Türkiye'de gençlerin geleceğe bakışı, ekonomik koşullar, eğitim sistemi ve iş gücü piyasasındaki değişimle yeniden şekilleniyor. TÜİK'in son verileri gençlerin yarısından fazlasının kendisini mutlu hissettiğini gösteriyor.

Ancak genç işsizliği, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) oranındaki artış ve OECD'nin kariyer araştırmaları, gençlerin geleceğe karşı daha temkinli ve tedirgin yaklaştığını ortaya koyuyor.

Özellikle eğitimden çalışma hayatına geçiş sürecindeki belirsizlikler gençlerin geleceğe bakışını ve gelecek planlarını önemli ölçüde etkiliyor.

Türkiye'de her yedi kişiden biri genç

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı "İstatistiklerle Gençlik 2025" raporuna göre Türkiye'de 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplandı. Gençler, toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturuyor. Demografik projeksiyonlar ise bu oranın önümüzdeki yıllarda kademeli olarak azalacağını gösteriyor.

Genç nüfus oranındaki azalma, eğitimden istihdama kadar birçok alanda gençleri daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle yalnızca genç nüfusun nüfusta kapladığı yer değil, eğitim düzeyi, becerileri ve iş gücü piyasasına katılımı da gelecek için büyük önem taşıyor.

Gençler mutlu ama gelecek konusunda daha temkinli

TÜİK'in Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 54,4'ü kendisini mutlu olarak tanımlarken, yüzde 11,9'u mutsuz olduğunu belirtti. Gençlerin mutluluk kaynakları incelendiğinde ilk sırada yüzde 38,8 ile sağlık, ardından yüzde 22,8 ile başarı ve yüzde 16,6 ile para geliyor. Ayrıca gençlerin yüzde 73'ü aldığı eğitimden, yüzde 75,5'i ise yaptığı işten memnun olduğunu ifade ediyor.

Ancak bireysel mutluluk ile geleceğe duyulan güven aynı anlama gelmiyor.

KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Günlük yaşamından memnun olduğunu belirten birçok genç, mezuniyet sonrası iş bulma, ekonomik bağımsızlığını kazanma, yaşam ve çalışma şartları konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.

En büyük kaygı: Eğitimden iş hayatına geçiş

Gençlerin geleceğe ilişkin beklentilerini etkileyen en önemli başlıklardan biri istihdam olmaya devam ediyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında genç işsizlik oranı yüzde 15,3 olarak gerçekleşti.

Aynı dönemde gençlerin istihdam oranı yüzde 40,3'e yükselirken, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı (NEET) 2024 yılında yüzde 22,9 iken 2025 yılında yüzde 23,3'e çıktı. Bu hızlı yükseliş gençlerin yükseköğretim, istihdam ve çalışma şartları gibi geleceğe bakışı hayat boyu etkileyen unsurlara tutumunu gösteriyor.

Uzmanlar, eğitimini tamamlayan gençlerin önemli bir bölümünün artık yalnızca diploma sahibi olmayı değil, mezuniyet sonrasında nitelikli ve sürdürülebilir bir işe ulaşmayı da temel hedef olarak gördüğünü belirtiyor.

Üniversite diploması hâlâ avantaj sağlıyor, ancak tek başına yeterli değil

TÜİK'in son yayımladığı 2024 Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri'nde lisans mezunlarında kayıtlı istihdam oranı 2023 yılında yüzde 75,6 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 75,0 olarak gerçekleşmiş, ön lisans mezunları için 2023 yılında yüzde 67,7 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 66,4 olarak hesaplanmıştı.

Yükseköğretim mezunlarının istihdamına ilişkin resmi veriler isithdamın düşüşte olduğunu gösterse de üniversite diplomasının hala iş gücü piyasasında önemli bir avantaj sağlamaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte işverenlerin beklentilerinde yaşanan değişim; yabancı dil, dijital beceriler, uygulamalı deneyim ve iletişim yetkinlikleri gibi ek özellikleri diploma kadar önemli hale getiriyor.

OECD de eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki uyumun güçlendirilmesinin gençlerin istihdamını artıracak temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.

OECD: Kariyer planlamasında belirsizlik artıyor

OECD'nin 2025 yılında yayımladığı rapora göre, birçok ülkede gençler geçmiş yıllara kıyasla kariyer hedeflerini belirlemekte daha fazla zorlanıyor.

Rapor, öğrencilerin meslek beklentileri, aldıkları eğitim ve nitelikler ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunduğunu ortaya koyuyor.

Ayrıca rapor sosyoekonomik koşulların, gençlerin eğitim ve kariyer planları üzerinde akademik başarı kadar etkili olduğu vurgulanıyor.

Hızla değişen meslek yapısı, yapay zekâ teknolojileri, ekonomik koşullar, çalışma şartları ve dijitalleşme, gençlerin yükseköğretimi ve gelecek planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Gelecek algısını ekonomik ve sosyal koşullar şekillendiriyor

Ekonomik belirsizlikler, artan yaşam ve eğitim maliyetleri, barınma sorunu, istihdam olanakları ve değişen iş gücü piyasası, gençlerin geleceğe bakışını etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.

Teknolojiye uyum sağlayabilen, yeni beceriler geliştiren ve değişen iş gücü piyasasını takip eden gençler kariyer konusunda daha avantajlı oluyor.

TÜİK verilerine göre üretken yapay zekâ kullandığını belirten 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı yüzde 39,4 olarak hesaplandı.

Yapay zeka kullanan gençlerin yüzde 75,3'ü özel amaçlar için, yüzde 53,9'u örgün eğitim için, yüzde 19,7'si ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.

Bu durum, dijital dönüşümün gençlerin eğitim ve çalışma yaşamına giderek daha fazla yön verdiğini gösterdi.

Resmî Veriler Ne Söylüyor?

TÜİK ve OECD'nin yayımladığı son veriler, Türkiye'deki gençlerin geleceğe tamamen umutsuz bakmadığını ortaya koyuyor.

Gençlerin önemli bir bölümü yaşamından memnun olduğunu ifade ederken, istihdam olanakları, ekonomik koşullar ve hızla değişen iş gücü piyasası nedeniyle gelecek planlarını daha temkinli yapıyor.

Ancak iş gücü piyasasının dönüşümüyle iş bulmanın zorlaşması, ekonomik belirsizlikler, çalışma şartları, yükseköğretim mezunlarında düşen istihdam oranları ve ne eğitimde ne istihdamda bulunan genç oranının artması gençlerin geleceğe bakışının uzun vadede umutsuzluk gibi olumsuz bir duruma evrilebileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre eğitim ile iş gücü piyasasının beklentileri arasındaki bağın güçlendirilmesi, nitelikli iş olanaklarının artırılması ve gençlerin değişen dünyaya uygun şekilde desteklenmesi, geleceğe duyulan güvenin artırılmasında önemli bir rol oynuyor.