KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İngiltere'nin Ulusal Siber Güvenlik Merkezi, yapay zekâ destekli fidye yazılımlarının 2028'e kadar kritik altyapılara yönelik saldırılarda kullanılmasını çok yüksek olasılıklı görüyor. Elektrik, su, ulaşım, sağlık ve gıda sistemlerindeki güvenlik açıkları riskin odağında.

Yapay zekâ araçlarının ilerlemesi, siber saldırıların hem hızını hem de ulaşabileceği sistemlerin kapsamını değiştiriyor. Özellikle eski teknolojilerle çalışan ve internete bağlı endüstriyel altyapılardaki açıkların daha çabuk tespit edilmesi, temel hizmetleri sağlayan kurumların karşı karşıya olduğu riski artırıyor.

Avrupa'daki saldırılar fiziksel kayıp riskini gösterdi

Avrupa'daki süpermarketlerin soğutma sistemlerine yönelik yakın dönemdeki siber saldırılar, dijital sistemlerde yaşanan aksaklıkların ürün kaybı gibi doğrudan fiziksel sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Benzer bir saldırının enerji, ulaşım ya da sağlık altyapısına yönelmesi hâlinde ekonomik zararın yanı sıra temel hizmetlerde kesintiler yaşanabileceği değerlendiriliyor.

3 Kasım 2026'da NCSC'den 2028 öngörüsü

İngiltere istihbarat teşkilatı GCHQ bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), 3 Kasım 2026'da yayımladığı değerlendirmede, yapay zekâ destekli zararlı yazılımların 2028'e kadar ülkenin kritik altyapısını hedef alan bir fidye yazılımı saldırısında kullanılma ihtimalini çok yüksek olarak nitelendirdi.

Değerlendirmede elektrik üretimi ve su temininin yanı sıra ulaşım, sağlık, gıda ve finans hizmetlerinin dayandığı dijital sistemlerdeki zafiyetler öne çıkarıldı. Yapay zekânın saldırganların mevcut açıkları daha kısa sürede bulmasına ve bunlardan daha geniş çapta yararlanmasına imkân tanıyabileceği belirtildi. Eski teknolojilere dayalı altyapılar ise özellikle savunmasız alanlar arasında gösterildi.

Devlet destekli aktörlerin yapay zekâ kullanımı yaygınlaşabilir

NCSC'nin değerlendirmesine göre Çin, yapay zekâyı kritik altyapılara yönelik operasyonlarda kullanma kapasitesi en gelişmiş ülkeler arasında yer alıyor. Rusya'nın da askerî ağlara sızma ve istihbarat toplama faaliyetlerinde bu teknolojiden daha yoğun biçimde yararlanabileceği öngörülüyor.

Raporda, 2028'e kadar devlet destekli siber aktörlerin jeopolitik amaçları doğrultusunda yapay zekâyı düzenli biçimde kullanmasının çok yüksek olasılık taşıdığı ifade edildi. Yapay zekâ; casusluk, veri hırsızlığı ve fidye yazılımı saldırılarının yanı sıra dijital sistemlerdeki açıkların belirlenmesi gibi faaliyetlerde saldırganlara avantaj sağlayabilir. Çin ve Rusya'ya ilişkin tespitler, bu ülkelerden birinin belirli bir saldırıyı gerçekleştirdiğine dair kanıt değil; İngiltere'nin gelecekteki tehditlere yönelik istihbarat değerlendirmelerinin bir parçası.

Altyapı saldırıları günlük hizmetleri aksatabilir

Tehdit, yalnızca şirket bilgilerinin çalınmasıyla sınırlı değil. Elektrik şebekeleri, su arıtma tesisleri, hastaneler, havaalanları ve sanayi işletmelerinde hizmetleri yöneten dijital kontrol sistemleri, günlük yaşamın sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıyor. Özellikle eski yazılımlar kullanan ve internete bağlı endüstriyel sistemlerdeki güvenlik açıkları saldırganlara hedef sunabiliyor.

Yapay zekâ araçları bu tür açıkların tespit süresini kısaltırken saldırıların aynı anda çok sayıda sisteme yöneltilmesi ihtimalini de yükseltiyor. Enerji, ulaşım veya sağlık alanlarında yaşanabilecek bir kesinti, ekonomik kayıpların yanı sıra halkın temel hizmetlere erişimini de etkileyebilir.

İngiltere 130 milyon sterlinlik yatırım planlıyor

Artan siber tehditlere karşı İngiltere yönetimi savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik yatırımlar açıkladı. Ulusal siber koruma sisteminin ilk aşaması için 60 milyon sterlin, kritik altyapılardaki güvenlik açıklarını saptayacak yeni bir merkez için de 70 milyon sterlin ayrılması planlanıyor.

Yatırımların hedefi, saldırılar gerçekleşmeden önce zafiyetleri belirlemek ve kamu kurumlarıyla özel şirketlerin dijital sistemlerini daha dayanıklı kılmak. Manchester'da kurulması öngörülen yapay zekâ siber güvenlik mükemmeliyet merkezinin, savunma teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.

İngiliz yetkililer, yalnızca yeni güvenlik yazılımları edinmenin yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Eski sistemlerin yenilenmesi, kullanılmayan internet bağlantılarının kapatılması, erişim izinlerinin sınırlandırılması ve verilerin düzenli olarak yedeklenmesi de güçlendirilmesi istenen temel önlemler arasında bulunuyor.

2028'e kadar hazırlık dönemi

NCSC'nin öngörüsü, 2028'de mutlaka büyük çaplı bir altyapı krizinin yaşanacağı anlamına gelmiyor. Kurumun değerlendirmesi, o tarihe kadar yapay zekâ destekli bir fidye yazılımının kritik altyapıya yönelik saldırıda kullanılmasının çok yüksek olasılıklı olduğu yönünde.

Yapay zekânın siber saldırıların maliyetini düşürüp hızını artırabilmesi, hem şirketleri hem de kamu hizmetlerini yeni güvenlik yatırımlarına yöneltiyor. Bu nedenle enerji, su, sağlık ve ulaşım sistemlerinin dijital güvenliği, önümüzdeki iki yılda ekonomik güvenliğin temel başlıklarından biri hâline geliyor.