Haberin öne çıkan noktaları
- Yalova’da Gül Tut’un ölümüyle ilgili davada kızı Tuğyan Ülkem Gülter ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildi. Kararın açıklanmasından saatler sonra Gülter’in Instagram hesabından, hükme itiraz edileceği ve masumiyetine inanıldığı yönünde avukatı imzalı bir açıklama paylaşıldı.
Yalova’da 26 Eylül 2025’te yaşamını yitiren Gül Tut’un ölümüyle ilgili davada karar açıklandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Tut’un kızı ve tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’i “kadına ve üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti. Kararın ardından Gülter’in Instagram hesabından yapılan açıklamada ise hükme karşı istinaf ve Yargıtay başvurularının yapılacağı bildirildi.
Gül Tut’un ölümüyle ilgili soruşturma
Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter, olay sırasında aynı odada bulunan Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve iki kişi daha gözaltına alındı. Gülter tutuklanırken Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi. Diğer üç şüpheli ise savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Tut’un ölümüyle ilgili olarak Gülter’in eski nişanlısı Kervan E. de “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla gözaltına alındı. Kervan E., Yalova Adliyesi’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma yükümlülüğünü içeren adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.
Hazırlanan iddianamede, Gül Tut’un olay günü saat 01.26’da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi.
Olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği aktarılan iddianamede, bilirkişi değerlendirmesinde düşmeden hemen önce genç bir kadının “Hadi görüşüürüüüz” dediğinin tespit edildiği ve bu sesin sanık Gülter’e ait olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.
İddianamede ayrıca Gülter’in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavrayıp ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığının ileri sürüldüğü bildirildi. Mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olaydan sonraki davranışlara dayandırılan iddianamede, Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı bir dava açıldı. Bu dosyada Ulu için 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
Duruşmada mesajlar ve ses kayıtları gündeme geldi
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına, ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in yanı sıra maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında sanık Gülter’in zaman zaman ağladığı görüldü.
Gül Tut’un ablası Kader Tut’un vekili, dosyaya giren mesajlaşmalara dikkat çekti. Müşteki vekili, sanığın bir kişiye annesi hakkında “Ne zaman ölecek?”, “Ne olur ölsün” ve “Gebersin” ifadelerinin yer aldığı mesajlar gönderdiğini hatırlattı.
Müşteki avukatı, dosyadaki ses kayıtlarında olay gecesine ilişkin ayrıntıların bulunduğunu da belirtti. Buna göre Gül Tut lavaboya girmeden önce evde bir roman şarkısı çaldı. Ardından sanığın arkadaşı Sultan Nur Ulu’ya “Malkata açalım öyle oynasın” diye seslendiği, şarkının açılmasıyla birlikte maktulün olay yerine çekildiği ifade edildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, mahkemeye sunulan mütalaaya katıldığını belirterek sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Sanık avukatı ise uzun süreli savunmasında, yargılama sırasında bazı iddiaların çürütüldüğünü ileri sürdü. Vekil, tanık Sultan Nur Ulu’nun gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve dosyada yer alan bazı kişilerin de müvekkiline iftira attığını savundu.
Sanık müdafii, Gül Tut’un daha önce de düştüğünü ve olay sırasında alkollü olduğunu öne sürdü. Ayrıca olayın ardından sanıkla bazı kişiler arasında geçen konuşmaları ve çeşitli ses kayıtlarını mahkeme heyetine sundu.
Duruşmaya verilen aranın ardından sanık vekili, dosyada bulunan raporlara yönelik itirazlarını aktardı. Ulu’nun anlatımlarının olay gecesine ait ses kayıtlarıyla örtüşmediğini iddia eden avukat, savunmasını desteklemek amacıyla farklı zamanlarda kaydedilmiş videolarda Gül Tut’a ait olduğu belirtilen ses kayıtlarını dinletti. Bu sırada hem sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in hem de müşteki Tuğberk Yağız Gülter’in ağladığı görüldü.
Tuğyan Gülter: “Ben sadece annemi değil, hayata tutulacak dalımı kaybettim”
Karar öncesinde son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Annesinin düşme anını görmediğini savunan Gülter, “Görsem tutmaya çalışırdım. Her ne kadar aramızda tartışmalar olsa da biz anne kızız. Ben sadece annemi değil, hayata tutulacak dalımı kaybettim.” ifadelerini kullandı.
Kendisini aynı zamanda mağdur olarak gördüğünü belirten sanık, “Bugün burada sanık sıfatıyla bulunuyorum ama mağdurum” dedi. Sultan Nur Ulu’nun kendisine yönelik suçlamalarını anlamlandıramadığını ifade eden Gülter, “Sultan’ın bana yaptığı iftirayı anlamlandıramıyorum.” diye konuştu.
