Haberin öne çıkan noktaları
- 53’ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İmamoğlu davasının 71. duruşmasında, tutuksuz sanık iş insanı Adnan Çebi savunma yaptı. Çebi, oteldeki güvenlik kameralarının bantlanmasıyla ilgili herhangi bir talimat vermediğini ve kreş için yapılan 4 milyon 700 bin liralık ödemenin bağış olduğunu söyledi.
Ekrem İmamoğlu hakkında, çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin açılan ve 53’ü tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davada 71. duruşma gerçekleştirildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında oluşturulan salonda yapıldı. Duruşmanın bu aşamasında bazı tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.
71. duruşmada Adnan Çebi savunma yaptı
Duruşmada söz alan tutuksuz sanık iş insanı Adnan Çebi, iddianamede adı geçen yapılarla herhangi bir ilgisinin veya bağlantısının bulunmadığını savundu. Çebi, hakkındaki suçlamaların dayanaklarından biri olarak gösterilen kreşin yapımı için gönderilen 4 milyon 700 bin liranın, şirketin hayır faaliyetleri kapsamında oldukça sembolik bir tutar olduğunu belirtti. Bu ödemenin örgüte finansman sağlamak amacı taşımadığını ifade eden Çebi, paranın tamamen eğitime destek vermek için yapılan bir bağış olduğunu öne sürdü.
İddianamede kreşin gerçekte yapılmadığı ve söz konusu ödemelerin örgütü finanse etmek amacıyla gönderildiği yönündeki iddialara da değinen Çebi, bu değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Çebi, şirketin kreş inşaatıyla ilgili süreci ticari uygulamalara ve teamüllere uygun biçimde yürüttüğünü savundu.
Otel toplantıları ve kamera bantlama iddiası
Çebi, sahibi olduğu otelin güvenlik kameralarının bantlanmasıyla ilgili bölümde, otel binasının mülkiyetinin kendilerine ait olmasına rağmen işletmenin Amerikalı bir firma tarafından yürütüldüğünü anlattı. Otelin işletilmesine ilişkin süreçlerde söz sahibi olmadıklarını belirten Çebi, Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı toplantı ve görüşmelerin hiçbirinde yer almadığını dile getirdi.
Bu toplantılara katılan kişilerin önemli bir bölümünü hayatı boyunca hiç görmediğini belirten Çebi, organizasyonla ilgili yöneltilen iddiaları da reddetti. Çebi savunmasında, “Otelin binasının sahibi olsak da otelin işletmesi Amerikalı firma tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu süreçlerde herhangi bir söz hakkımız bulunmamaktadır. Otelde gerçekleştirilen, Ekrem Bey'in yer aldığı hiçbir toplantı ve görüşmelere katılmadım. Bu görüşmelere katılanların birçoğunu hayatımda hiç görmedim. Dolayısıyla bu toplantıların organizatörü asla değilim.” ifadelerini kullandı.
Güvenlik kameralarının bantlanması konusunun da savunmasında önemli bir yer tuttuğunu belirten Çebi, bu uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi koruma personeli tarafından rutin biçimde gerçekleştirildiğini ve yalnızca söz konusu otele özgü olmadığını ileri sürdü. Çebi, bu konuda kendisinin herhangi bir talimat vermediğini belirterek, “Bir diğer konu ise kameraların bantlanması konusudur. Kameraların bantlanmasının İBB koruma personelinin rutin bir uygulaması olduğu, otele özel olmadığı ve bu konuda benim bir talimatımın olmadığı açıkça ortadadır.” dedi.
Savcının kamera ve jammer soruları
Çebi’nin savunmasının ardından duruşma savcısı çapraz sorgu sırasında otelde daha önce konaklayan başka gruplar ya da kişilerle ilgili kamera bantlama uygulaması yapılıp yapılmadığını sordu. Savcı, bu tür bir işlemi başka konaklamalarda görüp görmediğini Çebi’ye yöneltti. Çebi ise soruya, “Denk gelmedim.” yanıtını verdi.
Savcı daha sonra jammer adı verilen sinyal kesici cihazın otele sokulmasıyla ilgili güvenlik prosedürünün bulunup bulunmadığını sordu. Soruda, otelde herkesin jammer ile giriş yapıp yapamayacağı da gündeme getirildi. Çebi, böyle bir durumun söz konusu olamayacağını belirterek, “Tabii ki öyle bir şey söz konusu olamaz. Öyle bir şey olduğunu zannetmiyorum ama tamamen otelin sorumluluğundadır.” şeklinde cevap verdi.
İmamoğlu’nun sorularına yanıt verdi
Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da duruşma sırasında Çebi’ye sorular yöneltti. İmamoğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının Çebi’nin oteline gelmesinde herhangi bir sakınca bulunup bulunmadığını sorması üzerine Çebi, “Hayır, bir mahsuru yok.” dedi.
İmamoğlu ayrıca, Çebi’nin kendi görev yaptığı dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ihale almadığını söylemesine ilişkin açıklama istedi. İmamoğlu, bu durumun kendilerinin Çebi’nin iş almasını engelleyen bir tutumundan mı kaynaklandığını, yoksa Çebi’nin ihalelere katılmadığını mı sordu. Çebi bu soruya, “Biz, girmedik.” karşılığını verdi.
Diğer sanıkların savunmaları ve duruşmaya ara
Duruşmanın ilerleyen bölümünde tutuksuz sanıklar Burcu Beyazoğlu ile Umut Şenol’un da savunmaları alındı. Bu savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.



Yorumlar 0