KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İran, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasındaki savunma anlaşmasını tehdit olarak görmediğini açıklarken, anlaşmanın bölgesel güvenlikte ABD’ye yönelik algıda değişimin işareti olduğunu belirtti. İsrail basınında ise anlaşma “kağıttan kaplan” olarak nitelendirildi.



İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşması konusunda İran’ın endişeli olmadığını ve anlaşmayı İran’a yönelik bir tehdit olarak değerlendirmediğini haftalık basın toplantısında söyledi.

Baghaei, anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik “algıda bir değişimin işareti” olduğunu belirterek, bölge ülkelerinin dış güçler yerine kendi imkanlarına güvenmeye giderek daha fazla yöneldiğini ifade etti.

“Bölge ülkeleri, güvenliğin güvenilir olmayan aktörlerden satın alınabilecek bir meta olmadığının farkına vardı.” dedi.

Anlaşmaya ilişkin konuşan Baghaei, “endişelenmek için hiçbir neden olmadığını” belirterek, İran’ın Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ile olan “derin dini, tarihi ve medeniyet bağlarına” dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ayrıca, anlaşmanın bölgenin jeopolitik ve tarihi gerçeklerini yansıtması halinde bölgesel güvenliğe katkı sağlayabileceğini söyledi.

İsrail’e atıfta bulunan Baghaei, “Bölgenin jeopolitik ve tarihi gerçeklerine dayanan, kapsamlı ve kapsayıcı olan, düşmanı ve tehdidi doğru şekilde tanımlayan her planın, güvenliği güçlendirmeye ve Siyonist düşman ile müttefiklerinin neden olduğu istikrarsızlık ve ihlallerin önlenmesine katkı sağlama şansı vardır,” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, İsrail basınından The Jerusalem Post bugün yayımladığı haberde, Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan arasındaki anlaşmaya ilişkin uzman değerlendirmelerine yer verdi.

Emiratili araştırmacı ve dış politika uzmanı Huda Albadi, The Jerusalem Post’a yaptığı değerlendirmede anlaşmanın etkisiz olduğunu belirterek, anlaşmayı “kağıttan kaplan” olarak nitelendirdi. Albadi, anlaşmanın bölgesel güvenlikte İran’dan ziyade İsrail’i istikrarsızlığın ana kaynağı olarak gören bir anlayışı yansıttığı uyarısında bulundu.

Albadi, anlaşmanın Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü ve geniş topraklara sahip olduğu döneme dönme arzusunu yansıttığını ancak Türkiye’nin bu anlaşmadan herhangi bir kazanım elde etmeyeceğini söyledi. Anlaşmayı İsrail’e karşı potansiyel bir Müslüman ittifakı olarak gördüğünü de belirtti.

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ishaq Dar 9 Ağustos’ta X hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşmanın üç ülke arasındaki “kardeşlik ilişkilerini” yansıttığını söylemişti. Dar, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının üçüne birden yapılmış sayılacağını belirtirken, anlaşmanın “herhangi bir ülkeyi hedef almadığını” belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve diğer ülkelerin katılımına açık olduğunu, “Hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır” olarak belirtmişti.

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı Pakistan ve Suudi Arabistan ile 7 Ağustos’ta imzaladı. Söz konusu anlaşma, küresel barış, bölgesel istikrar ve kolektif caydırıcılığı amaçlarken herhangi bir ülkeyi hedef almıyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...