Haberin öne çıkan noktaları
- Trump, İran’ın nükleer tesislerini 10 dakika içinde hedef alabileceklerini söylerken Tahran’dan olası yeni saldırılara karşı sert uyarılar geldi. İranlı yetkililer, ABD ile Türkiye veya Katar’da doğrudan görüşme olasılığını gündeme taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump, Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde düzenlenen etkinlikte İran’la devam eden askeri gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu. Tahran’ın nükleer silaha hiçbir zaman sahip olmayacağını savunan Trump, İran yönetiminin anlaşma yapmak istediğini ileri sürdü. İran’ın muhtemel nükleer altyapı hedeflerinden birinin Kazma Dağı olabileceğini de dile getirdi.
New York Times muhabirinin, “Bu hafta içinde İran’a karşı savaşa geri dönülmesini bekliyor musunuz” sorusu üzerine Trump tepki gösterdi. ABD Başkanı, “Böyle aptalca bir soruyu neden soruyorsun? Diyelim ki öyle, bunu sana söyler miydim” yanıtını verdi.
İran’ın donanmasını, hava kuvvetlerini, askeri altyapısını ve üretim gücünü yok ettiklerini iddia eden Trump, nükleer tesislerin de devre dışı bırakıldığını söyledi. Hâlâ müdahale edilmesi gereken bir ya da iki nükleer tesis bulunduğunu belirten Trump, “Ancak bunları 10 dakika içinde halledebiliriz” ifadesini kullandı.
Görüşmelerin seyrine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, müzakerelerin iyi ilerlediğini savundu; buna karşın İran’ın güvenilir olmadığını öne sürerek, “Anlaşma yapıyorlar ve sonra cayıyorlar” dedi.
Taraflardan uyarılar ve müzakere ihtimali
İran’ın üst düzey askeri ve siyasi yetkilileri, ülkeye yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı açıklamalar yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in bir gün önce yazılı mesajla ilettiği uyarıyı yineledi. Muhibbi, İran devlet televizyonuna verdiği demeçte, “ABD ile bir çatışmada coğrafi sınırlama yoktur; düşmana zarar vermek için geniş bir alan tanımlanmıştır” dedi.
İran ordusu sözcüsü Muhammed Ekreminiya da olası bir savaşın ne kadar süreceğine ve hangi koşullarda yürütüleceğine ABD’nin karar veremeyeceğini savundu. Ekreminiya, “Olası bir gelecek savaş önceki çatışmadan daha uzun sürebilir ve ABD Başkanı bunun zamanını veya koşullarını dikte edecek konumda olmayacaktır” diye konuştu. İran, ABD’nin yeni saldırılar düzenlemesi halinde bölge ülkelerindeki kritik sivil altyapıyı hedef alacağını daha önce duyurmuştu.
İran Meclisi Güvenlik Komisyonu üyesi Ahmed Behşayeş Erdestani, Tahran ile Washington arasında doğrudan görüşmelerin Katar’da veya Türkiye’de yapılabileceğini söyledi. Erdestani, mevcut koşullarda müzakerelerin tek seçenek olduğunu ve bütün savaşların görüşmelerle sona ermesi gerektiğini belirterek, “Ne savaş ne de müzakere durumuna son vermeliyiz” ifadesini kullandı. İranlı siyasetçi, Katar veya Türkiye’de doğrudan müzakere olasılığının bulunduğunu da yineledi.
Erdestani, İran’da zaman zaman gündeme gelen Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) ayrılma tartışmasına da değindi. Böyle bir adımın uluslararası kamuoyunda İran’ın nükleer silah üretmeye yöneldiği izlenimini doğuracağını belirterek, “Bu mesele uluslararası arenada İran'ın nükleer silah üretmeye yöneldiği izlenimini meydana getiriyor” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu toplantısının ardından, İran’dan bir heyetin Katar’a yaptığı ziyaret hakkında bilgi verdi. Ziyaretin dışişleri bakan yardımcısı düzeyinde gerçekleştiğini kaydeden Arakçi, amaçlarının son haftalarda Tahran’da temaslarda bulunan Katarlı arabulucularla istişareleri sürdürmek olduğunu bildirdi.
Arakçi, Katar ziyareti sırasında ABD ile müzakere yapılmasının planlanmadığını vurguladı. İki günlük plana ilişkin görüşmelerin arabulucularla sürdüğünü belirten İranlı bakan, diplomatik çabaların devam ettiğini ve karşı tarafın da akılcı davranarak diplomasiyi diğer yöntemlere tercih etmesini umduklarını söyledi. Arakçi, “Görüşmeler devam ediyor ancak henüz kesin bir sonuca ulaşamadık. Çünkü sonuca ulaşılması, karşı tarafın sorularımıza vereceği yanıtlara bağlı” dedi.
İran’ın bütün ihtimallere karşı hazırlıklı olduğunu söyleyen Arakçi, ülke lideri Mücteba Hamaney’in üst düzey askeri komutanlara verdiği talimatların İran’ın iradesini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Silahlı kuvvetlerin görevlerinin net olduğunu kaydeden bakan, önceki iki savaştan edinilen tecrübeler sayesinde ordunun eskisinden çok daha güçlü hale geldiğini savundu. İran’ın savunmaya da diplomasiye de aynı anda hazır olduğunu belirten Arakçi, ABD’nin hangi yolu izleyeceğinin kendi akılcı yaklaşımına bağlı olduğunu dile getirdi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, cumartesi günü ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’den görüşmeleri yeniden canlandırma amacı taşıyan bir mektup aldığını açıklamıştı. ABD tarafının “tonundaki” olumlu değişime dikkat çeken Rızai, henüz bir yanıt almadıklarını söyledi. Tahran’ın daha önce Washington’a, barış koşulları karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmayacağını ve herhangi bir müzakere yapılmayacağını bildirdiğini aktardı.
İran’ın öne sürdüğü koşullar arasında yurt dışındaki varlıklarının dondurulmasının kaldırılması, ABD’nin İran limanlarına yönelik aylardır süren deniz ablukasını bitirmesi, uzun süredir uygulanan yaptırımların kaldırılması ve tüm cephelerde savaşın sona ermesi bulunuyor. Savaşın başlamasından bu yana İran, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol iddiasında bulundu ve izni olmadan geçmeye çalışan gemileri defalarca hedef aldı. ABD ise İran limanlarına deniz ablukası uyguluyor.
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Anwar Gargash da pazar günü yaptığı açıklamada, görüşmelerden diplomatik bir ilerleme çıkmasını umduklarını ancak en kötü ihtimale karşı hazırlandıklarını belirtti. Manama’da düzenlenen bir konferansta konuşan Gargash, “Diplomatik bir atılım olmasını umuyoruz. Bölgenin çıkarına yeni bir tur yaşanması değil... Ancak sanırım daha önce gösterdiğimiz gibi biz de en kötüsüne hazırlıklıyız” dedi.


