Beş farklı sanatçının Anadolu'nun ruhuna, sesine ve katmanlarına farklı bakışlar sunan "Güneşin Kıyısı" karma sergisi, Kalyon Kültür'de ziyaretçilerini bekliyor. Nurdan Karasu Gökçe, Güliz Baydemir, Mustafa Albayrak, Mümin Candaş ve Necati Seydi Ferahoğlu'nun eserlerini bir araya getiren küratör Aslı Bora, eserlerin derinine inerek sergiyi anlattı.

Anadolu'nun Ruhuna Farklı Açılardan Bakmayı Sağlıyor

Farklı kültürlerin, inançların ve yaşam biçimlerinin bir arada olduğu Anadolu'nun farklı katmanları görünür kılınırken sergiye adını veren güneş, yaşamın sürekliliğini simgeleyerek beş farklı sanatçının anlatılarını birbirine bağlıyor.

KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Bu ortak ışık altında şekillenen yaşamlar; aidiyet, emek, tarih ve gündelik hayat izlerini günümüze taşırken sergi, Anadolu'nun ruhuna farklı açılardan bakmayı sağlıyor.

Nurdan Karasu Gökçe

Serginin küratörü Aslı Bora, Nurdan Karasu Gökçe'nin eserlerinde çalışılmış olan antik kent imgelerinde kadınla ilişkili bir içselliğinin anlatıldığını ifade ediyor. Sanatçının feminist okumalarını yansıtan eserlerde deniz kabuklarıyla Afrodit'e, Athena'nın saçlarına, parşömenin şehri Bergama'ya değiniyor. Parşömenin şehri olan Bergama eseriyle evrensel bilgiye sahip olmanın altını çiziyor sanatçı. Yerebatan Sarnıcı'nın yer aldığı eseri feminist bir taraftan işliyor. Klasik antik çağda kötülükle ilişkilendirilen Medusa'nın ötekileştirilen bir kadın örneği olması Gökçe'ye ilham verirken modern çağda mağdur görülen Medusa'ya gönderme yapıyor. Aslı Bora ise bu antik kent tarzından uzaklaşmamak için Medusa'nın anlatıldığı tabloyu bir tapınak hissi oluşturmak adına odanın özel bölümünde sergilediğini belirtiyor.

Güliz Baydemir

Mekan ve zaman arasındaki ilişkiyi anlatıyor Güliz Baydemir. Harabeye dönmüş binaların yeniden doğuşunu resmederek doğanın döngüselliğini ifade eden sanatçı, zamanı bölerek kent imgesinde hastaneyi kullanıyor. Kurumsal bir zamana vurgu yapıyor. Gelibolu'daki büyük yangını temsil eden eserinde sanatçı kendi gençliğini, yanıp kül olmuş ağaçları izleyen kişi olarak yansıtıyor. Aslı Bora, bu eseri sergilerken tabloyu ortalamak istemediğini bir bölme alanı oluşturmak istediğini söylüyor. Bu bölmeyle canlılar dünyasıyla yangını ayırmayı amaçladığını belirtiyor.

Mümin Candaş

Her daim insanın varlığını hissettiren Mümin Candaş eserlerinde zamansallık ve olmayan figürler arasında bir ilişki yansıtılıyor. Aslı Bora'nın aktardığına göre her ressamın bir imzası olarak kabul edilen sürükleyici öge, Candaş için kargadır. Her eserinde mutlaka bir karga görebileceğimizi ifade eder. Candaş eserlerinde Karadeniz temasını işliyor. Küratör Aslı Bora ise Karadeniz temasının devamlılığını sağlamak için Sinoplu şair Ahmet Muhip Dıranas'ın bir şiirini duvara yansıttığını belirtiyor.

Mustafa Albayrak

İstanbul'un en önemli simgelerinden biri olan İstiklal Caddesi'ni resmediyor sanatçı. Bora'ya göre bir şehrin dokusunun bu sergide olması gerekiyor. Mustafa Albayrak, leke halinde anonim figürler resmediyor. Sürükleyici öğesi ise köpek Karabaş. Işık üzerinde çalışan bir sanatçı olarak Albayrak, bu eserlerinde de ışığın kırılması bağlamında yağmuru kullanıyor. Vitrinlerin ışığının yağmurdan gelerek yansımasını, İstiklal Caddesi'ndeki kaosu ve o kaosun yağmur altındaki etkisini resmediyor. Aslı Bora fütüristik çalışmalar yapmış olan Albayrak'ın eserleriyle bütünlük sağlayacağını düşünerek İstiklal Caddesi'nin bir parçası olan nostaljik tramvayı sergiye eklediğini belirtiyor.

Necati Seydi Ferahoğlu

Küratör Aslı Bora, Ferahoğlu'nun eserlerini renk, ışık ve ritim duygusuyla müsemma eserler olarak tanımlıyor. Eserlere uzaktan bakıldığında desenden ziyade rengin ön planda olduğu, yakından bakıldığında ise kolaj etkisi veren bir resim stili olduğunu söylüyor. Peyzaj eserler olduğunu ancak soyutlamanın da oldukça kullanıldığını belirtiyor. Sergide yer alan keçi figürü, sanatçı tarafından Türk kültüründeki yeri bağlamında kullanıyor ve sanatçı gündelik hayatta her an karşımıza çıkabilecek görüntüleri işliyor. Bora'nın aktardıklarına göre günde 20 saat resim yapan sanatçı, bütün resimlerinde renk ve renk teorisi çalışıyor. Küratör Bora, bu eserlerin kendisine vitray çağırışımı yaptığını belirterek odanın camlarında ışık oyunu yaparak, sanatçının ışık çalışmalarına bir gönderme yapmak istediğini vurguluyor.

"Gölgenizin Resmin Bir Parçası Olması"

Ayrıca sergide küratör tarafından hazırlanmış eserlerin hareketlendirildiği bir oda bulunuyor. Bu odada yer alan hareketli eserlerle ziyaretçiler arasında bağ kurmak isteyen Aslı Bora, kişilerin eserlerde gölgelerini bulmasını sağlamaya çalışıyor. "Gölgenizin resmin bir parçası olması" amacı taşıdığını söyleyerek eserlere daha yakın olma hissi oluşturmak için yapmış olduğunu belirtiyor.

Kalyon Kültür

Kalyon Kültür, 2020 yılında tarihi bir öneme sahip olan Taş Konak'ta hizmete açıldı. Kültür ve sanat üretimini destekleyen Kalyon Kültür, genç bir toplumsal buluşma mekanı olarak öne çıkıyor. II. Abdülhamid tarafından yaptırılan konak 1889 yılında Mehmet Raif Paşa'ya tahsis edildi. Bir devlet adamı olan Mehmet Raif Paşa'nın kızı Şair İhsan Raif Hanım da bu konakta yaşadı. Ona göre Taş Konak; şiirin, musikinin ve sanatın beslendiği bir mekan.

KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Şair İhsan Raif Hanım'ın henüz 13 yaşında kaleme aldığı "Kimseye Etmem Şikayet" şiiri de bu konakta yazıldı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...