KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır’da geçmişteki kimlik inkârcı politikaları eleştirerek Türkiye’nin toplumsal ve siyasal meselelerini şiddetle değil, siyaset ve diyalog yoluyla çözmesi gerektiğini söyledi. AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek ise Kürtçe tiyatro, Kürtçe yayınlar ve TRT Kurdî gibi adımları hatırlatarak “Kürtçe de bizim, Türkçe de bizim” mesajı verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere ziyaret ettiği Diyarbakır’da Türkiye’nin Kürt meselesi, toplumsal sorunları ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, geçmişte özellikle 12 Eylül döneminde uygulanan kimlik inkârcı anlayışın geride kaldığını savunurken, bugün karşılaşılan sorunların çözümünde şiddet yerine siyaset ve diyalog yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Diyarbakır Valiliği, yerel yöneticiler, milletvekilleri ve AKP teşkilatıyla görüşen Fidan, kentin tarihsel ve kültürel özelliklerinin yanı sıra ekonomik kapasitesine de dikkat çekti. Bakan, Diyarbakır’ın Türkiye açısından özel bir konuma sahip olduğunu belirterek kentin geçmişten günümüze farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ifade etti.

Fidan: Diyarbakır tarihsel yolculuğunu sürdürecek

Diyarbakır’ın antik çağlardan bu yana önemli medeniyetlerin izlerini taşıdığını söyleyen Fidan, kentin coğrafyasının, insanının ve ikliminin kendine özgü olduğunu dile getirdi. Kentin tarihsel gelişiminin farklı dönemlerde kesintiye uğradığını belirten Fidan, son 25 yıl içinde, AKP iktidarları döneminde Diyarbakır’ın yeniden gelişim sürecine girdiğini savundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a özel önem verdiğini belirten Fidan, kentin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan daha ileri bir seviyeye taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Bakan, Diyarbakır’ın tarihsel yolculuğunu sürdürerek sahip olduğu potansiyeli daha güçlü biçimde ortaya koyacağını ifade etti.

“12 Eylül zihniyeti” eleştirisi

Konuşmasında Kürt kimliğine yönelik geçmiş dönem politikalarına da değinen Fidan, Türkiye’nin son yıllarda çeşitli reformlardan geçtiğini belirtti. 12 Eylül döneminin kimlik inkârına dayalı yaklaşımını eleştiren Fidan, bu dönemin anlayışını, kimlik inkârını neredeyse kendi sembolü haline getirmiş bir zihniyet olarak nitelendirdi.

Fidan, söz konusu anlayışın pratikte, hukukta ve düşünsel zeminde sona erdirilmesini sağlayan sürecin AKP kadrolarının halkın oylarıyla ve seçim yoluyla iktidara gelmesiyle başladığını söyledi. Bu gelişmenin, tarihte altı çizilmesi gereken önemli hususlardan biri olduğunu belirten Fidan, Kürtçe konusunda da geçmiş dönemlere kıyasla çeşitli adımlar atıldığını ve özellikle 2013’ten itibaren önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti.

“Sorunlar şiddetle değil, diyalogla çözülmeli”

Fidan’ın Diyarbakır’daki açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, toplumsal ve siyasal meselelerin hangi yöntemle ele alınması gerektiği oldu. Reformların gerçekleştirilmiş olmasının bütün sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Fidan, asıl önemli konunun sorunların çözüm yöntemi olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de siyasi partilerin, TBMM’nin ve basının işleyişinin, farklı kesimlerin kendi görüşlerini diyalog yoluyla anlatması esasına dayandığını söyleyen Fidan, bir sorun ortaya çıktığında bunun dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi şiddet yoluyla değil, görüşme ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan “kardeşlik anlayışının” güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu meseleleri kendi demokratik mekanizmaları içinde çözmesi gerektiği mesajını verdi.

