Haberin öne çıkan noktaları
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç gelirlerini aklama iddialarıyla yürütülen soruşturmanın ayrıntılarını açıkladı. Halk TV’nin İstanbul’daki merkezine polis girerken, Mahiroğlu’yla bağlantılı şirketlere el konuldu ve TMSF kayyum olarak atandı.
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına çarşamba günü polis ekipleri girdi. Kanalın yönetimine kayyum atanmasıyla sonuçlanan gelişmenin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç gelirlerini aklama iddiaları yer aldı.
Başsavcılık, Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi çevresindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri AŞ’nin kurulmasını sağladığını, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiğini ve belediye ihaleleri üzerinden haksız menfaat elde ettiğini öne sürdü. Soruşturma kapsamında 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı iddia edildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen incelemede; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri, gizli tanık ifadeleri, şüphelilerin beyanları ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği bildirildi.
İhaleler ve para trafiği mercek altında
Başsavcılığın açıklamasına göre BUSTECH aracılığıyla alınan işlerde, ihale bedellerini aşan ödemeler yapıldı. Bu yolla elde edildiği değerlendirilen gelirlerin Cafer Mahiroğlu’na veya onunla bağlantılı olduğu düşünülen şirketlere aktarıldığı belirtildi. Söz konusu işlemler üzerinden belediye ihaleleriyle ilişkili haksız kazanç sağlandığı iddiası da soruşturma dosyasına yansıdı.
MASAK kayıtlarına dayandırılan bilgilere göre Mahiroğlu’nun ortak ya da yönetici olduğu şirketlerin toplam işlem hacmi 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruşa ulaştı. Mahiroğlu’nun kişisel banka hesaplarında ise 459 işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 işlemle 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı tespit edildi.
Soruşturmada ayrıca Mahiroğlu’nun yöneticiliğini yaptığı şirketler üzerinden yurt dışına yüksek miktarlı döviz transferleri gerçekleştirildiği kaydedildi. Mahiroğlu’nun, birinci derece yakınlarının ve bağlantılı şirketlerin hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT işlemleri bulunduğu bildirildi. Savcılık, edinilen mal varlığıyla beyan edilen gelirler arasında da uyumsuzluk tespit edildiğini açıkladı.
Başsavcılık, Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik ayrı bir soruşturma kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçundan aranma kaydı bulunduğunu da duyurdu. Açıklamada, Mahiroğlu’nun 10 Mart 2025’te yurt dışına çıktığının belirlendiği ifade edildi.
17 kişi hakkında gözaltı kararı
Soruşturma kapsamında toplam 17 kişi için gözaltı kararı verildi. 14 Ekim sabahı düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda bu şüphelilerden 11’i gözaltına alındı. Dört şüphelinin yurt dışında, bir kişinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, bir şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü açıklandı.
Başsavcılık, Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi veya ilişkili olduğu belirlenen şirketlere sulh ceza hâkimliği kararıyla el konulduğunu bildirdi. Bu şirketlerin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığı belirtildi. Açıklamada şirketlerin ve Halk TV’nin adı yer almadı.
Kayyum kararına siyasi parti ve meslek örgütlerinden tepki
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye polis baskını düzenlenmesini ve kanala kayyum atanmasını “ancak diktatörlerin yapacağı iş” sözleriyle eleştirdi. Ekonomik sorunlar ile geçim sıkıntısının devam ettiği bir dönemde, Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmaların başlayacağı gün böyle bir adım atıldığını savunan Özel, Halk TV ve çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti. Özel açıklamasını “Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek” ifadeleriyle tamamladı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da kayyum kararını basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahale olarak değerlendirdi. Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163’üncü sırada bulunduğunu hatırlatan Yavaş, Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmüne dikkat çekti.
DİSK Basın-İş, kayyum atanmasını ve yayının durdurulmasını “basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahale” olarak nitelendirdi. Sendika, geçen yıl TELE1’e yönelik uygulamanın bu kez Halk TV’de tekrarlandığını savundu. Kararın yüzlerce basın emekçisinin işini ve geleceğini etkilediğini belirten DİSK Basın-İş, çalışanlarla dayanışma çağrısı yaptı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ise kayyum kararını, siyasi iktidarın kullandığı hukuksuzluğun basın özgürlüğünü yeniden hedef alması şeklinde değerlendirdi. Sabah saatlerinde polisin kanala girmesini ve yayına müdahale edilmesini “zorbalık” olarak tanımlayan sendika, “Bu zorbalığı kabul etmiyoruz” ve “Basın hürdür, sansür edilemez” ifadelerini kullandı.
Cafer Mahiroğlu’nun iş ve medya geçmişi
1966’da Sivas’ta doğan Cafer Mahiroğlu, 1984’te 18 yaşındayken çalışmak amacıyla İngiltere’ye gitti. Konfeksiyon sektöründe işçi olarak çalışan Mahiroğlu, bu ülkede ütücülük ve makine işçiliği yaptı.
Bir süre sektörde çalıştıktan sonra daha önce görev yaptığı konfeksiyon atölyesini satın alan Mahiroğlu, 1991’de Armondi Tekstil’i devralarak kendi şirketini kurdu. Mahiroğlu, 1990’lı yıllarda Türkiye’de Avrupalı markalar için fason üretim yaptıklarını, sonraki dönemde ise kendi markalarına yöneldiklerini anlatmıştı.
Mahiroğlu’nun iş dünyasında öne çıkan yatırımları arasında, 2007’de mali sıkıntıya giren İngiltere merkezli moda zinciri Select’in satın alınması yer aldı. Mahiroğlu, 2017 yılında şu anda faaliyet göstermeyen e-ticaret platformu Markafoni’yi de 30 milyon liraya satın aldı.
Tekstil ve perakende alanındaki yatırımlarının ardından medya sektörüne geçen Mahiroğlu, 2020’de Halk TV’yi satın aldı. 2022’de Independent Türkçe’den Nevzat Çiçek’e konuşan Mahiroğlu, kendisini CHP’li olarak tanımladı. Mahiroğlu, Halk TV’nin kendi siyasi kimliğinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savundu.


Yorumlar 0