KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Küresel hava kargo talebi eylülde yüzde 7,7 artarken uçak yakıtı fiyatları bir yılda yüzde 103,4 yükseldi. Gelir artışının maliyet baskısını karşılayamaması, taşımacılık ücretleri ve ihracatçıların lojistik giderleri açısından risk oluşturuyor.

Küresel ticarette ve sanayi üretiminde görülen toparlanma hava kargoya talebi artırırken, yükselen yakıt giderleri taşımacılık şirketlerinin maliyetlerini ağırlaştırıyor. Hava kargo fiyatlarındaki olası artışlar, özellikle hızlı teslimat gerektiren ürünlerin uluslararası taşınmasını ve dış ticaret maliyetlerini etkileyebileceği için sektörün seyrini yakından izlenen bir konu haline getiriyor.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğinin (IATA) 29 Ekim’de açıkladığı eylül verilerine göre dünya genelinde hava kargo talebi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,7 yükseldi. Uluslararası taşımacılıktaki talep artışı ise yüzde 8,6 olarak kaydedildi. Buna karşılık uçak yakıtı fiyatlarındaki yıllık yüzde 103,4’lük yükseliş, havayolu şirketlerinin giderlerini belirgin biçimde artırdı.

Talepteki büyümeye eşlik eden kapasite artışı yüzde 2,7’de kaldı. Böylece talep kapasiteden daha hızlı yükselirken uçakların yük doluluk oranı yüzde 47,9’a çıktı. Ancak daha fazla yük taşınması, şirketlerin kazançlarının da aynı oranda yükseldiği anlamına gelmedi.

Yakıt giderleri gelir artışını geride bıraktı

Eylül ayında uçak yakıtı fiyatları bir önceki aya göre yüzde 17,5, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 103,4 arttı. Hava kargo taşımacılığındaki birim gelir artışı ise yüzde 25,9 düzeyinde kaldı. Yakıt maliyetleri ile taşımadan elde edilen gelir arasındaki bu fark, sektörün kârlılığı üzerinde baskı yarattı.

IATA Başekonomisti Marie Owens Thomsen, küresel ticaret ve sanayi üretimindeki toparlanmanın hava kargoya yönelik talebi desteklediğini, ancak yakıt maliyetlerinin yüksek seyrinin taşımacılığı kârlı biçimde sürdürmeyi güçleştirdiğini belirtti. IATA’nın değerlendirmesine göre sektör açısından mesele yalnızca yük bulmak değil; artan harcamaları karşılayacak düzeyde gelir elde edebilmek.

Küresel ticaret hacmi ağustosta yıllık yüzde 3,6 artış gösterdi. İmalat sanayisi üretim endeksi 53,8’e, yeni ihracat siparişleri endeksi de 51,9’a ulaştı; iki gösterge de son beş yılın en yüksek düzeylerini gördü. Bu veriler, ekonomik faaliyetlerdeki güçlenmenin hava taşımacılığı talebini desteklemeyi sürdürdüğüne işaret ediyor.

Avrupa-Orta Doğu hattında daralma sürüyor

Dünya genelindeki artış, bütün güzergâhlara aynı şekilde yansımadı. Avrupa ile Orta Doğu arasındaki hava kargo trafiği eylülde yıllık yüzde 18 gerilerken Orta Doğu ile Asya arasındaki taşımacılık yüzde 10,2 azaldı. Her iki rotadaki düşüş de üst üste yedinci ayına ulaştı.

Asya-Kuzey Amerika hattı ise yüzde 17 büyüyerek başlıca ticaret güzergâhları arasında en hızlı artışı kaydetti. Asya içindeki taşımacılık yüzde 10,2, Avrupa-Kuzey Amerika trafiği yüzde 9,3, Avrupa-Asya hattındaki yük taşımacılığı da yüzde 6 yükseldi.

Orta Doğu bağlantılı rotalardaki gerileme, bölgedeki çatışmalar ve hava sahası kısıtlamalarının taşımacılığa etkileriyle birlikte değerlendiriliyor. Alternatif rotalara yönelen şirketler daha uzun süre uçmak zorunda kalabiliyor; bu durum yakıt tüketimini ve operasyon giderlerini artırabilecek ek bir yük oluşturuyor.

Bölgesel büyüme farklılık gösterdi

Talepteki en güçlü bölgesel artış Kuzey Amerika’da görüldü. Bölgedeki havayolu şirketlerinin hava kargo talebi yüzde 11,8 yükselirken taşıma kapasitesi yalnızca yüzde 0,8 arttı. Asya-Pasifik’te talep yüzde 8,6, kapasite ise yüzde 4,9 büyüdü.

Avrupa merkezli havayollarının taşıdığı yük miktarı yüzde 4,5 artmasına karşın kapasiteleri yüzde 1,6 geriledi. Orta Doğulu taşıyıcıların talebi yüzde 3,8 yükseldi ve bu oran bölgeler içindeki en düşük talep artışı oldu; aynı dönemde bölgenin taşıma kapasitesi yüzde 7 arttı. Veriler, küresel hava kargo pazarındaki büyümenin bölgelere eşit biçimde dağılmadığını ortaya koydu.

Talebin kapasiteden daha hızlı arttığı pazarlarda uçak doluluk oranları yükselirken yakıt fiyatlarındaki artış, şirketlerin yeni kapasite oluşturma kararlarını zorlaştırıyor. Özellikle yoğun ticaret rotalarında taşıma ücretleri üzerindeki yukarı yönlü baskının sürmesi olası görünüyor.

Türkiye’de ihracatçılar için maliyet baskısı

Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki konumu nedeniyle Türkiye, hava kargodaki küresel değişimlerden dış ticaret bakımından etkilenebilir. Elektronik ürünler, otomotiv parçaları, ilaçlar ve teslimat süresinin kritik olduğu yüksek değerli mallar hava yoluyla taşınan ürünler arasında bulunuyor. Yakıt giderlerindeki yükseliş, bu ürünlerin uluslararası pazarlara ulaştırılma maliyetini artırabilir.

Avrupa-Orta Doğu hattındaki trafik düşüşü, Türkiye üzerinden yapılan aktarmalı taşımacılık açısından da önem taşıyor. Güzergâh değişikliği arayışları Türkiye’deki lojistik merkezlerine yeni fırsatlar sunabilir. Ancak bu gelişmelerin ne ölçüde gerçekleştiğini gösterecek ülkeye özgü trafik verileri, açıklanan küresel raporda yer almıyor.

Havayolu şirketlerinin artan yakıt giderlerini taşıma ücretlerine yansıtması halinde ihracatçıların lojistik maliyetleri de yükselebilir. Ücretlerdeki değişimin boyutu ise güzergâh bazındaki kapasiteye, rekabet koşullarına ve müşteri sözleşmelerine bağlı olacak. Küresel ticaretin yılın son çeyreğindeki seyriyle birlikte yakıt fiyatları da hava kargo sektörünün temel belirleyicileri arasında yer almayı sürdürecek.