KISA KISA
Haberin öne çıkan noktaları
- Her Hızlı Başlangıç Büyük Bir Aşk Değildir
[caption id="attachment_467672" align="aligncenter" width="702"]
Fotoğraf: ATC Comm Photo/Pexels[/caption]
Yaşadığımız tüketim çağında her şeyi hızla tüketiyoruz. Haberleri başlıklardan okuyor, videoları birkaç saniye içinde kaydırıyor, şarkıları sonuna kadar dinlemeden değiştiriyor, bazen arkadaşlıkları bile aynı hızla tüketiyoruz.
Yurt dışında çalıştığım stüdyoda eski bir müzik kutusu (jukebox) vardı. Bir gün istediğim şarkıyı seçmek için metal parayı içine attım ve numaraları girdim ama şarkı hemen çalmadı. Bir an sinirlendiğimi hatırlıyorum. Sonra bunun Spotify ya da kullandığım bir çalma listesi olmadığını fark ettim. Benden önce seçilen şarkının bitmesini beklemem gerekiyordu.
İşte o an ne kadar sabırsız olduğumu fark ettim. Çalan şarkının bitmesini bekleyemiyor, kendi istediğim şarkının hemen başlamasını istiyordum.
Sonra düşündüm. Eskiden insanlar bir şarkının çalınmasını beklerdi. Belki de o bekleyişin içinde ayrı bir heyecan vardı. O şarkıya ulaşmanın bir değeri vardı.
O an fark ettim ki artık sadece nesneleri değil, zamanı da tüketiyoruz.
Peki ya aşk?
Aşkı da aynı hızla tüketiyor olabilir miyiz?
İnsanlar birbirlerini henüz yeterince tanımadan çok büyük duygular ifade ediyor. Daha ilişkinin ilk günlerinde, birbirini neredeyse hiç tanımayan iki kişi büyük anlamlar yükledikleri cümleler kuruyor. Romantik gibi görünen bu hız gerçekten sağlıklı mı?
Fotoğraf: ATC Comm Photo/Pexels[/caption]
Yaşadığımız tüketim çağında her şeyi hızla tüketiyoruz. Haberleri başlıklardan okuyor, videoları birkaç saniye içinde kaydırıyor, şarkıları sonuna kadar dinlemeden değiştiriyor, bazen arkadaşlıkları bile aynı hızla tüketiyoruz.
Yurt dışında çalıştığım stüdyoda eski bir müzik kutusu (jukebox) vardı. Bir gün istediğim şarkıyı seçmek için metal parayı içine attım ve numaraları girdim ama şarkı hemen çalmadı. Bir an sinirlendiğimi hatırlıyorum. Sonra bunun Spotify ya da kullandığım bir çalma listesi olmadığını fark ettim. Benden önce seçilen şarkının bitmesini beklemem gerekiyordu.
İşte o an ne kadar sabırsız olduğumu fark ettim. Çalan şarkının bitmesini bekleyemiyor, kendi istediğim şarkının hemen başlamasını istiyordum.
Sonra düşündüm. Eskiden insanlar bir şarkının çalınmasını beklerdi. Belki de o bekleyişin içinde ayrı bir heyecan vardı. O şarkıya ulaşmanın bir değeri vardı.
O an fark ettim ki artık sadece nesneleri değil, zamanı da tüketiyoruz.
Peki ya aşk?
Aşkı da aynı hızla tüketiyor olabilir miyiz?
İnsanlar birbirlerini henüz yeterince tanımadan çok büyük duygular ifade ediyor. Daha ilişkinin ilk günlerinde, birbirini neredeyse hiç tanımayan iki kişi büyük anlamlar yükledikleri cümleler kuruyor. Romantik gibi görünen bu hız gerçekten sağlıklı mı?
