Haberin öne çıkan noktaları
- İspanya’nın Malaga kentinde “Çingene Ümit” lakaplı Ümit Yalçın, lüks bir restoranın terasında silahlı saldırıya uğradı. Yalçın’ın ağır yaralandığı saldırıyı gerçekleştiren iki kişi kaçarken polis, olayın uyuşturucu bağlantılı bir hesaplaşma olup olmadığını araştırıyor.
İspanya’nın Malaga kentindeki Muelle Uno bölgesinde, Türkiye’de geçmişte yaşanan çete çatışmalarıyla adı gündeme gelen Ümit Yalçın silahlı saldırıya uğradı. “Çingene Ümit” olarak tanınan Yalçın, Lounge Bar Plaza adlı restoranın açık terasında yemek yediği sırada iki saldırganın ateş açması sonucu yüzünden ağır yaralandı. Saldırganlar, olayın ardından liman bölgesinden kaçarken İspanyol polisi saldırının olası bir çete hesaplaşmasıyla bağlantısını araştırmaya başladı.
Polis saldırganların izini havadan da sürdü
Malaga’nın en yoğun turistik noktalarından biri olan Muelle Uno’da yaşanan olay, salı gecesi saat 22.30 sıralarında meydana geldi. İspanyol basınında yer alan bilgilere göre 47 yaşındaki Yalçın, saldırıdan birkaç gün önce bölgedeki bir otele yerleşti. Olay gecesi ikisi kadın üç arkadaşıyla birlikte lüks otomobiliyle alışveriş merkezine gelen Yalçın, aracını kapalı otoparka bıraktıktan sonra beraberindekilerle restorana geçti.
Yalçın ve arkadaşları açık terasta yemek yerken iki saldırgan merdivenlerden koşarak bölgeye çıktı. Hedef aldıkları Yalçın’a art arda ateş eden saldırganlar, daha sonra olay yerinden uzaklaştı. Yüzüne isabet eden kurşunlar nedeniyle kanlar içinde yere düşen Yalçın’a ilk müdahaleyi restoran çalışanları yaptı. Ağır yaralı halde ambulansla hastaneye kaldırılan Yalçın’ın başlangıçta hayati tehlikesinin bulunduğu, ancak ilerleyen saatlerde sağlık durumunun stabil hale geldiği aktarıldı.
Saldırının ardından Malaga polisi geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, saldırganların yüzlerini gizlemeden restorana girdiklerini ve ateş açtıktan sonra liman rıhtımı yönüne kaçtıklarını belirledi. Şüphelilerin daha sonra Malaga Parkı çevresindeki ağaçlık alana yönelmiş olabileceği değerlendirildi.
Polis, limanın üst bölümündeki otopark çıkışlarını ve çevredeki cadde kameralarını da incelemeye aldı. Kaçış hattının kontrol edilmesi amacıyla polis helikopterlerinden yararlanıldı, ancak saldırganların izine ulaşılamadı. İspanyol basını, olayın uyuşturucu trafiğiyle bağlantılı yeni bir hesaplaşma olabileceğini yazdı. Málaga Hoy gazetesi de soruşturma kapsamında “narco hesaplaşması” ihtimalinin değerlendirildiğini aktardı.
Polisin incelediği bağlantılardan biri, saldırıdan beş gün önce Malaga çevresinde işlenen başka bir cinayet oldu. İddiaya göre Yalçın’ın vurulduğu noktaya yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bir genç, üç kiralık katil tarafından öldürüldü. İsveç’ten geldikleri belirtilen üç şüphelinin, her gün aynı saatte bir kafede sigara içen genci rakip çetenin mensubu zannederek hedef aldığı öne sürüldü.
Şüphelilerin, genci üzerindeki kıyafetin renginden dolayı rakip gruba ait sandığı ve sırt çantasında silah bulunduğunu düşündüğü iddia edildi. Bu cinayetin ardından polis, asıl hedefin Ümit Yalçın olup olmadığını ve iki olay arasında doğrudan bir bağ bulunup bulunmadığını araştırmaya başladı.
Son saldırıyla birlikte Ümit Yalçın’ın Türkiye’deki geçmişi de yeniden gündeme geldi. Fenerbahçe tribünleriyle bağlantılı olduğu ve Genç Fenerbahçeliler grubunun kurucuları arasında bulunduğu belirtilen Yalçın, uzun süredir “Çingene Ümit” lakabıyla tanınıyor. Yalçın’ın adı özellikle 2016’dan itibaren Bağcılar, Bahçelievler, Güngören ve Zeytinburnu hattında uyuşturucu ticareti nedeniyle yaşandığı öne sürülen silahlı çatışmalarla anıldı.
