KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Rüzgâr ve nükleer enerji projeleri, Avrupa’da ağır yük taşımacılığı ile kaldırma mühendisliği hizmetlerine yönelik ihtiyacı artırıyor. ESTA Başkanı Fabio Belli, AB’nin Ağırlıklar ve Boyutlar Direktifi’nde planlanan reformun sektör için dönüştürücü olabileceğini belirtti.

Küresel jeopolitik belirsizlikler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar sürerken Avrupa’nın ağır yük taşımacılığı ve kaldırma mühendisliği pazarı, enerji ile altyapı yatırımlarının desteğiyle büyümeye devam ediyor. Avrupa Anormal Karayolu Taşımacılığı ve Mobil Vinçler Birliği (ESTA) Başkanı Fabio Belli, özellikle rüzgâr enerjisi, ulaştırma, altyapı ve nükleer enerji projelerinde talebin güçlü seyrettiğini açıkladı.

Belli, ekonomist veya tahmin uzmanı olmadıklarını, buna karşın üyeleri ve müşterileriyle doğrudan kurdukları temaslar sayesinde piyasanın yönünü takip ettiklerini söyledi. Bu gözlemlere göre rüzgâr enerjisi alanında belirgin bir büyüme yaşanıyor. Avrupa’da yılın ilk yarısında devreye alınan yeni rüzgâr enerjisi kapasitesi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık üçte bir oranında arttı.

Nükleer enerji piyasasının da artan siyasi destek, yatırım programları ve yeni santral projeleri sayesinde beş yıl öncesine göre daha olumlu bir konuma geldiğini belirten Belli, Avrupa’nın ulaştırma altyapısına yatırım yapma gereğini giderek daha fazla hissettiğini ifade etti. Yıpranan yolların ve köprülerin sanayi üzerindeki etkisi ile NATO’nun ağır askeri ekipmanların sınır ötesi taşınmasını kolaylaştırma ihtiyacı, bu eğilimin başlıca nedenleri arasında gösterildi.

Şantiye dışı modüler inşaat yönteminin yaygınlaşması da büyük ve ağır parçaların taşınmasıyla kaldırılmasına yönelik hizmetlere olan ihtiyacı artırıyor. Ancak talepteki yükselişe rağmen sektör, nitelikli çalışan açığı ve bürokratik sorunlarla mücadele ediyor. Belli, özellikle vinç operatörü ile tır ve treyler sürücüsü bulmanın zorlaştığını, gençlerin sektöre katılımının ise yeterli seviyeye ulaşmadığını kaydetti.

AB direktifi ve erken mühendislik sektörde belirleyici olabilir

ESTA’nın, operatörlerin yetkinlik standartlarını geliştirmek ve farklı Avrupa ülkelerinde çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla Avrupa Vinç Operatörü Lisansı’nı (ECOL) uygulamaya aldığı belirtildi. Birlik ayrıca kendinden tahrikli modüler taşıyıcılar (SPMT) ile hidrolik modüler treylerlerde görev yapan operatörlere yönelik Avrupa Treyler Operatörü Lisansı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Belli, ülkeden ülkeye değişen izin şartlarının ve makul bir gerekçeye dayanmayan bürokratik uygulamaların operasyon maliyetlerini yükselttiğini, taşıma süreçlerinde gecikmelere yol açtığını söyledi. Bu tablonun Avrupa sanayisinin verimliliğini olumsuz etkilediğini vurgulayan Belli, Brüksel’de müzakereleri devam eden AB Ağırlıklar ve Boyutlar Direktifi’nin revizyonunu sektörün en önemli gündem başlıklarından biri olarak tanımladı.

Ortak kuralların oluşturulması ve adil rekabet koşullarının sağlanması konusunda ihtiyatlı ancak olumlu bir beklenti taşıdıklarını belirten Belli, müzakerelerin yıl sonuna kadar sonuçlanmasını umduklarını dile getirdi. Belli, düzenlemenin planlandığı biçimde yasalaşması halinde yeni direktifin ağır taşımacılık alanında bir kuşak boyunca görülebilecek en önemli ve en olumlu gelişme olacağını söyledi: “Planlandığı şekliyle yasalaşırsa, yeni direktif ağır taşımacılık sektöründe son bir kuşağın en önemli ve en olumlu gelişmesi niteliğini taşıyacak.”

Ukrayna’daki savaş, ABD ile İran arasındaki gerilimler, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki oynaklık ile tarifelere ilişkin belirsizliklerin yatırım iştahını sınırladığını aktaran Belli, müşterilerin sermaye harcamalarında daha seçici davranmaya başladığını ifade etti. Yatırımcıların maliyetleri kontrol etmeye, takvimlerin kesinliğine ve risk yönetimine önceki dönemlere göre daha fazla önem verdiğini belirten Belli; enerji güvenliği, elektrik şebekesi altyapısı, LNG, yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve mevcut tesislerin modernizasyonunu öncelikli yatırım alanları arasında sıraladı.

Projelerde kullanılan bileşenlerin daha büyük, daha ağır ve daha modüler hale gelmesi, lojistik gereksinimleri de değiştiriyor. Belli, yalnızca ekipman tedarikine dayanan çözümler yerine mühendislik çalışmalarının projenin ilk aşamasından itibaren sürece dahil edildiği entegre lojistik hizmetlerinin önem kazandığını vurguladı. Bu yaklaşımın, maliyet kontrolü, takvim güvencesi ve risklerin yönetilmesi açısından projelere katkı sağlaması bekleniyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...