaldırılması, söz konusu alanlarda herhangi bir büyüklükte santral kurulabileceği anlamına gelmiyor. Projelerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olması ve yetkili koruma komisyonunun incelemesinden geçmesi gerekiyor.
İzin sürecinde çevre ve kamu yararı değerlendirilecek
Nitelikli doğal koruma alanlarında planlanan rüzgâr enerjisi yatırımları, koruma amaçlı imar planları doğrultusunda ele alınacak. Projelerin izin alıp alamayacağına Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu karar verecek.
Komisyon incelemesinde yatırım sahasının doğal kaynak değerleri ile ekolojik bütünlüğü gözetilecek. Projenin çevre üzerindeki etkilerini önlemek ya da en düşük seviyeye indirmek üzere planlanan tedbirlerin yeterli olup olmadığı da değerlendirilecek. Yatırımın kamu yararı açısından gerekli görülüp görülmediği, izin kararını etkileyen bir diğer ölçüt olacak.
Dolayısıyla 50 megavatlık üst limitin kaldırılması, RES projelerinin çevresel değerlendirme koşullarından muaf tutulduğu anlamına gelmiyor. Her yatırım, alanın özellikleri ve öngörülen önlemler çerçevesinde ayrıca incelenecek.
Daha yüksek kapasiteli türbinlerin kullanımı mümkün olabilecek
Karar, türbin teknolojisindeki kapasite artışının projelere yansıması bakımından da önem taşıyor. Türbin başına üretim gücünün yükselmesi, daha az sayıda türbinle daha yüksek toplam kurulu güce ulaşılmasını sağlayabiliyor.
Örneğin her biri 5 megavat gücündeki 18 türbinin kurulacağı bir santralin toplam kapasitesi 90 megavat olabilir. Önceki 50 megavatlık sınır bu büyüklükte bir projeye engel olurken yeni düzenlemeyle diğer izin şartlarının da yerine getirilmesi durumunda daha yüksek kapasiteli tesislerin değerlendirilmesi mümkün hâle geliyor.
Yine de yatırımın sağlayacağı imkân yalnızca kullanılacak türbinlerin kapasitesine bağlı olmayacak. Türbinlerin boyutu ve sahadaki yerleşimiyle birlikte çevresel etkileri de her proje özelinde incelenecek; kurulacak tesisin bulunduğu bölgenin nitelikleri de yatırımın uygulanabilirliğinde belirleyici olacak.