2016 yılında Yalçın’ın hedef alındığı bir silahlı saldırıda yanında bulunan Orhan Korkmaz’ın kendisini korumak için önüne geçtiği ve bu hamleyle Yalçın’ın hayatını kurtardığı aktarıldı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen U.L.’nin daha sonra Yalçın’ın adamları tarafından öldürüldüğü öne sürüldü. Bu olayın iki grup arasında yıllarca süren bir kan davasını başlattığı iddia edilirken Yalçın, süreç içinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.
28 Mayıs 2017’de ise Yalçın’ı ilk saldırı sırasında koruyan Orhan Korkmaz’ın kardeşi Barış Korkmaz silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Dönemin soruşturma kayıtlarına yansıyan iddialara göre Barış Korkmaz, ağabeyinin ölümüyle ilgili bazı kişileri suçladı ve çevresine, “Başıma bir şey gelirse sorumlusu Ümit Yalçın’dır” mesajını verdi. Kısa süre sonra silahlı saldırıda hayatını kaybeden Korkmaz’ın ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken Yalçın hakkında da çeşitli suçlamalar gündeme taşındı.
Yalçın’ın adı 18 Nisan 2019’da düzenlenen geniş kapsamlı uyuşturucu operasyonunda yeniden öne çıktı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, cezaevinde bulunan Yalçın’ın yönettiği öne sürülen suç örgütüne yönelik operasyon düzenledi. Soruşturmanın dört cinayet, üç cinayete teşebbüs ve Bağcılar, Bahçelievler, Güngören ile Zeytinburnu hattındaki uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Operasyon kapsamında 52 şüpheli gözaltına alındı, bu kişilerden 44’ü tutuklandı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda silah ve mühimmatın yanı sıra çelik yelek ile uyuşturucu ele geçirildi. Polis, ele geçirilen bazı mühimmatları “zehirli mermi” olarak tanımladı.
Kasım 2021’de emniyet birimleri, cezaevinde bulunan Yalçın’ın grubu ile yurt dışına kaçtığı öne sürülen “Max” lakaplı Mehmet Sabri Şirin’in grubu arasında yeni bir çatışma hazırlığı yapıldığını değerlendirdi. Yalçın’ın grubu “Çingeneler”, Şirin’in grubu ise “Şirinler” adıyla anılıyordu. İki yapı arasında uyuşturucu pazarındaki hakimiyet mücadelesi nedeniyle yeni sokak çatışmaları yaşanabileceği değerlendirilerek operasyon düzenlendi ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Yalçın’ın adı 2024’te yurt dışına çıkmasının ardından, 2025 yılında bu kez Güney Amerika’dan Avrupa’ya taşındığı ve kaybolduğu ileri sürülen yaklaşık 600 kilogram kokain iddiasıyla gündeme geldi. İddiaya göre uluslararası bir suç grubu, Güney Amerika’dan İspanya’daki limanlara sokulmak istendiği belirtilen yaklaşık 600 kilogram kokainin yerini öğrenmek ve uyuşturucudan elde edilen milyonlarca avroya el koymak amacıyla Yalçın’ı kaçırdı.
Yalçın’ın günlerce rehin tutulduğu ve işkence gördüğü, daha sonra cebine bir itiraf mektubu konularak polisin bulabileceği bir noktaya yaralı halde bırakıldığı öne sürüldü. Bu iddiaların ardından İspanya’daki uyuşturucu trafiği üzerinden farklı gruplar arasında yaşandığı ileri sürülen çatışmanın yeni bir boyut kazandığı değerlendirmeleri yapıldı.
Yalçın’ın daha sonra “Şirinler”, “Casperlar” ve “Çirkinler” olarak anılan gruplarla bir intikam ittifakı kurduğu da iddialar arasında yer aldı. Bu gelişmelerin ardından İspanya’da yaşanan başka bir suikast da yeniden gündeme geldi. Daltonlar suç örgütünün üst düzey yöneticileri arasında gösterilen Caner Koçer, Ağustos 2025’te İspanya’da düzenlenen silahlı saldırıda öldürüldü. Koçer’in ölümüyle ilgili Türk basınında, farklı suç grupları arasındaki hesaplaşmaya ilişkin çeşitli iddialar yayıldı.
Malaga’daki son saldırının soruşturulmasıyla birlikte Türkiye’de yıllar önce başlayan ve farklı suç grupları arasındaki çatışmalarla ilişkilendirilen dosyaların İspanya’daki bağlantıları yeniden incelemeye alındı. Polis, saldırıyı gerçekleştiren iki kişinin kimliğini belirlemek ve olayın arkasındaki bağlantıları ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.



Yorumlar 0