KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksaklıkları Irak’ı alternatif güzergâhlara yöneltti; Ceyhan üzerinden günlük petrol ihracatı yüzde 43 artışla 500 bin varile ulaştı. Bu miktarın 200 bin varili Basra’dan taşınırken Türkiye ile yapılan anlaşmada günlük 750 bin varillik kapasite tahsis edildi.

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat sorunları, Irak’ın petrol ihracatında Türkiye üzerinden ilerleyen güzergâhın kullanımını artırdı. Ceyhan Limanı’ndan yapılan günlük sevkiyat, önceki 350 bin varillik düzeyinden yüzde 43 yükselerek 500 bin varile çıktı. Böylece Eylül 2025’te yeniden başlayan petrol akışından bu yana en yüksek günlük ihracat hacmine ulaşıldı. Irak’ın devlet kuruluşu Kuzey Petrol Şirketinin üretim, boru hattı işletme ve ihracat birimlerinden alınan bilgiler, artışın boyutunu ortaya koydu.

Sevkiyattaki yükselişin temelinde, ülkenin güneyinde çıkarılan Basra petrolünün kuzeydeki boru hattı ağına dahil edilmesi bulunuyor. İran’la savaşın ardından Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin aksaması, Bağdat yönetiminin Akdeniz’e Türkiye üzerinden ulaşan hattı daha yoğun kullanmasına yol açtı. Bu düzenlemeyle Irak, güneydeki petrol sahalarından elde edilen üretimi yalnızca Basra Körfezi üzerinden dış pazarlara çıkarma zorunluluğunu azaltmayı hedefliyor.

Ceyhan’a ulaşan günlük 500 bin varil petrolün 200 bin varili Basra bölgesinde üretiliyor. Sevkiyatın 125 bin varillik kısmı kuzeydeki Kerkük sahalarından, yaklaşık 175 bin varili ise Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırları içindeki sahalardan sağlanıyor. Böylece Basra, Kerkük ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki üretim, Türkiye üzerinden yapılan günlük ihracatın farklı kaynaklarını oluşturuyor.

Basra’dan çıkarılan petrol önce tankerlerle Irak’ın kuzeyine taşınıyor. Ham petrol, Sarallu ve Hurmala’daki toplama noktalarına ulaştırıldıktan sonra boru hattına aktarılıyor ve Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan terminaline gönderiliyor. Petrolün uzun mesafeler boyunca kara yoluyla taşınması ise bu güzergâhın maliyetleri ile düzenli ve sürdürülebilir taşıma kapasitesini önemli hale getiriyor.

ABD ve İsrail’in İran’la savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan sevkiyat sıkıntıları, Irak’ın üretim ve ihracatını ciddi biçimde etkiledi. Çatışmaların ilk haftalarında güneydeki petrol sahalarının günlük üretimi 4,3 milyon varilden 1,3 milyon varile kadar indi; düşüş yaklaşık yüzde 70’e ulaştı. Basra Körfezi’nden çıkmaya çalışan petrol tankerlerinin karşılaştığı güçlükler, ülkenin ihracat gelirlerinde de gerilemeye neden oldu.

Irak’ın petrol ihracatı mart ayında yaklaşık 18,6 milyon varile düşerken, aynı dönemde elde edilen gelir 2 milyar doların altında kaldı. Savaş öncesinde ülkenin aylık petrol ihracat geliri 7 ila 8 milyar dolar seviyesindeydi. Üretimdeki kaybı sınırlamak ve gelirleri yeniden yükseltmek isteyen Irak yönetimi, kuzeydeki boru hattına ek olarak Suriye üzerinden kara yoluyla petrol sevkiyatını da artırmaya yöneldi.

Irak Petrol Bakanlığının 19 Ekim’de duyurduğu verilere göre, ülkenin günlük petrol ihracatı ekim ayında 3,4 milyon varili aştı. Eylül ayında yaklaşık 3 milyon varil olan günlük ihracat böylece savaş öncesindeki 3,3 ila 3,5 milyon varil aralığına yaklaştı. Toparlanma sürecinde Ceyhan Limanı, Hürmüz Boğazı’ndan yapılabilen tanker taşımacılığı ve Suriye’ye uzanan kara yolu sevkiyatları birlikte kullanılıyor.

Türkiye üzerinden gönderilen günlük 500 bin varil, Irak’ın toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Ceyhan güzergâhının daha fazla kullanılmasının önünü açan düzenlemeler arasında, Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos 2026’da imzalanan bir yıllık petrol taşıma anlaşması da yer alıyor. BOTAŞ ile Irak’ın devlet petrol şirketleri arasında yapılan anlaşma uyarınca Silopi-Ceyhan Ham Petrol İletim Sistemi’nin günlük 750 bin varillik kapasitesi Irak tarafına tahsis edildi.

Günlük sevkiyatın 500 bin varile ulaşması, tahsis edilen kapasitenin yaklaşık üçte ikisinin kullanıldığı anlamına geliyor. Akışın bu düzeyde sürmesi halinde 750 bin varillik sınıra ulaşmak için günde 250 bin varil daha petrol taşınması gerekecek. BOTAŞ’ın verilerine göre Silopi-Ceyhan sistemini oluşturan iki boru hattının toplam günlük taşıma kapasitesi ise 1,52 milyon varil. Bu altyapı, Irak’ın kuzeyindeki ve güneyindeki sahalardan sisteme aktarılacak petrol miktarının artırılması için imkân sağlıyor.

Türkiye’nin Ceyhan’a ilişkin hedefi, mevcut petrol akışını büyütmenin ötesine geçiyor. Terminalin petrolün taşındığı ve depolandığı bir nokta olmasının yanı sıra ticaretinin yapıldığı ve fiyatlandığı daha kapsamlı bir enerji merkezine dönüştürülmesi planlanıyor. Ceyhan’dan yapılan sevkiyat artışı, Türkiye’nin bölgesel enerji taşımacılığındaki rolünü güçlendirirken Irak’ın ihracat gelirlerini koruma çabalarına da katkıda bulunuyor.

Bağdat yönetimi, Hürmüz Boğazı’na uzun vadeli bağımlılığı azaltmak için Irak petrolünü Suriye’nin Akdeniz kıyılarına taşıyacak bir boru hattı projesini yeniden gündemine aldı. Tasarlanan güzergâh, Basra ve diğer üretim bölgelerindeki petrolün Körfez’den geçmeden uluslararası pazarlara ulaştırılmasını amaçlıyor. Projenin tamamlanmasının üç ila dört yıl alabileceği belirtilirken, Türkiye üzerinden çalışan hat kısa vadede Irak’ın petrol ihracatını sürdürmesi için başlıca alternatiflerden biri olmayı sürdürecek. Ceyhan’daki akışın 500 bin varilde kalıp kalmayacağı ve tahsis edilen 750 bin varillik günlük kapasiteye ne ölçüde yaklaşacağı, güzergâhın önümüzdeki dönemdeki kullanımını belirleyecek.