Tanık Ulu’nun ifadelerine de değinen sanık, “Ben madem katilim, katil olduğumu görmüşse neden olay anında sesini çıkarmadı, çığlık atmadı? İlk günden son güne kadar benimle aynı şeyi anlatıyor.” şeklinde savunma yaptı.
Aleyhinde ifade veren kişilerin Ferdi A.’dan korktukları için konuştuğunu düşündüğünü belirten Gülter, kamuoyunda “anne katili” olarak yaftalandığını söyledi. Sanık, annesini kaybetmenin acısını yaşarken bir de kendisini anlatmak zorunda kalmasının ne kadar zor olduğunun anlaşılamayacağını dile getirdi.
Gülter, savunmasının sonunda iftiraya uğradığına inandığını belirterek ilahi adalete güvendiğini söyledi. Annesiyle öteki dünyada el ele ilahi mahkemeye çıkacağına inandığını kaydeden sanık, “Ben ne kadar ceza alırsam alayım sadece kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum.” dedi.
Mahkeme ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi
Mahkeme heyeti, kararını açıklayarak Tuğyan Ülkem Gülter’i “kadına ve üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti.
Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter’in vekili Rahmi Çelik, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını söyledi. Mahkemenin cezayı üst sınırdan verdiğine dikkat çeken Çelik, “Üzüntülüyüz, söyleyeceğimiz bu kadar. Mahkeme kararına da saygı duyulması gerekir.” ifadelerini kullandı.
Çelik, gazetecilerin Sultan Nur Ulu hakkındaki sürece ilişkin sorusu üzerine, daha önce savcılığa yaptıkları itirazın reddedildiğini hatırlattı. Müşteki vekili, “Yapmış olduğumuz savcılık itirazımız vardı, reddedilmişti. Biz peşini bırakmayacağız, yasal olarak onun hakkındaki bizim yasal süreçlerimiz devam edecek.” dedi.
Müvekkili Tuğberk Yağız Hamza Gülter’in yaşadığı durumun ağırlığına da değinen Çelik, hiç kimsenin onun yerinde olmak istemeyeceğini belirtti. Çelik, “Düşünün bir tarafta annesini kaybetmiş birisi, bir tarafta yargılanan bir ablası. Nasıl olabilir? Allah kimseyi onun durumuna düşürmesin.” değerlendirmesinde bulundu.
Sanık avukatı: “Asla pes etmeyeceğiz”
Sanık vekili Merve Uçanok, yargılamanın kararın açıklanmasıyla tamamen sona ermediğini, dosyanın istinaf ve Yargıtay aşamalarının bulunduğunu söyledi. Müvekkilinin çok ağır bir iftiraya maruz kaldığını savunan Uçanok, delillerin bir hafta içinde yeterince ve gereği gibi tartışılmadan mahkemede kanaat oluşturduğunu ileri sürdü.
Dosyanın üst mahkemelerden döneceğini ve kararın bozulacağını düşündüğünü belirten Uçanok, “Bununla alakalı da sonuna kadar Tuğyan Ülkem Gülter’in arkasındayım. Onun masumiyetini yargılamanın sonunda, en nihayetinde ispatlayacağıma da inanıyorum. Asla pes etmeyeceğiz ve yargılamanın en sonunda Tuğyan’ı kızına kavuşturacağım.” diye konuştu.
Karardan saatler sonra Instagram hesabından açıklama
Mahkeme kararının açıklanmasından saatler sonra Tuğyan Ülkem Gülter’in Instagram hesabından dikkat çeken bir paylaşım yapıldı. Avukat Merve Uçanok tarafından kaleme alınan açıklamada, Gülter hakkında annesi Gül Tut’u tasarlayarak kasten öldürdüğü iddiasıyla açılan davada 9 Ekim 2026’da mahkûmiyet kararı verildiği belirtildi.
Paylaşımda, “Müvekkilimizin masumiyetine inancımız tamdır” denildi. Açıklamada ayrıca mahkemenin, olayda herhangi bir tasarlamanın bulunmadığını kabul ettiği savunuldu.
Gülter’in avukatı tarafından yapılan açıklamada mahkûmiyet hükmünün henüz kesinleşmediği vurgulanarak karara karşı tüm itiraz haklarının kullanılacağı bildirildi. Açıklamada, müvekkilin Anayasa ve kanunlardan doğan masumiyet karinesinin devam ettiği, üst mahkemeler önünde hukuka aykırılıkların ve Gülter’in masumiyetinin ortaya konulacağı ifade edildi.


Yorumlar 0