Haberin öne çıkan noktaları
- İran, Hürmüz Boğazı'nda dört tankerin mayına çarparak yandığını öne sürerken ABD, boğazın yedi gün içinde açılmasını içeren bir müzakere çerçevesi sundu. Tahran'ın yanıtı beklenirken Brent petrolün varil fiyatı 115 doların üzerinde seyretti.
Hürmüz Boğazı'nda dört tankerin mayına çarptığı ve alev aldığı yönündeki İran iddiası, enerji sevkiyatının güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı. ABD'nin İran'a ilettiği diplomatik teklif, nükleer program konusunda taahhütler karşılığında yaptırımların hafifletilmesini ve boğazın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngörüyor. Henüz bir anlaşmaya varılmazken Brent petrolün varil fiyatı 30 Ekim sabahı 115,74 dolara çıktı.
İran Devrim Muhafızları, 29 Ekim'de üç petrol tankerinin Hürmüz'ün güneyinde izin verilmeyen bir güzergâhtan geçmeye çalışırken deniz mayınlarına çarptığını ve yangın çıktığını duyurdu. İran ordusu da daha sonra boğazın doğusunda ilerleyen başka bir tankerin mayına çarparak yandığını bildirdi. Gemilerin adları ve hangi ülkenin bayrağını taşıdıkları açıklanmadı; olaylara ilişkin iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.
İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi, bölgede bir gemide yangın çıktığına dair bildirim aldı. Ancak bu olayın İran'ın bahsettiği tankerlerle bağlantısı teyit edilmiş değil. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, ana deniz güzergâhlarının mayınlardan arındırıldığını savunurken Tahran bu açıklamaya karşı çıktı. Tarafların farklı beyanları, bölgedeki deniz trafiğinin güvenliğine dair belirsizliği sürdürüyor.
Denizdeki gerilim devam ederken ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, Katar'ın arabuluculuğuyla İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai'ye bir mektup gönderdiği bildirildi. Önerilen müzakere çerçevesinde İran'ın nükleer programına ilişkin taahhütlerde bulunması, karşılığında Amerikan yaptırımlarının hafifletilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yedi gün içinde açılması hedefleniyor. Bu süre, üzerinde uzlaşılmış kesin bir takvim değil; görüşmelerde gündeme gelen hedeflerden biri.
Washington, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokları konusunda somut adımlar atmasını bekliyor. Tahran ise yaptırımlar kaldırılmadan geri dönüşü zor taahhütler vermeye yanaşmıyor. İran'ın talepleri arasında petrol ihracatına getirilen kısıtlamaların sona ermesi ve ABD'nin deniz ablukasını kaldırması da yer alıyor. Bu konularda uzlaşma sağlanamadığı için taraflar arasında henüz anlaşma bulunmuyor.
Hürmüz'deki güvenlik riskleri, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinde etkili olurken Brent petrol üst üste dördüncü ayda da artışa hazırlanıyor. Sevkiyatlara yönelik tehditler, tanker taşımacılığı ve sigorta giderleri üzerinden küresel enerji ticaretini baskılıyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde fiyatların yüksek kalması, petrol ithalatı ve akaryakıt maliyetlerini artırabilir. Ancak küresel petrol fiyatlarının pompa fiyatlarına yansımasında döviz kuru, rafineri fiyatları ve vergiler de rol oynuyor. Boğazda güvenli geçişin yeniden sağlanması, enerji piyasalarındaki belirsizliği azaltabilir.
ABD'nin girişimi, ülkede 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler yaklaşırken yeni bir askerî operasyon olasılığının tartışıldığı dönemde gündeme geldi. ABD yönetiminin İran'a yönelik yeni saldırı seçeneklerini değerlendirdiği bildirilirken Tahran, olası bir harekâta karşılık vereceği uyarısında bulunuyor. İran'ın teklife vereceği yanıt ve tanker trafiğinin güvenliği, piyasaların yakın dönemde takip edeceği başlıca gelişmeler arasında. Uzlaşma sağlanması petrol sevkiyatlarının normale dönmesine katkı sağlayabilir; ancak nükleer program ve yaptırımlar konusundaki anlaşmazlıklar giderilmeden boğazın tamamen açılması için kesin bir takvim oluşmuş değil.


