Haberin öne çıkan noktaları
- İsrail'de 1988'den bu yana ilk kez takviminde yapılan genel seçimlerde 7,3 milyon seçmen oy kullanma hakkına sahip. Sandıktan çıkacak sonuçlar, koalisyon görüşmelerinin ve yeni hükümetin geleceğini belirleyecek.
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimindeki hükümetin dört yıllık görev döneminin ardından genel seçim için oy verme işlemi bugün yapılıyor. 27 Ekim 2026 saat 04.54 itibarıyla güncellenen bilgilere göre sandıklar yerel saatle 07.00'de açılacak, 22.00'de kapanacak. Seçim, 1988'den bu yana ilk kez genel seçimlerin zamanında düzenlenmesi bakımından da öne çıkıyor.
Gazze Şeridi'nde ağır yıkıma neden olan İsrail saldırılarının, Lübnan'ın güneyindeki işgalin ve ABD ile birlikte İran'a karşı başlatılan savaşın ardından yapılan seçimde, İsrail Meclisinin 26. döneminde görev alacak milletvekilleri belirlenecek.
Seçimde kaç kişi oy kullanacak, sandık düzeni nasıl olacak?
İsrail Merkez Seçim Komitesi, oy verme hakkı bulunan seçmen sayısını 7,3 milyon olarak açıkladı. Seçmenlerin ülke genelindeki 12 bin 18 seçim istasyonunda kurulan 18 bin sandıkta oy kullanması bekleniyor. Seçim sürecinde 100 bin personel görev yapacak; güvenlik amacıyla seçim istasyonlarına 15 bin kamera yerleştirildi.
Seçim organizasyonu için 690 milyon şekel, yaklaşık 220 milyon dolar, bütçe ayrıldı. Oy verme işlemi yerel saatle 07.00-22.00 arasında yürütülecek. Kapanış saati geldiğinde seçim merkezlerinde sıra bekleyen seçmenler varsa, bu kişiler de oylarını kullanabilecek.
Seçmenler milletvekillerini hangi sistemle belirleyecek?
İsrail'de ülkenin bütünü tek bir seçim bölgesi sayılıyor ve nispi temsil yöntemi uygulanıyor. Bu sistemde seçmenler doğrudan milletvekili adaylarına değil, siyasi partilere oy veriyor. Toplam 37 parti ve liste, yüzde 3,25 olan seçim barajını geçerek 120 sandalyeli Mecliste temsil edilmek ve dört yıl görev yapacak milletvekillerini çıkarmak için yarışıyor. Barajın altında kalan partilerin oyları sandalye hesabına katılmıyor.
İsrail vatandaşlığı bulunan Filistinliler de oy verme hakkına sahip. Sayıları yaklaşık 1,2 milyon olan bu kesim, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21'ini oluşturuyor. Buna karşılık işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan, Filistin topraklarını gasbeden 750 binin üzerindeki İsrailli seçimlerde oy kullanabiliyor. Söz konusu İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik sık sık saldırılar düzenlemekle de anılıyor.
İşgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da, ayrıca abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan yaklaşık 6 milyon Filistinli ise İsrail vatandaşı olmadıkları için oy kullanamıyor. İsrail hükümetinin kararlarından doğrudan etkilenmelerine rağmen bu seçimde sandığa gidemiyorlar.
Yurt dışında yaşayan İsrail vatandaşlarının çoğu da oy kullanamıyor; seçme hakkı bulunan bu kişiler oy vermek için İsrail'e gitmek zorunda. İsrailli diplomatlar ve yurt dışındaki devlet temsilcileri bu kısıtlamanın dışında tutuluyor.
Askerler ile komutanların oy verme işlemi, İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları da dahil olmak üzere 850 merkezde 20 Ekim'de başlamıştı.
Seçimde hangi bloklar ve partiler öne çıkıyor?
Kamuoyu araştırmaları, yarışın Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon ile Siyonist muhalefet bloku arasında geçeceğine işaret ediyor. Anketlerde iki tarafın da 120 sandalyeli Mecliste tek başına çoğunluğu elde edemeyeceği görülüyor.
İsrail tarihinde en uzun süre başbakanlık yapan Netanyahu, aralıklarla toplam 19 yıldır bu görevde bulunuyor. Yolsuzluk suçlamalarıyla yargılandığı süreçte bir kez daha başbakan olmayı hedefliyor. Onun liderliğindeki blokta, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi bulunuyor. Blokta ayrıca Aryeh Deri'nin liderliğindeki Ultra-Ortodoks (Haredi) Şas Partisi, Yitzhak Goldknopf'un başında olduğu Ultra-Ortodoks Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi ve Ofer Winter liderliğindeki İsrail Halkı Partisi yer alıyor.
Eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, anketlerde Netanyahu'nun koalisyonuna karşı yarışan Siyonist muhalefet bloku için en olası başbakan adayı olarak öne çıkıyor. Kamuoyu yoklamaları Yashar Partisi'nin seçimden birinci çıkabileceğini, Eisenkot'un da seçmenlerin başbakanlık için en çok tercih ettiği isim olduğunu gösteriyor.
