KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon piyasasındaki sorunun sermaye piyasası kuralları ve adalet ilkeleri çerçevesinde çözüleceğini söyledi. Erdoğan, “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı çalışmalarına başladı. Açılış oturumunda kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının belirli bir bölümünde yaşanan soruna ilişkin yürütülen çalışmalara değinerek, “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” mesajını verdi.

Yeni yasama yılının açılış konuşmasını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yaptı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile siyasi parti temsilcileri katıldı.

Erdoğan’ın kürsüye yönelmesi sırasında MHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu milletvekilleri ayağa kalktı. YENİ Parti grubu ise ayağa kalkmadı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Özgür Özel ve YENİ Parti milletvekilleri Genel Kurul Salonu’ndan ayrıldı. Erdoğan, YENİ Partililerin salondan çıkmasının ardından konuşmasına başladı.

Erdoğan’dan yeni yasama yılı mesajları

Konuşmasına Meclis’in yeni yasama yılının hayırlı olması temennisiyle başlayan Erdoğan, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın Türkiye, millet, TBMM, demokrasi, gönül coğrafyası ve insanlık için yararlı sonuçlar getirmesini diledi. Erdoğan, milletvekilleri aracılığıyla Türkiye’nin doğusundan batısına, yedi bölgesindeki 81 il ve 922 ilçede yaşayan vatandaşlara selam ve sevgilerini iletti.

Yurt dışında yaşayan ve Türkiye’yi farklı ülkelerde temsil eden vatandaşları da anan Erdoğan, başarılarıyla gurur duyulan yurt dışındaki Türk vatandaşlarına iyi dileklerini gönderdi.

Erdoğan, 102 yıl önce Hacı Bayram Veli Camii’nde kılınan cuma namazının ardından dualar ve tekbirlerle Ankara’dan millet iradesini dünyaya duyuran 115 milletvekili başta olmak üzere, TBMM çatısı altında görev yapmış ve hayatını kaybetmiş tüm milletvekillerini rahmetle andı.

Uğradığı suikast sonucunda yaşamını yitiren Ali Şükrü Bey’i de anan Erdoğan, milletin emanetine ve iradesine kastedenlerin darağacına gönderdiği Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu için Allah’tan rahmet diledi. Erdoğan ayrıca, vatanın bekası için hayatını feda eden tüm şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri de rahmetle yad etti.

TBMM’nin dünyada gazilik unvanını iki kez alan tek meclis olduğunu belirten Erdoğan, Meclis’in Millî Mücadele döneminde işgalcilere karşı savaşı sevk ve idare ettiğini söyledi. Erdoğan, cephelerden yaklaşık 80 kilometre uzaklıktan top sesleri duyulurken dahi Meclis çalışmalarının sürdüğünü, milletin emanet ettiği bağımsızlık meşalesinin kararlılıkla taşındığını ifade etti.

TBMM’nin yürüttüğü mücadelenin, işgal ve emperyalizm baskısından kurtulmaya çalışan mazlum milletler için de örnek teşkil ettiğini dile getiren Erdoğan, 1920-1923 yılları arasındaki Meclis tutanaklarının Türkiye’nin ikinci kez nasıl vatan haline getirildiğini gösteren önemli belgeler olduğunu kaydetti.

Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921’de Büyük Millet Meclisi’nin ikinci yasama yılı açılışında yaptığı konuşmadan şu bölümü aktardı: “Muhterem arkadaşlarım; bütün bir millet, ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak bugüne kadar katettiğimiz mesafeleri, atladığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım. Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz, en kötü bir sona ölümle gidiyor gibi görünmüş iken tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı’na davet etti. Artık yeis ve fütur günleri çok arkada kaldı. Memlekete kurtuluşu, gerçek yolu göstermiş ve bütün milleti kendi istiklal bayrağı altında toplamış olan Meclis-i Âliniz ikinci yasama yılına girerken ben, ufkumuzda inkişafa başlayan ışıkların bu kadar felaket görmüş olan bedbaht vatanımızda iyi bir sabahı hayrolmasını dua ediyorum.”

