Haberin öne çıkan noktaları
- Aydın Doğan Vakfı Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, çalışma hayatındaki hızlı dönüşüm nedeniyle gençlerin yaşamları boyunca birden fazla meslek edinmek zorunda kalabileceğini söyledi. Yalçındağ, gençlere yalnızca burs değil, kariyer planlamasından duygusal dayanıklılığa kadar uzanan sürekli bir yol arkadaşlığı sunulması gerektiğini vurguladı.
Aydın Doğan Vakfı Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, gençlerin önceki kuşaklar gibi eğitimlerini tamamladıktan sonra tek bir meslek edinerek çalışma hayatlarını aynı alanda sürdürmelerinin giderek zorlaşabileceğini belirtti. Yalçındağ, değişen koşullar nedeniyle gençlerin meslek hayatları boyunca kendilerini yeniden geliştirmeleri ve zaman zaman alan değiştirmeleri gerekebileceğine dikkat çekti.
Yalçındağ, vakfın Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” projesi kapsamında İstanbul’da düzenlenen Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının liderleri ve gençlerin katıldığı konferansın sonrasında konuşan Yalçındağ, çalışma yaşamında hızlı bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.
Değişen çalışma hayatı
Gençlerin karşılaşacağı geleceğin geçmiş kuşakların deneyimlerinden farklı olacağını söyleyen Yalçındağ, “Bizler bir okuldan mezun olduk, bir meslek sahibi olduk ve o meslekten emekli olduk. Bu çocukların öyle bir geleceği olacağından pek emin değilim” dedi. Yalçındağ’a göre teknolojik ve ekonomik değişimlerin hız kazanması, gençleri birden fazla kez meslek değiştirmeye ve yeni şartlara uyum sağlamaya zorlayabilir.
Yalçındağ, gençlerin bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Projeye katkı sunan kurumlara da değinen Yalçındağ, özel sektörün sürece daha fazla katılmasını beklediklerini belirtti. Şirketlerin kendi bünyelerinde yürüttükleri çalışmaların bir araya getirilmesiyle gençleri destekleyen daha kapsamlı bir ekosistem kurulabileceğini ifade etti.
Teknolojik dönüşümün yalnızca mesleklerin içeriğini değil, iş yapma biçimlerini de değiştirdiğini belirten Yalçındağ, gençlere sadece mesleki bilgi kazandırmanın yeterli olmayacağını söyledi. Ona göre öğrenmeyi sürdürme, yeni koşullara uyum sağlama ve değişim karşısında kendini yeniden konumlandırma becerileri de eğitim sürecinin önemli parçaları arasında yer almalı.
Bursun ötesinde destek
Gençlerden en fazla burs ve iş konusunda talep aldıklarını anlatan Yalçındağ, bundan sonraki yaklaşımın yalnızca maddi destek sağlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. “Artık onlara yol arkadaşı olalım istiyoruz” diyen Yalçındağ, gençlerin eğitim hayatı ve kariyer yolculuğu boyunca desteklenmesinin önemine işaret etti.
“Baba Beni Okula Gönder” projesiyle başlayan eğitim desteklerinin farklı alanlarda sürdüğünü belirten Yalçındağ, STEM eğitimi alan gençlere de burs verdiklerini söyledi. Ancak gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra da rehberliğe ihtiyaç duyduğunu dile getiren Yalçındağ, özellikle lise dönemindeki öğrencilerin üniversite ve bölüm tercihlerinden kariyer planlamasına kadar pek çok konuda yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Yeni dönemde duygusal dayanıklılık ve değişime ayak uydurabilme becerisinin daha fazla önem kazanacağını ifade eden Yalçındağ, gençlerin kendi değerlerini korurken yeni koşullara da açık olması gerektiğini söyledi. Yalçındağ, bu yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Değerlerine sarılarak, kendisinin ne istediğini bilip içeride dirençli, ayakları yere basan, sağlam duran ama dışarıda da esnek, yeni şartlara adapte olabilen gençler olması lazım ki bütün bu değişen dünyaya uyum sağlayabilsin.”
Kadınların önündeki yapısal engeller
Yalçındağ, konferansın açılış konuşmasında yapay zekâ sektöründeki kadın temsilinin yetersizliğine de dikkat çekti. Beyaz Saray’da, yapay zekâ endüstrisinde 1,3 trilyon dolarlık varlığı temsil eden liderlerle çekilen ve masada hiçbir kadının bulunmadığı fotoğrafı örnek gösteren Yalçındağ, ileri teknoloji şirketlerinin iş gücünde kadınların oranının yüzde 28-29 seviyesinde kaldığını belirtti. Bu oranın üst düzey yöneticiler arasında yüzde 12-14’e kadar gerilediğini ifade etti.
En yenilikçi sektörlerde dahi kadınların karşılaştığı “cam tavan” sorununun sürdüğünü söyleyen Yalçındağ, bu tablonun yalnızca geleneklerle açıklanamayacağını belirtti. Yalçındağ, kadınların yükselmesini sınırlayan durumun, geleneklerin ötesine geçen yapısal bir engeller bütünü olduğunu vurguladı.
Kısa süre önce yaşamını yitiren filozof İoanna Kuçuradi’yi de anan Yalçındağ, Kuçuradi’nin umut anlayışını hatırlattı. Kuçuradi’nin “Ben inatla umutluyum. Bu bir yaşam biçimidir, siz de inatla umutlu olun” sözlerini aktaran Yalçındağ, gençlerin kendi değerlerine bağlı kalarak geleceğe güvenle bakmasının önem taşıdığını dile getirdi.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen konferansta verilen bilgilere göre, “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” projesi bugüne kadar 7 bin 652 genç kadına ulaştı. Konferansta paylaşılan ihtiyaç analizi araştırmasında genç kadınların yüzde 91,4’ü ekonomik zorlukları, yüzde 76,7’si ise toplumsal cinsiyet normlarını liderlik yolundaki en büyük engeller arasında değerlendirdi.
Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki her üç genç kadından birinin ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığı belirtildi. Kadınların istihdama katılım oranının ise yüzde 32,1 seviyesinde bulunduğu aktarıldı. Konferansta V Vakfı Kurucusu ve Başkanı Vuslat Doğan, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ve UNFPA Türkiye Temsilci Yardımcısı Zeynep Başarankut Kan da konuşmacı olarak yer aldı.


Yorumlar 0