Haberin öne çıkan noktaları
- Toledo’daki tren kazasında en az 69 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından makinistler, demir yolu güvenliğinin güçlendirilmesini ve arızalı koruma sistemlerine ilişkin kuralların değiştirilmesini istedi. Soruşturma sürerken Başbakan Pedro Sánchez üzerindeki baskı artıyor.
İspanya’nın Toledo iline bağlı Urda’da çarşamba günü meydana gelen tren çarpışması, demir yolu güvenliğine yönelik tartışmaları ve Başbakan Pedro Sánchez üzerindeki siyasi baskıyı artırdı. En az 69 kişinin yaşamını yitirdiği kaza, bu yıl ülkede yaşanan ikinci büyük tren faciası olurken Avrupa’da bu yüzyılın en ölümcül demir yolu kazaları arasında yer aldı.
Kazanın ardından bölgede ne yaşandı?
İspanya, facianın ardından cumartesi günü üçüncü ulusal yas gününü geçirdi. Kaza noktasına yakın bir köyde, hayatını kaybedenleri anmak için düzenlenen ayinde bölge halkı ve yerel yöneticiler bir araya geldi. San Juan Bautista Kilisesi’ndeki törene katılım nedeniyle içeride yer kalmazken onlarca kişi de ayini kilisenin dışından takip etti; bazı katılımcılar gözyaşlarını tutamadı.
Yetkililer hayatını kaybedenlerin kimliklerini belirlemeye çalışırken yakınlarının belirsizlik içindeki bekleyişi cuma günü de devam etti. Başbakan Sánchez, kimlik tespit çalışmalarının tamamlanması için «yorulmadan» çalıştıklarını söyledi. Castilla-La Mancha bölge yönetimi başkanı Emiliano García-Page ise can kaybının daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.
García-Page, acil durum ekiplerinin içinde insan kalıntıları bulunan 31 torba topladığını ve bu durumun kimlik belirleme sürecini güçleştirdiğini aktardı. Süreci yürüten adli makamların verilerine göre, 14’ü yabancı uyruklulara ilişkin toplam 67 kayıp ihbarı hâlen değerlendiriliyor. Bu ihbarlar ABD, Kanada, Avustralya, Fransa, Japonya, Meksika, Arjantin, Venezuela, Tunus ve Çekya vatandaşlarını da kapsıyor.
Portekiz hükümeti, kazaya karışan trenlerden birinde görev yapan vatandaşının yaşamını yitirenler arasında olduğunu duyurdu. Yaralanan 39 kişi ise Castilla-La Mancha bölgesindeki hastanelerde tedavi görmeyi sürdürüyor.
Sendikalar hangi güvenlik değişikliklerini istiyor?
İspanyol Makinistler ve Demir Yolu Yardımcıları Sendikası (Semaf), demir yolu güvenliğini artırmak için vakit kaybetmeden adım atılması çağrısında bulundu. Sendika, otomatik tren koruma sistemlerinin çalışmadığı durumlarda seferlerin nasıl yürütüleceğini belirleyen kuralların yeniden ele alınmasını talep etti.
Semaf, Devlet Demir Yolu Güvenliği Ajansı’na (AESF) başvurarak LZB tren koruma sistemine dair düzenlemeler ile Avrupa Demir Yolu Trafik Yönetim Sistemi (ERTMS) kapsamındaki prosedürlerin «acilen açıklığa kavuşturulmasını ve değiştirilmesini» istedi. Sendikaya göre, iki trenin aynı hat bölümünde bulunması ihtimali ortaya çıktığında normal sefer düzenine dönülmesini önleyecek kurallar da oluşturulmalı.
Kazaları ve olayları teknik yönden inceleyen bağımsız kurum AITAT’ın ilk bulgularında, LZB sisteminin çarşamba günü saat 08.31’de, çarpışma gerçekleşmeden önce devre dışı kaldığı bilgisi yer aldı. Ancak sistemdeki bu arızanın kazaya doğrudan yol açıp açmadığı henüz belirlenmedi.
Ulaştırma Bakanı Óscar Puente, cuma günü görevinden ayrılmayacağını açıkladı. Puente, teknik riskleri azaltmak ve demir yollarına duyulan güveni yeniden tesis etmek amacıyla yeni tedbirler duyuracağını bildirdi ancak bu tedbirlerin içeriğini paylaşmadı.
Makinistlerin güvenlik konusundaki uyarıları daha önce de gündeme gelmişti. Semaf, Ocak 2026’da yüzlerce makinistin demir yolu ağındaki sorunları uzun süredir bildirdiğini, ancak uyarılara karşılık verilmediğini ve düzeltici adım atılmadığını açıklamıştı. Aynı ay Endülüs’ün Adamuz bölgesinde yaşanan kazanın ardından sendika ile hükümet, demir yolu güvenliğini iyileştirmek için uzlaşmaya varmıştı. Semaf, üzerinde anlaşmaya varılan tedbirlerin hayata geçirilmesinde de gecikmeler yaşandığını belirtiyor.
Siyasi baskı neden arttı?
Urda’daki kaza, kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde Sánchez’in üzerindeki baskıyı yükseltti. Başbakan, cuma günü yaptığı açıklamada yüksek hızlı tren ağına duyulan güvenin «sarsıldığını» kabul etti ve benzer kazaların önüne geçmek için çözüm bulunacağı sözünü verdi.
Çarpışma, Madrid’i güneydeki Sevilla kentine bağlayan önemli demir yolu hattında gerçekleşti. Aynı güzergâhta ocak ayında Adamuz yakınlarında meydana gelen tren kazasında 46 kişi hayatını kaybetmişti. Semaf, demir yolu güvenliğinde «yapısal önlemler» alınması talebiyle devlet demir yolu işletmesi Renfe’de 10 ve 12 Kasım tarihlerinde grev yapılması çağrısında bulundu. Sendika, kazadan önce planlanan perşembe günkü iş bırakma eylemini de gerçekleştirmişti.
Anketlerin çoğunda önde görünen ana muhalefetteki muhafazakâr Halk Partisi’nin lideri Alberto Núñez Feijóo, hükümeti «eskimiş bir güvenlik sistemini gerektiği zaman değiştirmemekle» suçladı.
Kazada bir yakınını kaybeden Cecilio, yaşananların yolcuların trenlere duyduğu güveni sarstığını belirterek, «Şimdi kim trene binecek? Bindiğinizde korkuyorsunuz. Dokuz ayda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Bence bu, toplumun ve siyasetçilerin, 21. yüzyılda bunun neden yaşandığını düşünmesini sağlamalı» dedi. Cecilio, herhangi bir tarafı suçlamadığını vurgulayarak, «Bir tarafı ya da diğerini suçlamıyorum ama burada bir şeyler ters gidiyor» ifadelerini kullandı.