Bu konuşmadan 95 yıl sonra TBMM’nin, millete öncülük etme görevini bir kez daha yerine getirdiğini söyleyen Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde bombaların altında milletin emanetini savunan Gazi Meclis’in, meydanlarda, caddelerde ve havalimanlarında darbeye direnen halkla birlikte ağır bir sınavdan başarıyla çıktığını belirtti.

15 Temmuz gecesi Meclis’in iradesine sahip çıkan tüm milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, TBMM’nin bir daha aynı mücadeleyi vermek zorunda kalmaması için dua ettiğini söyledi. Tarihi ve üstlendiği görev bakımından büyük önem taşıyan Gazi Meclis’in Genel Kurul Salonu’nda milletvekillerine hitap etmekten duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biri olduğunu ifade eden Erdoğan, 1 Ekim 2023’te başlayıp 10 Ağustos 2024’te sona eren ikinci yasama yılında yoğun ve zorlu bir çalışma dönemi geçirildiğini belirtti.

Genel Kurul ve komisyonlarda Türkiye’nin, milletin ve bölgenin geleceğini ilgilendiren önemli kanunların görüşüldüğünü aktaran Erdoğan, kritik konuların da müzakere edildiğini söyledi. Yasama faaliyetlerinin demokratik olgunlukla yürütüldüğünü belirten Erdoğan, parlamenter diplomasinin hem Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası toplantılarda hem de yurt dışı ziyaretlerinde profesyonel ve saygın bir anlayışla sürdürüldüğünü kaydetti.

Parti ayrımı gözetmeden tüm milletvekillerine emekleri, çabaları ve fedakârlıkları için teşekkür eden Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Başkanlık Divanı üyelerini de tebrik etti. Meclis’in farklı birimlerinde görev yapan idareci ve çalışanlara, 10 ay 10 gün boyunca ortaya koydukları yoğun ve özverili çalışma nedeniyle şükranlarını sundu.

Yeni yasama yılının fikirlerin, eleştirilerin ve önerilerin özgürce; ancak karşılıklı saygı ve nezaket çerçevesinde ifade edildiği bir dönem olmasını isteyen Erdoğan, tartışmaların sağduyulu, sakin ve çözüm odaklı biçimde yürütülmesi temennisinde bulundu. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı tutumlarını sürdüreceklerini, farklı görüş ve önerileri dinlemeye devam edeceklerini söyledi.

Millî iradenin tecelligâhı olan TBMM’nin itibarının her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yeni yasama yılında bu konuda yüksek hassasiyet göstereceklerini belirtti. Siyasetçilerin temel görevinin, emanetini taşıdıkları millete layıkıyla hizmet etmek olduğunu ifade eden Erdoğan, kendisi dahil tüm siyasetçilerin halkın sorunlarına çözüm bulmak, sıkıntılarına çare üretmek ve ülkenin önünü açmakla sorumlu olduğunu dile getirdi.

İktidarlarının bir ay sonra 24. yılını tamamlayacağını hatırlatan Erdoğan, bu süreçte istikrarlı, kararlı ve samimi biçimde çalıştıklarını söyledi. Ekonomi, demokrasi, iç siyaset, dış politika, eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaştırma, şehirleşme, enerji ve tarımın da aralarında bulunduğu her alanda önemli adımlar attıklarını kaydetti.

6 Şubat depremlerinin üzerinden bir buçuk yıldan fazla zaman geçtiğini belirten Erdoğan, hayatını kaybeden vatandaşların acısının devam ettiğini söyledi. Buna karşın 11 ilin yeniden ayağa kaldırılmasının huzurunu yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, millete verilen sözün tutulduğunu ve “asrın inşası” olarak nitelendirdiği çalışmaların tamamlandığını belirtti.

Deprem bölgesinde toplam 101 bin 254 konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini açıklayan Erdoğan, bölgenin yeniden imarı ve ihyası için cari fiyatlarla 2,6 trilyon lira harcandığını bildirdi.

