Haberin öne çıkan noktaları
- Pamukkale ile birlikte 1988’den bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Hierapolis’te, Ploutonion Kutsal Alanı’nda ortaya çıkarılan Arkaik Dönem izleri kentin bilinen tarihini yaklaşık 300 yıl geriye taşıdı. Kazı ekibi, antik kentin altında yeni yapılar tespit ederken depreme dayanıklı mühendislik örneklerini de inceliyor.
Denizli’deki Hierapolis Antik Kenti’nde 69 yıldır sürdürülen arkeolojik kazılar, kentin geçmişine ilişkin bilinenleri değiştiren bulgular ortaya çıkardı. Antik kaynaklarda “Cehennem Kapısı” olarak anılan Ploutonion Kutsal Alanı’nda bulunan Arkaik Dönem kalıntıları ve Friglere ait Kibele kabartması, Hierapolis’in tarihini yaklaşık 300 yıl geriye götürdü. Bulgular, kentin MÖ 3. yüzyılda kurulmasından önce de bölgedeki mağaranın Frigler tarafından ziyaret edildiğini ve alanın MÖ 6. yüzyılda kutsal amaçla kullanıldığını gösteriyor.
Pamukkale ile birlikte 1988’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik kentteki çalışmalar kesintisiz devam ediyor. Kazılara 2005’ten bu yana Tofaş destek veriyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliği himayesindeki araştırmalar, Türkiye ve İtalya’dan yaklaşık 40 kişilik uluslararası bir ekip tarafından yürütülüyor.
Kazı başkanlığı görevini Prof. Dr. Grazia Semeraro üstleniyor. Semeraro, Hierapolis’e 1978’de asistan olarak gelen ve kentte 40 yıl görev yapan Prof. Dr. Francesco D’Andria’dan görevi devraldı. Çalışma ekibi; Salento, Messina, Pisa ve Torino Politeknik üniversitelerinin yanı sıra Pamukkale, Ankara ve İzmir’deki üniversitelerden araştırmacılarla birlikte kazı ve incelemelerini sürdürüyor. Çalışmalarla ilgili isimler arasında Messina Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lorenzo Campagna, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro da bulunuyor.
Hierapolis’in MÖ 3. yüzyılda bir Bergama kralı tarafından kurulduğu kabul ediliyordu. Ancak 2013’te yeniden ortaya çıkarılmaya başlanan Ploutonion’daki kazılarda ilk kez Arkaik Dönem’e ait izlere ulaşıldı. Alanda bulunan döneme ait parçalarla Friglerin tanrıçası Kibele’yi betimleyen kabartma, yerleşimin bilinen kuruluş tarihinden önce de bölgenin önem taşıdığını ortaya koydu. Bulgulara göre Frigler, kent kurulmadan önce mağarayı ziyaret etmiş; Ploutonion çevresi de MÖ 6. yüzyılda kutsal alan olarak kullanılmış.
Kazıların güncel çalışma alanlarından biri, Apollon Kutsal Alanı’ndaki Severuslar Çeşmesi. Zeus, Hera, Apollon, Artemis ve Leto’nun heykelleriyle süslenen büyük yapı, önemli bir fay hattının üzerine inşa edildi. Antik dönemin mimarları, bölgenin sismik hareketliliğine karşın çeşmenin dayanıklılığını artırmak için fay hattını aşan büyük kemerlerden yararlandı. Bu mühendislik çözümleri sayesinde çeşme yaklaşık 2 bin yıldır ayakta kalmayı sürdürüyor.
Hierapolis’teki bir başka keşif ise travertenlerin altındaki mermer yapılar oldu. Ekip, 2026 sezonunda drone’larla termal tarama gerçekleştirerek toprağın altında yeni bir şehir tespit etti. Önümüzdeki yıl bölgede üç sütunun daha ayağa kaldırılması ve alanda Nymphaeum Açık Hava Müzesi’nin açılması planlanıyor. Böylece kazı çalışmaları, antik kentin geçmişini araştırmanın yanı sıra yeni bir müze alanının hazırlanmasına da uzanıyor.



Yorumlar 0