Haberin öne çıkan noktaları
- İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu yedi ildeki Hazine taşınmazları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararla özelleştirme kapsamına alındı. Satışın yanı sıra kiralama ve gelir ortaklığı gibi yöntemlere de izin veren işlemlerin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanması öngörülüyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu yedi ilde Maliye Hazinesi mülkiyetindeki taşınmazların özelleştirme programına alınmasına karar verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan 11926 sayılı karar, 24 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenleme, listedeki mülklerin farklı hukuki ve ekonomik yöntemlerle özel sektör tarafından değerlendirilmesine imkân tanıyor.
Karar, yedi taşınmazın mutlaka satılmasını öngörmüyor. Özelleştirme kapsamında satışın yanı sıra kiralama, gelir ortaklığı, işletme hakkı devri, sınırlı ayni hak kurulması ve işin niteliğine uygun başka hukuki yöntemler de uygulanabilecek. İşlemlerin tamamlanması için son tarih 31 Aralık 2028 olarak belirlendi.
Cumhurbaşkanı kararında yedi taşınmazın listesi yer aldı
Kararın ekinde yer alan taşınmazlardan biri İstanbul’un Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi’nde bulunuyor. Maliye Hazinesi adına kayıtlı mülk, 3 ada 46 parsel numarasıyla listede gösterildi. İzmir’in Buca ilçesindeki Tınaztepe Mahallesi’nde yer alan Hazine taşınmazı ise 7586 ada 8 parsel olarak kayda geçti.
Ankara’da Pursaklar ilçesinin Altındağ/Karaköy olarak belirtilen bölgesindeki 101 ada 1 parsel de özelleştirme programına dahil edildi. Kayseri’deki taşınmaz, Kocasinan ilçesi Oruçreis Mahallesi’nde 5448 ada 1 parsel numarasıyla yer alıyor. Böylece Ankara, İstanbul, İzmir ve Kayseri’de bulunan dört taşınmaz karar kapsamına girdi.
Listedeki diğer üç mülk Muş, Samsun ve Siirt’te bulunuyor. Muş merkezde Bağlar (Çiriş) bölgesindeki 168 ada 14 parsel, Samsun’un İlkadım ilçesi Kıran Mahallesi’ndeki 6469 ada 2 parsel ve Siirt merkez Kooperatif Mahallesi’ndeki 295 ada 87 parsel de özelleştirme kapsamına alındı. Yedi taşınmazın tamamı Maliye Hazinesi mülkiyetinde.
Düzenleme, söz konusu ilçelerdeki tüm kamu arazilerini kapsamıyor. Özelleştirme kararı, ekli listede ada ve parsel bilgileriyle tek tek tanımlanan yedi taşınmaz için geçerli; aynı mahallelerde veya bölgelerde bulunan başka mülkler bu kararla kendiliğinden kapsama girmiyor.
Özelleştirme İdaresi süreci 2028 sonuna kadar yürütecek
Karar, taşınmazların ekonomik değerinin yalnızca satış yoluyla ortaya çıkarılmasını şart koşmuyor. Mülkiyet devri yapılmadan kiralama veya işletme hakkı verilmesi de seçenekler arasında bulunuyor. Bu yöntemlerde kamu mülkiyeti korunurken taşınmazların kullanım hakkı belirli koşullarla devredilebilecek. Gelir ortaklığı modelinde ise işlemin şartlarına göre gelir paylaşımı ve finansman yapısı oluşturulabilecek.
Hangi taşınmazın hangi yöntemle değerlendirileceği kararda ayrı ayrı belirlenmedi. Dolayısıyla yedi mülkün tamamının satışa çıkarılacağı ya da aynı koşullarla özelleştirileceği yönünde bir hüküm bulunmuyor. Uygulanacak yöntemlerin taşınmazların özellikleri ve sonraki aşamalarda belirlenecek şartlar doğrultusunda netleşmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı kararı, bütün özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanmasını öngörüyor. Böylece Özelleştirme İdaresi Başkanlığına süreci yürütmesi için iki yılı aşan bir takvim tanımlanmış oldu. Belirlenen tarih, taşınmazların aynı gün satışa çıkacağı veya 2028’in sonunda mutlaka el değiştireceği anlamına gelmiyor.
Kararla birlikte henüz ihale takvimi, başvuru tarihleri, teklif verme şartları ya da muhammen bedeller açıklanmadı. Taşınmaz bazında işlemlerin ne zaman başlayacağı ve hangi yöntemle sonuçlandırılacağı ilerleyen dönemde duyurulacak koşullarla belli olacak. 24 Ekim’de yayımlanan düzenleme, tamamlanmış satışları değil, yedi mülkün özelleştirme sürecine alınmasını kapsıyor.
Gelirler kurumların yatırım ve yapı işlerinde kullanılacak
Karar, özelleştirme işlemlerinden sağlanacak gelirin kullanımına ilişkin çerçeveyi de belirliyor. İşlem giderleri gelirden düşüldükten sonra kalan tutar, taşınmazların tahsis edildiği kurumlar adına Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde açılacak özel hesaplara aktarılacak.
Bu hesaplarda toplanacak kaynaklar; ilgili kurumların bina, tesis ve lojmanlarının yapımında, mevcut yapıların onarımında ve yatırım programlarında bulunan diğer inşaat işlerinde kullanılabilecek. Böylece gelirlerin yönlendirilebileceği alanlar belirli yatırım ve yapı faaliyetleriyle sınırlandırılmış oldu.
Kurumlar arasında ne kadar kaynak aktarılacağı ve paranın hangi projelerde değerlendirileceği, özelleştirme işlemlerinin koşulları, elde edilecek bedeller ve giderler doğrultusunda belirlenecek. Kiralama veya gelir ortaklığı gibi modellerin tercih edilmesi hâlinde, gelirin elde edilme biçimi doğrudan satıştan farklılaşabilecek.
Karar satış onayı değil, özelleştirme sürecinin başlangıcı
Yedi taşınmazın toplam piyasa değeri, olası satış bedelleri ve özelleştirmeden beklenen gelir için bir tutar açıklanmadı. Mülklerin yüzölçümleri ile gelecekte hangi amaçlarla kullanılacağına ilişkin ayrıntılı yatırım programı da duyurulmadı. Bu nedenle işlemler tamamlanmadan Hazineye sağlanacak toplam kaynağın kesin hesabı yapılamıyor.
Yeni düzenleme, ihalesi yapılarak satışı onaylanmış kamu taşınmazlarına ilişkin kararlardan farklı bir aşamayı ifade ediyor. Önceki türdeki işlemlerde belirli teklifler ve alıcılar üzerinden satış onayı verilirken, bu kararla yedi mülk özelleştirme programına dahil edildi. Karar kapsamında henüz bir alıcı, kesinleşmiş satış bedeli veya tamamlanmış ihale açıklanmış değil.
Önümüzdeki süreçte taşınmazların hangi amaçla ve hangi yöntemle değerlendirileceği ile olası gelir miktarları yapılacak duyurularla ortaya çıkacak. İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Muş, Samsun ve Siirt’teki mülkler için ilan edilecek şartlar, kamu varlıklarının kullanım biçimi ve elde edilecek kaynak üzerinde belirleyici olacak.



Yorumlar 0