Haberin öne çıkan noktaları
- Fonların tasfiyesi, yatırımcıların zararlarının karşılanması ve soruşturmalarla gündeme gelen krizde 131 fon ile 455 binden fazla yatırımcı etkilendi. Ağustos sonundan 24 Ekim’e kadar alınan kararlar, siyasi açıklamalar ve yargı süreci kronolojik olarak şekillendi.
Eylül ayında Borsa İstanbul’da sert düşüşlere yol açan fon krizi, 24 Ekim itibarıyla da gündemdeki yerini koruyor. Hükümet, olağanüstü kazanç sağladığı öne sürülen kişilerin gelirlerinin iadesi ve zarar gören yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için adımlar atarken, krizin kapsamı ve sorumlularına ilişkin iddialar tartışılmayı sürdürüyor. Süreçte 131 fonun tasfiyesine karar verildi; gelişmeler 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendirdi.
Krizin başlangıcından 24 Ekim’e kadar yaşanan gelişmeler, soruşturmalar ve alınan kararlar belli tarihlerde öne çıktı.
Fon krizinde öne çıkan tarihler
28 Ağustos: Bazı şirketlerle bağlantılı fonların, işlem hacmi düşük hisselerde gerçekleştirilen çapraz işlemler sonucunda sekiz ay içinde yüzde 3 binden fazla değer kazandığı belirtildi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), serbest fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını önlemek amacıyla BIST 30 dışında kalan hisselerde yüzde 5, toplam portföyde ise yüzde 20 sınırı getirdi. Kurul, sınırları aşan pozisyonların azaltılmasını istedi.
15 Eylül: Yatırımcıların satış taleplerindeki artışın ardından Pusula Portföy, katılma paylarının iadesi ve ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıkladı. Fonların portföylerindeki hisseleri kısa sürede satmaya yönelmesi ve yatırımcılar arasında oluşan panik, Borsa İstanbul’da sert satışlara neden oldu.
17 Eylül: SPK, Pusula, Tera ve diğer bağlantılı şirketlere ait, toplamda 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi.
18-22 Eylül: Soruşturma kapsamında bazı fon yöneticileri tutuklandı. Ayrıca 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.
20 Eylül: SPK, fonların tasfiye edilmesi ve varlıkların nakde çevrilmesi için belirlenen takvimi üç aydan altı aya kadar uzattı. Düzenlemenin, yatırımcıların fonlardan daha düşük zararla çıkabilmesine imkân sağlaması amaçlandı.
24 Eylül: Soruşturma kapsamında yaklaşık 1,8 milyar lira değerinde olduğu bildirilen iki özel jet ile bir yata mahkeme kararıyla el konuldu. Krizin etkisiyle borsa işlem hacimleri yüzde 30’a varan oranlarda gerilerken sermaye piyasalarındaki güven ve likidite akışı da olumsuz etkilendi.
25 Eylül: SPK, piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma koşullarını duyurdu. Kurulun açıklamasına göre bu imkândan yararlanmak isteyenlerin, elde ettikleri ya da neden oldukları menfaatin iki katı tutarında ödeme yapması ve ödenecek miktarın 500 bin liradan az olmaması gerekiyor.
26 Eylül: AKP Genel Başkan Yardımcısı, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, görevinden affını isteyerek istifa etti.
Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın, kriz ortaya çıkmadan önce bir şirketin hisselerine 163 milyon lira yatırım yaptığı ve Nisan-Eylül 2026 arasında, borsada likidite sorunu yaşanıp fonlar çökerken hisselerini satarak 2,17 milyar lira haksız kazanç elde ettiği iddia edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında çiftin mal varlığına tedbir konulmasını talep etti. Kaya çifti adliyede ifade verdi; özel bir bilgi ya da yönlendirme almadıklarını söyleyerek suçlamaları kabul etmedi.
Çift, ifadelerinin ardından SPK’nın gönüllü geri ödeme ve etkin pişmanlık mekanizmasına başvurdu. Borsadan elde ettikleri kârın yaklaşık 1,86 milyar liralık bölümünü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) belirlediği hesaba iade etti. Kaya çiftinin mal varlıkları 29 Eylül’de donduruldu.
29 Eylül: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Kurulun, krize tek merkezden müdahale edilmesini ve ilgili kurumlar arasında eşgüdüm sağlanmasını amaçladığı açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) da sürece dahil edileceği, krizin arka planı ile bürokratik ihmaller konusunda kapsamlı inceleme başlatıldığı duyuruldu.
4 Ekim: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon krizi soruşturmasında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla soruşturma izni verilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvurdu. Bakanlığın Teftiş Kurulu da iddialar hakkında inceleme başlattı.
AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, krizin tüm yönleriyle soruşturulması ve adı geçen kişilerin istifa etmesi gerektiğini söyledi. Sert açıklamalarının ardından maksadını aşan ifadeler kullandığını belirten Bayram, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ve partisinden kamuoyu önünde özür diledi.
