KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Mekke Savunma İttifakı'nın İstanbul'daki ilk komite toplantısının ardından konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ittifakın yeni ülkelere açık olduğunu ve herhangi bir devleti hedef almadığını açıkladı. Fidan, Netanyahu hükümetinin Türkiye'ye yönelik söylemlerini ve bölgesel politikalarını uluslararası güvenlik açısından tehdit olarak nitelendirdi.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ilk toplantısını İstanbul'da yaptı. Toplantının sona ermesinin ardından basının karşısına geçen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın kuruluş sürecini, yapının gelecekte genişleme ihtimalini ve bölgesel güvenlik gündemini değerlendirdi.

İstanbul'daki toplantıyla kurumsallaşma süreci başladı

Fidan, Mekke Anlaşması'nın bölge ülkeleri arasında yeni bir güvenlik ve işbirliği modelinin oluşturulmasına zemin hazırladığını söyledi. Anlaşmayla öngörülen kurumların hayata geçirilmesi için çalışmaların başladığını belirten Fidan, “Bu anlaşmayla bölgemizde yeni bir güvenlik ve işbirliği mimarisinin tesis edilmesi süreci başlamıştır. Bugün itibariyle anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalara başladık” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı, yapının resmi adının Mekke Savunma İttifakı olduğunu da ilk kez kamuoyuyla paylaştı. İttifakın kuruluş amacının genişlemeye uygun bir yapı oluşturmak olduğunu belirten Fidan, başka ülkelerin katılımının anlaşma hükümleri kapsamında mümkün olduğunu ifade etti. Ancak bu sürecin, ittifaka katılmak isteyen ülkelerle mevcut üyeler arasında şartlar, gereklilikler ve standartlar konusunda yürütülecek görüşmeler sonucunda şekilleneceğini kaydetti.

Fidan, üyelik sürecinin nasıl işletileceğine ilişkin bir yol haritası üzerinde çalışıldığını açıkladı. Genişleme hedefinin yanı sıra ittifakın sağlam temeller üzerine kurulmasının da öncelik taşıdığını vurgulayan Fidan, “İttifak, genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır ama başlangıç itibariyle temellerinin çok iyi atılması gerekiyor, kurumsallaşmanın da çok iyi yapılması gerekiyor, hem Suudi Arabistan hem Pakistan bu konuda bizim gibi çok hassaslar” dedi.

İttifakın hedefi başka devletler değil, bölgesel güvenlik

Toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın herhangi bir ülkeye karşı kurulmadığının altını çizdi. Yapının devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı, ayrıca ülkelerin içişlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkeleri temelinde faaliyet göstereceğini belirtti.

İttifakın bu ilkeleri kabul eden bölgedeki tüm devletlere açık olduğunu yineleyen Fidan, “İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını aksine bu temel ilkelere yad eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha vurguluyoruz” diye konuştu. Bakan Fidan, yeni güvenlik yapılanmasıyla birlikte bölgede istikrarın güçlenmesini ve belirsizliklerin azalmasını beklediklerini dile getirerek, “Bu ittifakla bölgede giderek daha büyük bir istikrarın oluşacağını, belirsizliğin azalacağını göreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan'dan Netanyahu hükümetinin Türkiye söylemlerine tepki

Fidan, ittifakın geleceğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından Netanyahu hükümetinin Türkiye'ye yönelik açıklamalarına da değindi. Netanyahu hükümetinin seçim sürecine girmesinden bu yana Türkiye karşıtı söylemlerin yoğunlaştığını belirten Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile destekçilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bazı Türk yetkilileri hedef alan yaklaşımlarını uzun süredir takip ettiklerini söyledi.

Fidan, konuya ilişkin açıklamasında, “Bir süredir biliyorsunuz seçim sürecine girdiği andan itibaren Netanyahu hükümetinin, başta Netanyahu olmak üzere destekçilerinin artan bir şekilde Türkiye'ye yönelik bir söylemi var ve Cumhurbaşkanımızı ve bazı arkadaşlarımızı hedef alan yaklaşımları var. Biz bunu baştan beri takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun yalnızca Türkiye bakımından değil, küresel ölçekte güvenlik açısından da tehdit oluşturduğunu savunan Fidan, İsrail Başbakanı'nın uluslararası toplum tarafından muhatap alınması gerektiğini belirtti. Fidan, sert ifadeler kullandığı açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Şimdi birinci şunun altını çizmek gerekiyor: Yani insanlığın ve uluslararası toplum ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, altını çiziyorum, Netanyahu canisi, soykırımcısı bu noktada ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu'nun muhatap olduğu ana kitle uluslararası topluluktur, uluslararası sistemdir. Çünkü sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için Netanyahu, onun mantalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle bir tehdit oluşturmaktadır. Bunu sadece Türkiye'nin problemiymiş gibi düşünmek büyük bir hata.”

“Uluslararası toplum Netanyahu'yu durdurmalı”

Uluslararası toplumun Netanyahu'ya karşı bugüne kadar sergilediği tutumun yeterli olmadığını ifade eden Fidan, daha etkili bir müdahale çağrısında bulundu. Netanyahu'nun bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve dünyanın tamamına zarar vermesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Fidan, “Dolayısıyla burada uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması, bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor” dedi.

Fidan, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların bölgesel istikrarı doğrudan tehdit ettiğini savundu. Filistinlilere ve Müslümanlara yönelik can kayıplarının sürdürülmesinin İsrail'e, Filistinlilere ve bölgenin tamamına ağır zarar verdiğini belirten Fidan, “Yani Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Yani bunun durduğu yer İsrail'e de büyük zarar, Filistinlilere zaten zarar, bölgeye de büyük zarar” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun açıklamalarının, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını ve bölge ülkelerindeki işgalin sona ermesini istemediğini gösterdiğini ileri süren Fidan, İsrail hükümetinin soykırımcı ve işgalci yaklaşımının devamından yana olduğunu söyledi. Fidan, bu yaklaşımın yalnızca bölgesel değil, uluslararası güvenlik açısından da risk oluşturduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, açıklamasının sonunda Netanyahu'ya ilişkin değerlendirmesinin yalnızca Türkiye'nin gündemiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Fidan sözlerini, “Şimdi bu sadece bizim değil, bütün bölgenin ve uluslararası toplumun büyük bir tehdididir. Bu tehditle, bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır arkadaşlar. Benim mesajım bu” ifadeleriyle tamamladı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...