Bölgede art arda yaşanan savaş ve krizlere rağmen Türkiye ekonomisinin kalkınma ve büyüme çizgisinde tutulduğunu savunan Erdoğan, füzelerin havada uçuştuğu zorlu dönemde hiçbir vatandaşın zarar görmediğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2024’ün ilk yarısında yıllık bazda yüzde 3,8 büyüdüğünü belirten Erdoğan, yıllıklandırılmış millî gelirin 1,2 trilyon doları aştığını ve ihracatın ağustos ayında yıllık 262 milyar dolarla rekor seviyeye çıktığını açıkladı.

Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklığın ardından tarım sektöründe hızlı toparlanma görüldüğünü belirten Erdoğan, çevre ülkelerdeki çatışmalara rağmen turizmdeki güçlü seyrin korunduğunu söyledi. Erdoğan, yılın ilk altı ayında turizm gelirinin 23,7 milyar dolara ulaştığını aktardı.

Savunma sanayisinde hem yeni ürünlerle millî kapasitenin güçlendirildiğini hem de Türkiye’nin bu alanda dünyaya satış yapan bir ülke konumuna geldiğini ifade eden Erdoğan, yılın ilk sekiz ayında savunma ve havacılık ihracatının yüzde 9,8 artarak 3,7 milyar dolara yükseldiğini bildirdi.

Dış dengede sürdürülebilir bir noktaya ulaşıldığını savunan Erdoğan, cari açığın millî gelire oranının bu yıl yüzde 2’nin altında kalmasının beklendiğini belirtti. Enerji maliyetlerinin arttığı bir yılda bu oranın, ekonominin dayanıklılığını gösterdiğini dile getirdi.

Kamu maliyesinde disiplinin korunduğunu söyleyen Erdoğan, bu yıl bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 4,9 ile sınırlamayı ve faiz dışı fazla vermeyi hedeflediklerini açıkladı.

Fon piyasasının belirli bir kesiminde ortaya çıkan problemin çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, sürecin sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Hakkaniyet ve adalet ilkelerinin gözetildiğini ifade eden Erdoğan, “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” dedi.

Fon piyasasındaki sorunun ekonomik güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdide dönüşmesine izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan, Türkiye ve millet hak ettiği seviyeye ulaşana kadar çalışmayı, üretmeyi ve sorunlara çözüm geliştirmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Günlük siyasetin geçici gündemlerinden bağımsız olarak Türkiye açısından vazgeçilmez gördüğü bazı başlıklara değinmek istediğini söyleyen Erdoğan, ülke ve millet için son derece önemli olduğuna inandığı iki konu üzerinde kapsamlı biçimde duracağını belirtti.

Erdoğan’ın değindiği başlıklardan birinin toplumsal kutuplaşma olduğunu söyledi. Siyasetin çözüm üretmesi gereken meselelerin başında, toplumda iç kanamaya yol açan yapay kutuplaşmanın geldiğini belirten Erdoğan, bir milletin bütün fertlerinin her konuda aynı düşünmesinin, aynı değerleri, inançları, hassasiyetleri ve beklentileri taşımasının mümkün olmadığını ifade etti. Bunun ne doğru ne de sağlıklı olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin ve toplumun en büyük zenginliğinin farklılıklar, çeşitlilik ve renklilik olduğunu belirten Erdoğan, yüzyıllar boyunca bu farklılıkların uzlaşma zemininde buluştuğunu ve ortak sınırlar içinde ortak değerlerin oluştuğunu söyledi. Tarih boyunca farklı kesimlerin birbirine köklü bir saygı geliştirdiğini belirten Erdoğan, devletin, bayrağın, mukaddes değerlerin ve üzerinde birlikte yaşanan vatanın toplumu tek bir millete dönüştürdüğünü kaydetti.

Farklılıkları ayrışma aracı haline getirmek isteyenlere karşı milletin her defasında tek yürek olarak gereken cevabı verdiğini söyleyen Erdoğan, siyasetin farklı beklentilere yanıt üretmek için var olduğunu; ancak farklılıkların, renklerin ve çeşitliliğin ayrıştırma ya da kutuplaştırma amacıyla kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...