Muhalefet saflarında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid'in liderlik ettiği Beyahad (Birlikte) Partisi, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi ve Yair Golan'ın Demokratlar Partisi de bulunuyor. Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı görevlerini üstlenmiş Benny Gantz ise lideri olduğu Mavi-Beyaz (Kahol-Lavan) Partisi'ni seçim yarışından çekti.
Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Ahi Partisi de seçime katılmama kararı aldı. Bu kararın, Netanyahu'nun parti lideri Haham Yosef David Abargel'e bakan yardımcılığı sözü vermesi ve Tevrat okulunda öğrenim gören Haredilerin askere alınmayacağını taahhüt etmesinin ardından geldiği belirtildi.
İsrail vatandaşı Filistinliler hangi listelerden temsil ediliyor?
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan İsrail vatandaşı Filistinliler, Ortak Liste ve Birleşik Arap Listesi adıyla da bilinen Raam Partisi tarafından temsil ediliyor. Hadaş, Taal ve Beled partilerinin birleşmesiyle kurulan Ortak Liste'nin liderliğini Yusuf Cabirin yürütüyor.
Beled lideri Sami Ebu Şehade, İsrail Yüksek Mahkemesinin kendisi hakkındaki seçim yasağı kararını ele alacağı oturumdan hemen önce yarıştan çekilmek zorunda kaldı. Mansur Abbas'ın liderliğindeki Raam ise Mart 2021 seçimlerinden sonra koalisyon görüşmelerinde belirleyici bir konuma gelmişti. Dört milletvekiliyle Bennett-Lapid Değişim Hükümeti'ne destek veren parti, böylece İsrail tarihinde bir koalisyon hükümetine katılan ilk Arap partisi olmuştu.
Bugünkü oylamanın ardından Raam ile Ortak Liste'nin yine hükümet kurma sürecinde kritik rol üstlenebileceği değerlendiriliyor. Arap partileri, aşırı sağcı ve ırkçı isimlerin kilit görevlerde yer aldığı Netanyahu hükümetini düşürmek için çalışacaklarını söyleyerek koalisyona katılma ihtimalini dışlamıyor. Buna karşılık Eisenkot'un liderlik ettiği muhalefet bloku, Arap partileriyle hükümet pazarlığı yapmayacağını belirtiyor. Değerlendirmelerde, Netanyahu'nun seçim kampanyasında muhalefeti Arap partileriyle işbirliği yapmakla suçlamasının bu tutum üzerinde etkili olduğu ifade ediliyor.
Sandıklar kapandıktan sonra hükümet nasıl kurulacak?
Oy verme işleminin tamamlanmasının ardından dikkatler, Meclise girmeye hak kazanan partilerin sandalye sayılarına ve olası koalisyon görüşmelerine çevrilecek. Barajı aşan partilerin oy oranlarına göre milletvekili dağılımı belirlenecek ve ardından resmî süreç başlayacak.
Resmî sonuçların açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Meclise giren partilerin temsilcileriyle görüşerek başbakanlık için kimi önerdiklerini dinleyecek. Herzog'un hükümeti kurma görevini mutlaka en çok oy alan partinin liderine vermesi gerekmiyor; görevi, 61 milletvekilinin desteğini toplama olasılığı en yüksek görülen lidere verecek.
Görevlendirilen başbakan adayı, koalisyon kurmak için 28 gün süreye sahip olacak. Gerek görülürse bu süre 14 gün uzatılabilecek. İlk görevli hükümeti oluşturamazsa Cumhurbaşkanı yeniden istişarelerde bulunarak Meclis içinden başka bir ismi görevlendirebilir; bu kişinin de koalisyon kurmak için 28 günü olacak.
İkinci girişim de sonuçsuz kalırsa Meclis üyelerinden birine, hükümet kurma görevi alabilmek için 61 milletvekilinin imzasını toplaması amacıyla 21 gün tanınacak. Gerekli imzalar bulunursa bu milletvekilinin hükümeti kurmak için iki haftası olacak. 61 milletvekilinin desteği sağlanamazsa Meclis feshedilecek ve İsrail'in üç ay içinde yeniden seçime gitmesi gerekecek.
Bu aşamaların tümünde mevcut başbakan, geçici sıfatıyla görevini sürdürecek. Dolayısıyla Netanyahu seçimleri kazanamasa bile muhalefetin hükümet kurmayı başaramaması halinde en fazla altı ay daha geçici başbakan olarak kalabilecek.
İsrail'de bugüne kadar hiçbir parti tek başına Meclis çoğunluğuna ulaşamadı. Bu nedenle koalisyon protokollerinde uzlaşılması büyük önem taşıyor. Anlaşmaya varılması halinde kurulacak kabine Meclisten güvenoyu alarak resmen göreve başlayacak; görüşmelerin sonuç vermemesi durumunda ise ülke yeniden erken seçime gidecek.



Yorumlar 0