Diyarbakır için ekonomi, tarım ve ticaret hedefi

Konuşmasının önemli bölümünü Diyarbakır’ın ekonomik geleceğine ayıran Fidan, Silvan, Dicle ve Kral Kızı barajlarıyla sulama projelerine dikkat çekti. Altyapı yatırımlarının tamamlanmasıyla tarımsal üretim kapasitesinin yükseleceğini ve bölge gelirlerinin artacağını belirten Fidan, bu sürecin yalnızca Diyarbakır ve çevresinin ekonomisine değil, Türkiye’nin gıda güvenliğine de katkı sağlayacağını söyledi.

Fidan, Diyarbakır’ın önümüzdeki dönemde ticaret ve teknoloji alanlarında daha etkin bir merkez haline gelebileceğini kaydetti. Irak ve Suriye’de istikrarın güçlenmesinin de kentin ekonomik geleceği açısından önem taşıdığını belirten Bakan, bu ülkelerde huzur ve istikrarın sağlanması durumunda bölgesel ticaretin ve yatırımların artacağını ifade etti.

Bölgesel politikaların doğru yürütülmesi ve Irak ile Suriye’de istikrarın güçlenmesiyle Diyarbakır’ın ekonomik potansiyelinin daha güçlü biçimde ortaya çıkacağını söyleyen Fidan, “terörsüz bölge” vizyonuyla kent ve bölge için daha umutlu bir dönemin başlayabileceğini dile getirdi.

Gökçek’ten Kürtçe açıklaması: “Kürtçe de bizim, Türkçe de bizim”

Fidan’ın Diyarbakır’daki temaslarına AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek de katıldı. Gökçek, gazetecilerin Kürtçe ve çift dilli belediye tabelalarıyla ilgili sorularını yanıtladı. AKP Teşkilat Başkanlığı tarafından düzenlenen çalışma kapsamında milletvekillerinin Diyarbakır’ın farklı ilçelerinde saha çalışması yaptığını belirten Gökçek, vatandaşların ve esnafın sorunlarını dinlediklerini, bu talepleri parti yönetimine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktaracaklarını söyledi.

Saha ziyaretleri sırasında “terörsüz Türkiye” sürecine yönelik destek gördüğünü savunan Gökçek, pazar ziyaretlerinde vatandaşların ve esnafın sürece ilişkin yaklaşımlarını gözlemlediğini belirtti. Teşkilat mensuplarından aldığı bilgilere göre özellikle kadınların sürece destek verdiğini ifade etti.

Rûdaw’ın Diyarbakır’daki çift dilli belediye tabelaları ve Kürtçe tabelalara ilişkin sorusu üzerine Gökçek, AKP döneminde Kürtçe konusunda atıldığını belirttiği adımları sıraladı. Kürtçe tiyatroların bu dönemde sahnelendiğini söyleyen Gökçek, Kültür Bakanlığı tarafından Kürtçe eserlerin yayımlandığını ve TRT 6’nın bugünkü adıyla TRT Kurdî’nin hayata geçirildiğini ifade etti.

Gökçek, Kürtçe alanındaki uygulamaların önünü açan siyasi aktörün birinci derecede AK Parti olduğunu savundu. Bölgedeki baraj, yol ve eğitim yatırımlarını da aynı dönemde yürütülen politikaların bir parçası olarak değerlendiren Gökçek, altyapı yatırımlarına dikkat çekti.

Kürtçe tabelalara karşı çıkılacak bir durum olmadığını belirten Gökçek, AKP adına bu konuda karşıt bir açıklama yapılmadığını söyledi. Bu yöndeki itirazların, itiraz sahiplerine sorulması gerektiğini ifade eden Gökçek, Kürtçe ile Türkçe arasında ayrım yapılmaması gerektiğini vurguladı. Gökçek, “Kürtçe de bizim, Türkçe de bizim. Bu konuyla ilgili en ufak problemimiz yok” dedi.

Fidan’ın Diyarbakır’da geçmişteki kimlik inkârına ilişkin değerlendirmeleri ve toplumsal sorunların diyalog yoluyla çözülmesi çağrısı ile Gökçek’in Kürtçe konusundaki açıklamaları, iktidar cephesinin Kürt meselesi ve “terörsüz Türkiye” başlıkları çerçevesinde kentte öne çıkardığı mesajlar oldu.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...