6 Ekim: Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon krizinden hemen önce, 13-16 Eylül tarihlerinde fonlardan şüpheli şekilde para çıkardığı belirlenen 214 gerçek ve tüzel kişinin bulunduğunu açıkladı. Gürlek, bu kişilerin haksız kazancının 187,6 milyar lira olduğunu bildirdi. 141 gerçek kişi ile 73 şirketin yer aldığı liste TMSF’ye iletildi.
TMSF, mağdurların zararlarını karşılamak üzere oluşturulan özel hesaplara söz konusu paraların aktarılması için resmi tebligat sürecini başlattı. Tasfiye kapsamındaki 131 fonda bulunan yaklaşık 455 bin yatırımcıya yönelik ilk aşama ara ödemeler de hesaplanarak aktarılmaya başlandı. Bu ödemelerin fon başına 1 milyon liraya kadar çıkacağı belirtildi.
8 Ekim: Muhalefet partilerinin fon krizini ve siyasi bağlantılarını araştırmak üzere Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yönündeki önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise soruşturmayla ilgili iddialar nedeniyle Yeni Partili Ümit Özlale, İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
8-9 Ekim: Fon kriziyle ilgili haber ve iddialar gerekçe gösterilerek gazeteciler Mustafa Balcı ile Şaban Sevinç tutuklandı. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ise ev hapsi biçiminde adli kontrol uygulanmasına karar verildi.
9 Ekim: AKP, tasfiye sürecindeki fonların yatırımcılarına yapılması öngörülen geri ödemeleri düzenleyen dokuz maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklife göre net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olanlara bu tutarı aşmayacak şekilde ödeme yapılması, net yatırım tutarı 1 milyon lira veya daha yüksek olanlara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme verilmesi öngörüldü. Teklifin izleyen hafta önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, ardından Genel Kurul’da ele alınarak yasalaşması bekleniyordu.
10 Ekim: Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kendisi hakkında gündeme getirilen fon iddialarıyla ilgili yargı yoluna başvuracağını duyurdu. Bolat, 170 milyon liralık işlemin para çekme anlamına gelmediğini; yaklaşık 32 aylık dönemde vadesi dolan sukuk sertifikalarının tahsil edilmesi ve yeni sertifikaların alınması sırasında oluşan mükerrer kayıtların toplamı olduğunu söyledi.
20 Ekim: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haksız kazanç incelemesinde 10 milyon lira ve üzerinde reel kazanç elde edenlerin hedef alınacağını açıkladı.
21 Ekim: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantılarında fondan kaynaklanan haksız kazançla bağlantılı organize bir yapıdan söz etti. Aynı gün fonların tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeleri düzenleyen kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı.
24 Ekim: Fon soruşturmaları kapsamında, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Altınbaş ve eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak’ın da aralarında bulunduğu 15 kişi daha tutuklandı.
Açıklamalar ve sürecin olası sonuçları
Krize ilişkin açıklamalar, soruşturmanın yanı sıra yatırımcıların zararlarının nasıl karşılanacağı ve iddia edilen haksız kazançların geri alınması başlıklarında yoğunlaştı. Kaya çifti, kendilerine özel bilgi verilmediğini veya yönlendirme yapılmadığını savunarak suçlamaları reddetti; buna karşılık çiftin yaklaşık 1,86 milyar liralık kârı gönüllü geri ödeme kapsamında iade ettiği ve mal varlıklarının dondurulduğu bildirildi.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıkladığı 214 kişi ve 187,6 milyar liralık haksız kazanç tutarına ilişkin listelerin TMSF’ye iletilmesiyle, geri ödeme süreci resmi tebligat aşamasına geçti. Şimşek’in 10 milyon lira ve üzerindeki reel kazanç elde edenlerin hedef alınacağı yönündeki açıklaması da incelemelerin kapsamına ilişkin hükümetin yaklaşımını ortaya koydu. Erdoğan ve Bahçeli’nin 21 Ekim’de organize bir yapıdan söz etmesi, siyasi düzeyde de krizin sorumluları ve işleyişi hakkındaki tartışmaları öne çıkardı.
TBMM’de görüşülmeye başlanan dokuz maddelik teklif, tasfiye edilen fonlardaki yatırımcılara net yatırım tutarları gözetilerek en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını öngörüyor. İlk aşamada fon başına 1 milyon liraya kadar ödemelerin hesaplara aktarılması da yatırımcıların zararlarının giderilmesine yönelik adımlar arasında yer alıyor. SPK’nın tasfiye takvimini altı aya kadar uzatması ise fon varlıklarının nakde çevrilmesi sürecinin daha geniş zamana yayılmasını sağladı. Soruşturmalar, tutuklamalar, mal varlıklarına yönelik tedbirler ve geri ödeme mekanizması, krizin mali ve hukuki sonuçlarının takip edildiği başlıca alanlar olmayı sürdürüyor.
Habere ilişkin yayın tarihi 11 Ekim 2026, güncelleme tarihi ise 24 Ekim 2026 olarak kaydedildi.



Yorumlar 0