KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Beşiktaş Gayrettepe’de 29 kişinin yaşamını yitirdiği gece kulübü yangınına ilişkin davada bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda ruhsat süreçleri ve kamu görevlilerinin denetim sorumlulukları ele alınırken, 4 sanığın tutukluluğunun sürmesine karar verildi.

Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te, tadilat çalışmaları sırasında çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin davada, iş yerinin ruhsat ve denetim süreci de bilirkişi raporunda değerlendirildi. Raporda, yıllar içinde kullanım alanına ilişkin çelişkiler yaşandığı, faaliyet değişikliklerine karşın yeni itfaiye raporu alınmadığı ve şikâyetlerin yeterince takip edilmediği belirtildi.

2007’den itibaren ruhsat kayıtlarında çelişkiler

Rapora göre, 5 Temmuz 2007’de 900 metrekarelik içkili lokanta ruhsatı düzenlenirken dosyada yer alan çelişkiler ruhsat memuru Rahşan Tekin Ölmez’in fark edebileceği nitelikteydi. Bilirkişi heyeti, Ölmez’in ruhsat işlemi sırasında bu çelişkileri ilk elden görme imkânı bulunduğu gerekçesiyle açık ihmali olduğu değerlendirmesini yaptı.

İş yerindeki faaliyet değişikliklerine rağmen yeni itfaiye raporu alınmadığı ve yapılan şikâyetlerin gerektiği gibi ele alınmadığı da raporda kayda geçti. Rapora göre 2010’da iletilen şikâyetler takip edilmedi; 2018’de yeni itfaiye raporu istenmedi, 2020’de faaliyet değişikliği olmasına rağmen denetim yapılmadı.

2 Nisan 2024’te tadilat sırasında yangın çıktı

Bilirkişi raporunda, yangının 2 Nisan 2024’te gece kulübünde izinsiz tadilat sırasında yürütülen kaynak çalışması nedeniyle çıktığı belirtildi. Yangında 29 kişi yaşamını yitirdi. Bilirkişi raporunda, iş yerinde iş güvenliği mevzuatına aykırı faaliyetler bulunduğu belirtilirken, can kayıplarının yalnızca yangının çıkış nedeni üzerinden değerlendirilemeyeceği; ölümleri önlemeye yönelik denetimlerin yapılmamasının da sonuçlarda etkili olabileceği ifade edildi.

Rapor kamu görevlilerinin denetim sorumluluğunu da inceledi

Bilirkişi heyeti, bazı görevlilerin açık ve ağır ihmallerinin bulunduğu, bazı görevlilerin ise astlarının işlemlerini denetleme yükümlülüğünü yerine getirmediği yönünde değerlendirme yaptı. Ruhsat şefi Nilüfer Oğuz ile eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Koray Bayraktaroğlu ve Ahmet Mithat Şermet’in, astlarının işlemlerini denetleme görevleri bakımından ihmallerinin bulunduğu belirtildi. Hiyerarşik amirlerin asgari düzeyde denetim yapıp yapmadığının somut biçimde ortaya konulması gerektiği de raporda yer aldı.

Raporda ayrıca, eski Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Ahmet Mithat Şermet ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Uğur Türkyılmaz’ın denetim görevlerinden kaynaklandığı değerlendirilen ihmallerinin, şikâyetlerin tespit edilip takibinin yapılmasını sağlayacak bir işleyiş kurulmaması yönünde ağırlaştığı kaydedildi. Bilirkişi heyeti, kamu görevlilerinin denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmediği kanaatini paylaşırken, bu tespitlerin işletmecilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Yangınla sonuçlanan süreçte sonraki işlemlere de dayanak oluşturduğu değerlendirilen ruhsat işlemi bakımından sanıkların tali kusurlu olduğu görüşünün hukuki takdirini mahkemeye bırakan heyet, kamu görevlilerinin eylemlerinin ceza sorumluluğuna etkisi ve nihai hukuki değerlendirme konusunda kararın mahkemeye ait olduğunu belirtti.

16’ncı duruşmada müştekiler tepkilerini dile getirdi

4’ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davanın 16’ncı duruşması İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu 4 sanığın yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, avukatlar ve müştekiler katıldı. Mahkeme başkanı, heyetin dosyaya yeni atandığını, bilirkişi raporunun dava dosyasına sunulduğunu ve davayı mümkün olduğunca hızlı biçimde karara bağlamak istediklerini söyledi.

Yangında hayatını kaybeden Özkan Baş’ın eşi müşteki Emine Kaya Baş, davanın olay yerinde keşif yapılmadan ve olayın koşulları yeterince anlaşılmadan bitirilip bitirilmeyeceğini sordu. Baş, “Bilinçli taksirden bu dört kişi yatıp çıkacak mı? 29 insanın hakkını mahkeme heyetine helal etmiyorum. Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. 29 insanın 5 dakikada öldüğü bir yerde iki ay sonra bu mahkemeyi bitiremezsiniz. Beş dakikada katlettiler. Bunun bedelini ben niye ödüyorum?” dedi. Sözlerinin ardından fenalaştı.

Müşteki Zülfiye Dolu ise davanın ilk günden bu yana adalete duyulan güvensizliği gösterdiğini savundu. Sanıklardan Şehzade’nin avukatının, hayatını kaybeden kaynakçı Ahmet’i “Tek suçlu odur” diyerek sorumlu tuttuğunu belirten Dolu, yangın kapısı, şalter ve levha bulunmadığını söyledi. Bilirkişi raporlarının son dakika ulaştığını ifade eden Dolu, bir önceki akşam CİMER’e şikâyette bulunduğunu aktardı. Mahkemelerin uzamasının nedeninin para olduğunu düşündüğünü söyleyen Dolu, “Şehzade Şekergümüş’ün belediyeyle ne ilişkisi var? Sorgulanmasını istiyorum. Bu davayı düzene sokmanızı istiyoruz” diye konuştu.

Duruşma 2 Aralık’a ertelendi

Sanık avukatları, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunu inceleyebilmek için süre talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk hâllerinin devamına hükmetti ve duruşmayı 2 Aralık’a erteledi.